Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Arz-talep kanunu

17 Mart 2020 - 07:33

Arz-talep kanunu

Arz talep kanunu, çivisi çıkmış ekonomilerin icadıdır.
Bir ürünün maliyeti vardır ve bir de satışa sunulduğu andaki kabul görmüş kar marjı.
Nihai fiyat, alıcının içine sindirdiği fiyatsa o ürün satılır, değilse elde kalır.
O ürüne aniden talep artarsa; maliyetinde bir değişim olmadığı için fiyatının artması gerekmez. 
Sonuçta stoklar tükenir, o kadar.
Stokları korumak için yapılan fiyat artışı, haksız bir davranış olur ve bunun adı fırsatçılıktır.
Borsa sistemi, görünüşte arz talep kanunu gibi işler ama gerçek olan şirketin güvenilirliğidir ve şirketin hisseleri o ölçüde yükselir.
Benim minnacık ekonomi bilgim bu kadar.
Bugün Corona vakası yüzünden yaşananlar, çivisi çıkmış ekonominin yansımalarıdır.Fırsatçılar, ortalıkta fink atıyor.Talebi artan her ürün, her gün zamlanıyor.
Devlet, hangine yetişsin ki...
Tüketiciyi kışkırtan onlar, yersiz yere zam yapan yine onlar.
Bu sıkıntılı günlerden sadece onlar karlı çıkıyor.
Panik bittiğinde o hazretler, tüketiciyi tıka basa doyurdukları için ve kazandıklarını da har vurup harman savurdukları için sinek avlayacaklar.
Bu garabeti yenecek olan, milli şuurdur.
Birbirimize gaz vererek, senaryolar yazarak, her söylenene inanarak ve provakasyona gelerek düzlüğe çıkamayız.
Mazallah; Corona ,yaşayacağımız yanında vız kalır.

Bir zamanlar...

Yakın geçmişte; hayati ne kadar da dar çerçevede yaşamışız.
İşte bir kanıt.
Belli ki 1970'li yılların başı.Ve sıkıyönetim süreci yaşadığımız anlaşılıyor.
Başımız sıkıştığında başvuracağımız, araşyacağımız telefon numarası sayısı işte bu kadar. Belki 15 tane.
En dikkat çekici olanı da sıkıyönetim telefonu. Aslında o, hepsini en pratik çözenlerin başında geliyordu.
Türkiye, böyle yılları ve günleri bir daha yaşamak istemiyor. Sorunu anında çözen böyle bir telefo n numarasına sahip olsa bile.

Yeni bir hamle

Geçenlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski bakanlarından Dr. Hakan Tartan'la birlikteydik.Tartan, hem meslektaşım, hem de bir süre MLilliyet'te birlikte çalıştığımız mesai arkadaşım.
O, aynı zamanda; 27 Temmuz 2019'da kaybettiğimiz Işılay Saygın'ın en yakın üç-beş dostundan biri.
Yanında Konak Belediyesi Radyo Müzesi Müdürü Derya Manav da vardı.
Buca Belediyesi Meclis Üyesi ve Yaşanabilir Buca Derneği Başkanı Özkan Yorulmazbaş'ın da katıldığı sohbette ana konu Işılay Saygın'ın Tartan'a sözlü olarak ilettiği ve yaşadığı evin Kadın Hakları Müzesi olarak değerlendirilmesi isteğiydi.Sancar Maruflu ve Jale Gelgör de kendisinden sözlü vasiyetleri dinleyenlerden.
Zor bir süreç. Çünkü açılmış davalar var hukuki süreç devam ediyor. Bunlardan biri de yine Işılay Hanım'ın; yaşadığı evin müze haline getirilmesi ile ilgili sözlü vasiyeti.
Işılay Hanım'ın en yakın dostu olarak Hakan Tartan, en eski dostu olarak da ben; varisleri mağdur etmeyecek projeler üzerinde beyin fırtınası yaptık. Yaşadığı ev olmayabilir ama ismini Buca'da yaşatacak çok uygun bir evin bulunabileceği konusunda Derya Hanım'ın ve Özkan'ın da desteğini alarak kısa bir Buca turu yaptık. Örnek konutları belirledik.
Yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin maddi, varislerin manevi desteğiyle sorunun çözüleceği kesin.
Bu yeni hamlenin; tecrübeli bir politikacı olarak Hakan Tartan'ın kararlı duruşuyla bir sonuca ulaşacağına inanıyorum.
 

İbrahim Ormancı-Duvar yazıları

Diyanet yetkilileri bol bol balık yesinler. Hutbelerinde hep Atatürk'ü unutuyorlar ya. Balık hafızaya iyi gelir!
***
Ömür biter, futbol geyikleri bitmez!
***
Orada bir köy yok artık uzakta. Bütün köyler mahalle oldu biliyorsunuz!
***
Kimi zatlar ile benim aramdaki ilişki onlarla hep te-zat olmam!
***
Kadınların kitap okuyanı candır. Erkeklerin canına okumalarından çok daha iyidir çünkü!
***
Yaslı gittim, şen geldim. Dönerken kaldırımda bir yüzlük buldum da ondan!
***
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış'tan… Kol gibi bir hesap geldi. Huzurumuz yerlerde şimdi!
***
Asalet unvanla değil kişilikle olur bence.  Yoksa DÜK 'de olabilirsin, HÖDÜK'te !

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum