Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Adaletin bu mu?

11 Ağustos 2020 - 05:00

Eşi, kadıncağızı bıçaklıyor, mahkeme serbest bırakıyor.
Kadın isyanda:
“Tutuklanması için ölmem mi gerekiyor?"
Çünkü korkuyor.
Ama adalet, "Hayır" diyor ve ekliyor:
"Seni bıçaklayan adamı serbest bırakıyorum."
Adam, kedilerini kısırlaştırsın diye veterinere götürüyor, kedilerden biri üç hafta sonra hamile kalıyor. Şikayet ediyor, haklılığını belgeliyor, mahkeme veterinerinberaatine karar veriyor, Yargıtay 15. Ceza Dairesi de yerel mahkemenin kararını onaylıyor. "Sanıkların eylemlerin suç olarak tanımlanmadığına yönelik mahkemece verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir" diyor.

Hanzonun teki, trafikte hamile kadına basıyor tekmeyi.Karakolda polis abinin biri;adamın sahibi olduğu baklavanın tadını unutmamış olacak ki, herifi kapıda karşılıyor, "Hoş geldiniz"diyor. Mahkeme, toplumsal tepkiye rağmen öyle bir karar veriyor ki.

Adam, kadının köpeğine tecavüz ediyor. Sapıklığı ayan beyan belli. Köpek tedavi altında, adam serbest, aramızda dolaşıyor.

Böyle örnekler öyle çok ki.

Geçmişte küçücük çocuğun, canı çekti diye manavdan çaldığı elma yüzünden ıslahevine gönderildiğini, Özal döneminde "Savaşa hayır" yazılı tişört giyen öğretmenin ciddi bir suç işlemişçesine kodese tıkıldığını hatırlayanlardanız.

Hukuk okumadık ama hukuk dersi gördük.Hepsinde Hazreti Ömer adaletini esas alan hakkaniyet mesajları vardı.

Vicdanları rahatlatan uygulamalar, topluma ders olacak cezalar falan.

Hergün ama her gün gazetelerde ezber bozduran hukuk uygulamalarını görünce içimizdeki güven duygusu yok olup gidiyor.

Adaletin, 15 Temmuz'dan önceki karambole getirilmiş halini unutmaya niyetli bir toplumun yeni sürprizleri ve o adalet duygusunu soru işaretleri haline getiren uygulamaları hazmedecek gücü kalmamıştır.

Özetle Hazreti Ömer adaleti, özlemimizdir.


Yayınlanan ilk haberi
Bugün milyonların sevgilisi haline gelen Türk Sanat Müziği'nin divası Bülent Ersoy'la ilgili yazılı basında ilk haber, 27 Eylül 1972 tarihli haftalık Gelincik Gazetesi'nde yayınlandı.

Yaşar Holding bünyesinde yer alan ve benim yönettiğim Gelincik Gazetesi'nin müzik sayfasında Bülent Ersoy(O zamanki soyadıyla Koç), ilk kez okuyucularla tanışmış oldu. O dönemin önemli şarkıcılarından Asu Maralman'ın da eşi olan müzik direktörü ve yazarı Orhan Şevki'nin gönderdiği bu haber, bu ismin ileride nerelere çıkacağı konusunda doğrusu hiç birimizde bir beklenti oluşturmamıştı.

Çok değil iki yıl sonra Türkiye'de bir Bülent Ersoy rüzgarı esmeye başladı ve bu rüzgar, 12 Eylül Darbesi’yle birden kesildi. Ta ki, dikta yönetiminin yasaklı kıldığı Bülent Ersoy'u Turgut Özal affedinceye kadar.



Ateş düştüğü yeri yakar

Çok değerli bir arkadaşım var. AKP'li. Partisine, yönetimine, başındakilere toz kondurmuyor.

Bu arkadaşımız, geçenlerde arabasını vizeye götürmüş. Muayene istasyonunda yaşadıklarını sosyal medyada paylaşırken ne yandaşlığı kaldı, ne AKP'liği.

Söyledi söyleyeceğini. Ve cümlesini şöyle bağladı:

"Bu ülke resmen sahipsiz yahu."
...
Bazı konular,bazı sorunlar var ki; siyaseten izah edemezsiniz.İnsanı zıvanadan çıkarır.

Canları öyle yanar ki,taraf tutmayı bile unutur.

Bu da öyle bir şey işte.

Bu işte bir terslik var
 
Fahrettin Altay Metro İstasyonu'nun Maliye Meslek Lisesi girişinde bir gariplik var.

Hem de yıllardır.

Metro istasyonunda yürüyen merdiven iniş yolunda çalışıyor.Yanında da merdiven var.

Tam tersi olması gerekmez mi?

Yaşlısı kadını, çıkışta merdivenleri çıkmak zorunda kalıyor. Hem de bir hayli mesafeyi katederek.

Yürüyen merdiven ise iniş yolunda çalışıyor.

Nasrettin Hoca yaşasaydı "Tam benlik" derdi.

İbrahim Ormancı - Duvar yazıları

Sordum sarı çiçeğe; Çiçeklerle konuşur oldum. Benim için yorumun ne?
***
Susma! Sustukça Sıra sana gelmeyecek belki. Ama seni de Sırat Köprüsünden geçirecekler kesin!
***
Dediler zamanla azalırmış sevgiler. Olsun bana çamların altında verdiğin buseler yeter!
***
Hep hüsnü zan besliyor ama Hüsnü hep zan altında kalıyor!
***
Kitapçıya '' Sizde Genç Werther'in Bacıları kitabı var mı ?'' diyen adamı hala anımsar gülerim!
***
CehaPe döneminde insanlar kırk yaşında emekli oluyordu. Devlet o yüzden zarar ediyordu. Şimdi işini bilen insanlar pek çok yerden maaş alıyorlar ama ben örüntüyü kuramadım her neyse!
***
Nohut göze çok faydalı bir besinmiş. Külliyen yalan. Geçenlerde '' Yine mi nohut yaptın yahu? '' dediğim için hanım gözümü morarttı!
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test