Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Açık kapı

10 Nisan 2021 - 07:30

Açık kapı

Bizim insanımız, derdini anlatacak bir makam buldu mu, dünyalar onun olur.
Derdine çare bulunsun, bulunmasın, sonuca katlanır, “Allah devletimize zeval vermesin” der.
Bunu devletine duyduğu büyük saygı nedeniyle yapar.
Kim bulmuşsa iyi bulmuş:
Açık kapı.
Tam bizim insanımıza göre.
Başı sıkışan gidiyor, derdini anlatıyor ve bu kadarıyla bile tatmin oluyor.
Olmasın da ne yapsın?
Derdinin çözülmesi şart değil ki.
Açık kapı gibi güzel bir modelde bile dertler o kadar kolay çözülmüyor ki.
Diyelim vatandaş, ruhsat talebinde bulunmuş, alamıyor. Açık kapıyı çalıyor. Derdini anlatıyor.
Cevap geliyor:
“Şikayetiniz ilgili kuruma bildirilmiş, ilgili kurum, konuyla ilgilenildiği bilgisini vermiştir”
Diyelim ki, haksızlığa uğramış.
Aynı teselli mektubunu alıyor.
Çünkü “Çözüm” hedefi o kadar kesin değil.
”Sayın vatandaşım. Senin ruhsat talebini başından savan ve sonuçlandırmayan falanca belediye hakkında gerekli hukuki  ve idari soruşturma açılmış. Senin haklı olduğun görülmüş ve gereği yapılmıştır” denmiyor.
Yani her başvuru için bir dosya açılmıyor. Sonuçlandığında mavi çizgi konan dosyalar oluşturulmuyor raflarda.
Bu, CİMER'de de farklı değil.
Oysa sonuç alınabilse, idarenin, mahkemelerin yükü hafifletilse, vatandaşın gerginliği giderilse, açık kapı ve CİMER, birer çözüm odağı kimliğine kavuşturulsa ne güzel olur değil mi?

Başkan Kılıç, kapıcıları örgütledi

Buca Belediye Başkanı Av. Erhan Kılıç, Efeler Mahallesi'nde ikamet ettiği sitenin kapıcısı Hüseyin Karpuz'a destek vererek Buca'da Apartman Görevlileri Derneği’nin kurulmasını sağladı.
Karpuz'un dernek kurmak için gerekli bütün işlemlerini kendi tamamlattı ve ona tek kuruş harcatmadı.
Buca'da; İzmir'in pek çok yerinde olduğu gibi apartman görevlileri, genellikle Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesinden çıkıyor. İlçede yaklaşık 100 civarında da kapıcı görev yapıyor. Hüseyin karpuz, kısa sürede bu meslektaşlarına ulaştı ve derneğin üye sayısını istediği düzeye getirdi. Başkan Kılıç da derneğe, Çevik Bir semtindeki Pazaryeri'nde belediyeye ait binanın bir odasını dernek merkezi olarak tahsis etti.

Dr. Uz'un makam aracı

Dr. Behçet Uz, Sağlık Bakanlığı yanında; İzmir'de Belediye Başkanlığı da yaptı.
Yangından sonra Atatürk, kendisine, “İzmir'i imar et. Akdeniz'in en güzel kenti yap” talimatını vermişti.
Zorlu şartlarda İzmir Fuarı'nı kurdu, kenti yeşile boğdu, İtalya'dan getirdiği fidanlarla bu güzel şehri palmiye ağacıyla tanıştırdı.
Onun belediye başkanlığında kullandığı yöntem, Batılı pek çok üniversitede bile inceleme konusu oldu.
Zamanı iyi kullanan, işi ehliyle yapan, doğru işi doğru kararla gerçekleştiren bir politikası vardı.
Ve bir de gövdesi neredeyse ahşap olan bir makam aracı.
Buna masraf olmasın diye çok önemli durumlarda binerdi. Tek lüksü yaz günlerinde Kültürpark'a gelip, gül bahçesinde; yanında getirdiği şezlonga uzanıp siesta yapmasıydı.

Yerel yönetimlerde istihdam politikaları

En çok da belediyelerde görülüyor.
Öbek öbek personel alımı.
Nasıl bir sistem kullanılarak yapılıyor, adaletli mi, eşitlik ilkesi savunuluyor mu?
Asla.
Bir bakmışsınız, alınmışlar.
“Ne iş olsa yaparım”cı abiler, ballı bir işlemle 60 yıllık emeklinin bile kıskanacağı maaşı alıyor.
Hiç duydunuz mu?
“Belediyeye işçi alınacak. Şu tarihte şu şartlara uygun olanlar, şu belgelerle sınava katılacak. Kazananlar alınacak” diye.
Ben duymadım.
Çünkü böyle bir şey yapılmıyor.
Sadece Büyükşehir'de derler ki 20 bine yakın böyle personel var.
“Her işi yaparım” diye girdiler, ne iş yaptıkları meçhul.
Belediyeler “Kasamız tamtakır” diye ağlaşırken bu günahlarını akıllarına bile getirmezler.
Bu yüzden Türkiye'de insanımız, belediyelerden beklediği hizmeti görmez. Göremez.
Şu istihdam politikalarını sorgulayacak-hangi siyasi parti olursa olsun-bir mekanizma oluşturulmadıkça da durum değişmez, sürer gider.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

İnsan düşünen hayvan olamaz. Bazı insanlar hiç düşünmüyor benim bildiğim!
***
Selam verdim. ''Aleykümselam'' demek için benden HES Kodu istediler!
***
14 Şubat'ta hediye seçimine dikkat. Eşime bir keresinde ütü almıştım. Beğenmedi. Hala izi var. Neremde söylemem!
***
Dün gece hiç tanımadığım bir kadına sırf sana benzemiyor diye merhaba dedim. Karanlıkta görmemişim. Senmişsin!
***
Hasretinle yandı gönlüm diyordum. Meğer sobayı kapatmayı unutmuşum. Özür!
***
Astronot olup aya gidip eve dönsem hanım bakkala ekmek almaya gönderir yeminle!
***
Sana dün bir tepeden bakamadım aziz İstanbul. Rezidanstan baktım sayılır mı?




 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test