Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Bir çalıştayın ardından

01 Şubat 2020 - 08:21

Bir çalıştayın ardından

Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen "İç Güvenlik Sektörünün Sivil Gözetiminin Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında Buca pilot bölge seçildi. Bu ilçede kurulacak "Yerel Önleme ve Güvenlik Kurulu" çalışmalarına katkı vermek amacıyla Hilton Oteli'nde Buca Kaymakamı Faik Arıcan'ın başkanlık ve ev sahipliğinde iki gün süreyle çalıştay düzenlendi.
50'yi aşkın temsilcinin katıldığı çalıştayda açılış konuşmasını Kaymakam Arıcan yaptı. Daha sonra sırasıyla Türkiye'deki pilot uygulamalardan sorumlu kilit uzman Sevcan Kılıç Akıncı, kıdemli proje uzmanı Serra Titiz, birer sunum yaptı. İlçe Emniyet Müdürü Faruk Öztürk, İlçe Jandarma Komutanı Salih Şent, Buca Belediyesi Zabıta Müdürü Cemal Yılmaz, Milli Eğitim'i temsilen Müdür Yardımcısı, Hizmet Ehli Kültürel Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Altay ve bendeniz med yayı ve Yeni Bakış Gazetesi'ni temsilen, kendi ilgi alanlarımıza giren kapsamda suç önleme konusunda yürütülen faaliyetler hakkında birer konuşma yaptık.
Ben, bu çalıştaya kısaca "İç Güvenliğe Sivil Katkı" diyorum ve hedefin de ilçede mümkün olduğunca daha az suç işlenmesi olduğunu kabul ediyorum.
Buca, gerçekten kozmopolit yapısına rağmen bir huzur kenti. Bunda Kaymakam'ın, Emniyet Müdürü ve ekibinin, jandarmanın, sivil toplum kuruluşlarının büyük katkısı var.
Amaç, bir adım daha ileriye gitmek.
Çok şeyler öğrendik. Örneğin uyuşturucunun birinci sorun olduğunu. Dirayetli Emniyet Müdürü açıklayıcı bilgiler sundu.Her yer riskli.Ve sadece 28 üniversite öğrencisi uyuşturucu kullanmaktan yakalanmış.KADİS adlı sistem sayesinde kadına şiddet çok azalmış., yedi riskli okulda okul polisi görev yapıyor.Hırsızlık neredeyse yok.Çevre talanı var. Silahlanma sorun. Kurtlar Vadisi ve Çukur dizileri zararlı.
Ama hepsinin üstesinden gelecek bir irade var.Çalıştayın benzeri geçtiğimiz yaz aylarında Çeşme'de yapılmış. İzleyenler pek sonuç alınamadığını söylüyor. Ama Buca, bu konuda iyi yolda.
Yılsonuna kadar toplantılar sürecek ve önemli kararlar alınacak.
Buca'da huzur ortamının varlığı gurur verici.
Kaymakam Faik Arıcan'ın yüzü boşuna gülmüyordu.

CHP'de tahminler tutmayabilir

CHP İzmir'de 8 Şubat'ta il kongresinin yapılması planlanıyor.Bütün hesaplar, Deniz Yücel'in yeniden il başkanı olması üzerine yapılmıştı.
Daha doğrusu öyle görünüyordu.
Ancak sürpriz adaylar çıkabilir. Bunlardan biri Musa Çam.Taa gençlik kollarından beri CHP'de olan sendikacı kökenli Musa Çam'ın adaylık için nabız yokladığı ve kararını en son verenlerden biri olacağı söyleniyor.
Sürpriz adaylardan biri de sıkı durun Yüksel Çakmur olabilir.
Yüksel Çakmur, hemen bütün ilçe kongrelerine katıldı ve hepsinde birleştirici, bütünleştirici konuşmalar yaptı. Uzun süre politikayla bu kadar sıkı fıkı ilgilenmeyen Çakmur'un gizli bir niyeti olabileceği yönünde tahminler yürütenler de var.
Hatta bazı ilçe kongrelerinde; yaptığı konuşmalardan sonra ona bu teklifi sunanlar da var.
O yüzden Deniz Yücel üzerine yoğunlaşan tahminler değişebilir.
Az kaldı, ak koyun kara koyun belli olacak.

Asansör tartışması

İzmir'de bir asansör tartışması yaşanıyor.
Malum, apartmanlarda güvenli asansör çalıştırmanın kuralları var. Bu, ancak sıkça yapılan denetimlerle sağlanıyor.
Geçmişte bu işi Makine Mühendisleri Odası yapıyordu. Şimdi CHP'li belediyeler, bir firma ile anlaşarak bu işi götürüyor.
Kırmızı şerit-yeşil şerit diye bir uygulama var. Kontrole gelen görevli, basıyor kırmızı şeriti, "Şunları şunları yap, ondan sonra yeşil şeridi yapıştırayım"diyor.
Sonra apartman yöneticisi, o firma ile temasa geçip yeşil şerit alma umuduyla eksikleri tamamlatmaya çalışıyor.
Yine kırmızı şerit yapıştırılıyor, yİne masraf, yine harcama.
Ancak bu diktaya dönüşen durumun arka planında bir çıkar grubu var. O da uzuyor, uzuyor, hiç umulmadık-aslında umulduk da-yere varıyor.Tabii paravan şekilde.
Güvenli asansöre binmek hepimizin hakkı da bu işte rant sağlayanların kimliği bir açıklansa.
Siyaseti ne hale getirdiklerini bir görsek.

Rap deyip geçmeyin

Buca İlçe Emniyet Müdürü Faruk Öztürk, ilginç bir bilgi aktardı. Rap müziğinin, uyuşturucuyu özendiren bir müzik türü olduğunun belirlendiğini söyledi.
Rap'çiler, 20 Rap şarkısını düzgün söylüyor ama 21'incide;içeriğinde uyuşturucuyu öven şarkılar seslendirebiliyorlar. Özellikle Kontgar ve Ezel isimli iki Rap'çi,bu çerçevede gözaltına alınmışlar.
Ama öyle büyük bir toplumsal baskı ile karşılaşmışlar ki, savcılık, bir süre sonra her ikisini de bırakmak zorunda kalmış.
Öztürk'ün bu adamlarla ilgili bir önlem projesi var.Adı da "Karşı Rap'çiyi çıkarmak."
Bu Rap'çi, aksine uyuşturucunun ne kadar kötü olduğunu anlatacak şarkılarında.
Rap'çi deyip geçmeyin. Bugün 9-17 arası gençliğin yüzde 80'i Rap dinliyor.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Ömrünü kültüre adadı. Her gece kültür balığı tüketiyor !...
***
Sürekli ağaç kesmeyi marifet sayan kişilere ODUN KAFA desem, odunlara ayıp olacak şimdi!
***
Acı çekmek özgürlükse, bir buçuk acılı Adana masaya acilen !...
***
Büyüklerimiz o kadar yol yapmasına karşın vatandaş olarak hala yolumuzu bulamamız bizim ayıbımızdır!
***
Fani hayatta, fanilam bile yırtık ulan  !...
***
Keşke , önümüzde keşkek olsa da yesek yahu  !...
***
Güzel günler göreceğiz çocuklar. İdare edin. Sizi gaza getirmem gerek  !...
***
Kadın kocasına '' Bana hala aşık mısın ? '' diye sordu. Kocası iç çekerek '' Yok şimdi akıllandım '' dedi !.
***
Ne zaman bir ZAM haberi duysam hemen HÜZZAM bir şarkı dinleyerek efkarımı dağıtıyorum !...

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test