Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Atatürk fotoğrafları

03 Kasım 2020 - 07:30

Atatürk fotoğrafları

Ulu Önder Atatürk'ün yurt gezilerinde çekilmiş o kadar fotoğrafı var ki.
Bunların bir kısmı kitap haline getirilip yayınlandı, bir kısmı koleksiyonerlerin elinde ama öğrendiğime göre de en önemli bölümü Genel Kurmay'da.
Genel Kurmay, bu fotoğrafları canı gibi saklıyor.
Yine öğrendiğime göre, resmi yoldan talep edildiğinde bu fotoğrafların kopyaları verilebiliyor.
Atatürk'ün Buca'ya çok kereler geldiğini, Hasanağa Bahçesi'ni ziyaret ettiğini, arkadaşları ile birlikte Kozağaç'ta(Şimdiki Otokent yakınında) bir çınar altındaki kaynakta piknik yaptığını biliyorum. Ancak Gazi'nin ancak bir tek fotoğrafına ulaşabildim. O da uzun yıllar Hamza Rüstem'in yanında çalışan ve Buca'nın ilk fotoğrafçısı diye bilinen rahmetli Şükrü Norkent'inHasanağa Bahçesi'nde çektiği fotoğraftı.Ancak başkaları da varmış ve Genel Kurmay'da imiş.
Yaklaşık bir yıl önce bunu Belediye Başkanı Erhan Kılıç'a aktardığımda çok heyecanlanmıştı.
Gerçekten önemli bir şey.Atatürk, Buca'yı çok seviyordu. Mehmetçe Bey, Yörük Ali Efe, Miralay Ahmet Bey, Eyüpçe Bey, en iyi dostlarıydı. Vali Kazım Dirik de onlara eşlik eder, bu kaynak başında saatlerce ülke sorunlarını tartışırlardı. Ama bu, Atatürk'ün biraz da kafa dağıtmasına vesile olurdu.
Evet, fotoğrafların adresi belli. Tek yapılacak şey, talep etmek.

Atatürk, Kazım Dirik, Şükrü Kaya, Afet İnan, Kılıç Ali, Fahretten Altay ve Haydar Rüştü ile Sarayköylü Hasan Ağa Bahçesini Gezerken (Buca 1 Mart 1930)

Görünmez kaza
Buca'da bir grup muhtar, geçtiğimiz günlerde Mevlana tesislerinde yemek yedikten sonra Aliağa'da Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği fidan dikme törenine katıldılar.
Dönüşte önce yedi muhtar, sonra da dört muhtar, kendilerini rahatsız hissettiklerinden yaptırdıkları test sonucunda pozitif çıktığı için karantina altına alındılar.
Muhtar arkadaşlarla konuştum, durumları iyi ama bunun nasıl olduğunu onlar da anlamadılar.
Aslında çember daralıyor.
Eskiden etrafımızda koronavirüslü olana pek rastlamazdık. Ama artık çok yakınımızdalar ve kim olduklarını bilmiyoruz. Onlarla iç içeyiz belki de.
Üç-beş bir araya geldiğimizde maskeleri fora ediyoruz, mesafeyi unutuyoruz.
Önümüzdeki süreç, yapılan uyarıları dikkate almamızı gerektiriyor.
Yetkililerin, uzmanların dilinde tüy bitti:
Maske-mesafe-hijyen.
Bu kadar basit.

HES kodu uygulaması

Kim Korona ile ilişkili, kim değil; onu belirleyen HES kodu uygulaması,pandemi sürecinde en çok işe yarayan tekniklerden biri.
Çünkü aramızda öyleleri dolaşıyor ki, onların etrafa yaydıkları virüs öylesine çabuk yayılıyor ki, kimse farkına bile varmıyor önce.
HES, resmi kurumlara girişte, uçak ve otobüs yolculuklarında, bankalarda çok işe yarıyor.
Ancak bu da her zaman olduğu gibi istismara açık.
Diyelim ki, karantinada olması gereken ya da Koronavirüse yakalanmış birinin yakınında olduğu tespit edildiği için HES uygulamasında kayda alınan bir kişi, başkasının HES kodunu göstererek de istediği yere girebiliyor. Bence uygulamayı ağırlaştıracak ama aynı anca kimlik belgesinin de ibrazı gerekir diye düşünüyorum.
İşin şakası yok.
Her ihtimal akla gelmeli ve eğer imkan varsa uygulama bu çerçevede olmalıdır.

O vekiller ki...

Emekli bir kaymakam dostum anlatmıştı:
"Ne zaman birahanelere kontrole gitsek ve işlem yapsak ertesi gün muhafazakar olduğu belli siyasi partilerin milletvekilleri beni arayıp eleştiriyorlar, 'Yapma etme sayın kaymakam'diye gözdağı veriyorlar.Aynı şekilde hazine arazisine yaptırılan bir kaçak yapıyı da yıktığımızda bu defa sosyal demokrat partili milletvekilleri hemen devreye giriyor ve bizi kararımızdan vazgeçirtmeye davet ediyorlar.Direndiğimizde de konuyu üst makamlara taşımak için ellerinden geleni yapıyorlar."
Tabii her milletvekili bunu yapmıyor. Çünkü suça destek ve ortak olmak, hizmet anlayışıyla asla bağdaşmaz. Ama az da olsa yapanlar çıkıyor.
Hemşehrilik, bu konuda ağır basan bir faktör.
Oysa milletvekilleri, bunu yapacaklarına, kendilerini dinlemeyen yöneticilerin ayağını kaydırmakla uğraşacaklarına; seçmenine doğru yolu göstermeli, onu uyarmalı ve Meclis kürsüsünden ettiği yemini hatırlayarak gereğini yapmalıdır.Devletinin yanında olmalıdır.
İş takipçiliği vekillerin görevi değildir.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Şansım yaver gitti. Askerde komutanın yaveri olmuştum!
***
Kavanoz ticaretinden iflas ettim. Ne derler?  Kavanoz dipli dünya!
***
Güzel günler görelim görmesine de motorları maviliklere sürmeyelim çocuklar. Egzoz sesi çekilmez şimdi biliyor musunuz!
***
Eskiden Hızır Paşalar vardı. Şimdi ise Hınzır Paşalar!
***
Hakem hatalarına gösterdiğimiz ilginin binde birini hakim hatalarına da gösterseydik keşke!
***
Ömründe muhtar azası bile olamayan kimselerin Survivor'a katılıp Ada Konsey'inde caka satması sizce ne denli mantıklı!
***
Ağır ol molla desinler, her şeyden rahatsız ol nanemolla desinler!
***
Dünyadaki soysuzlukları gördükçe '' Asaletin bu mu dünya? '' diye haykırmak istiyorum bende!







 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test