Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

65 yaş muhabbeti

31 Mart 2020 - 07:40

65 yaş muhabbeti

Risk konusunda kırmızı çizgi 65 yaş.
Bir yaş altında risk yok gibi algılanan karar. Ama neyse ki, artık böyle bir çizginin hikmeti harbiyesinin olmadığına dair genel bir uyanış var.
Yılların hekimi arkadaşım "Ben 65 yaşındayım, sokağa çıkamıyorum, eşim 64 yaşında her yere gidiyor. Sanki o risk altında değil" diye yakınıyor.
Oysa tanım, yaşa değil de bünyenin yapısına göre yapılmalıydı. Nitekim, devlet, 65 yaş yanında risk grubuna giren kronik hastaları da sayıyor ama o da yeterli değil ki. Şöyle diyor hekim arkadaşım:
"80 yaşında olup da spor yapmış, hayatında sigara içmemiş bireyle obez, kilolu, sigara içen, spor yapmayan 20 yaşında bir genci karşılaştığımızda o 20 yaşındaki genç daha büyük risk altındadır.Yaşı bir kıstas olarak kabul etmemek gerekirdi."
Yaşlı olmanın yaşı var mı, bilmiyorum.
Ama bir anımı aktarayım:
Milliyet Gazetesi'nde Bölge Haberleri Masası'nı yönetiyorum.  Dalaman Muhabiri genç, bir haber yazdıracak. Ya bir yaralama, ya bir cinayet, tam hatırlamıyorum. Başladı anlatmaya:
"Kırk yaşında yaşlı bir adam..."
Tam da o gün 40 yaşına basmışım.Birden kendimi yaşlı hissettim. Çünkü babası da Dalaman Kağıt Fabrikası'nın kurum hekimi olan genç muhabir henüz 21 yaşındaydı ve kimbilir; ona göre 40 yaş, yaşlı olmanın bir tarifiydi.
65 yaş vurgusu, o yaş ve üzerindekilerde bu zor günlerde belirgin bir travma yaratmışa benziyor.Avrupa'da ve Amerika'da 65 yaş üzerindekilere karşı uygulamalara dair çok çirkin örnekler de yaşandıkça bu travma ciddi boyutlara ulaşıyor.
Riskli grubun tanımı, çok kapsamlı bir şey.Öyle şrakk diye çizilecek bir çizgisi de yok.
O yüzden herkes kendisinin belirleyicisi olmalı ve bünyesini test etmelidir.Herkes, kendinin ne ölçüde risk altında olduğunu belirlemesi, başkalarının dayatmasından çok daha önemli ve etkili.
Bir başka konu da; bilir-bilmez herkesin virüs hakkında ahkam kesmesi.
Mikrobiyoloji uzmanlarının ve tabii Sağlık Bakanlığı'nda oluşturulan Bilim Kurulu'nun dışında gelişigüzel beyanlara itibar edilmemesi gerekiyor. Her konuda ahkam kesmesiyle ünlü Canan Karatay'ın yeniden ortaya çıkıp bir şeyler söyleyerek kafaları bulandırması ve bütün doğruların ezber bozanı olarak popülerliğini korumaya çalışması, bu sürece zarar verir.
Karatay, bir kalp uzmanı ve kalp konusunda konuşabilir. O kadar.

Aklın yolu bir

Genç ve değerli eğitimci kardeşim Gülşen Salgar'ın bir paylaşımından aktarıyorum:
14.Yüzyıl'da Anadolu'da belli ki bir salgın olmuş ya da yöresel bir sağlık sorunu yaşanmış.
O dönemin en ünlü tabiplerinden Sabuncuoğlu Şerafettin, bakın nasıl bir tebabet genelgesi yayınlamış:
"Ellerini onat yü
Galebelige girme
Selamı uzakça vir
Eyüyieyü iç
Hasta isen yatıvir
Taşra çıkma yüzün ört
Biiznillah nesne tokunmaz"
Bu deyişin Osmanlıcadan günümüze uyarlanmasında halen kullanmadığımız işaretler de kullanılmış ama sonuçta Sabuncuoğlu Şerafettin, bugün Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu'nun söylediğini daha az kelime kullanarak daha iyi bir şekilde taa o zamanlar ifade etmiş.
Aklın yolu bir.
İster Sabuncuoğlu'nu dinleyin, ister Sağlık Bakanımızı, aynı yola çıkarsınız.
Sağlığa...

Dilin kemiği olmalı

Meydanı boş bulan atıp tutuyor. Uzman olanı da olmayanı da, aklı ereni de,ermeyeni de.
TV kanalları, sosyal medya, yazılı basın böyle tiplerle dolu.
Değil tıp uzmanı olmak; pekmezle öksürük şurubunu ayırmaktan aciz bir kasıntı, TV kanalında, Corona virüsünü o bildik ülkelerin; diğer ülkelere drone marifetiyle püskürttüğünü, püskürtmeye de devam edeceğini söylüyor, bir diğeri gazetedeki köşesinde başımıza gelenleri imandan uzaklaşmamıza bağlıyor, bir diğeri de sosyal medyadan; bir derbi maçına corona-morona dinlemeden 50 bin kişiyle girip tribünlerden tezahürat yapacağını duyuruyor.
Birer birer hepsinin ruh hallerinin hiç de iyi olmadığı ortada. Ama bu tipler, zaten zor anlamda eğilimi olan toplumumuzda kafaları karıştırıyor, panik duygusunu tetikliyor, insanları gerçeklerden alabildiğine uzaklaştırıyor.
Toplum için zararlı olan bu tipleri, RTÜK, Basın Konseyi ve Bilişim Teknolojisi yetkilileri, yakın takibe almalı, daha da azmalarının önüne geçmelidir.
Marjinal olmak,bir duruş şekli değil, aksine arizi bir durumdur.
Marjinallerin kimler olduğunu bilirsek, takibe alırsak,onları amaçlarından uzaklaştırırsak toplumsal huzura kavuşabiliriz.
Dilin de kemiği olmalı.
Gün o gün.
Bakın;Anadolu'da kurşun dökmeler başlamış.İşin sonu nereye varacak, Allah bilir.

Zor günlerde devleti yönetmek

Hepimiz sınavdan geçiyoruz. Devleti yönetenler de, onların yönettiği devletin bireyleri olarak bizler de...
Zor günlerde devleti yönetmek, sıkıntılı iştir. Ama devleti yönetenler, önceden kendilerini eğitirlerse ve kriz yönetim planları üretirlerse işleri kolaylaşır.
Beklenmedik gibi görünen bir süreci yaşıyoruz ve aslında beklenmedikten ziyade bilinmedik bir sürece doğru da gidiyoruz. Zorluk burada.
Devleti yönetenler, bugünü taa Aralık ayında görebilselerdi bu ülke Corona'dan paçasını kurtarmıştı.
Sadece biz mi, bütün dünya aynı durumda.
Ama bu da bir tecrübe. Her tecrübe, bize pahalıya mal olsa da güzel bir ders veriyor. Bir sonraki krize daha hazırlıklı kılıyor hepimizi.
1994 yılındaki ekonomik krizde televizyona çıkıp ağlayan dönemin Başbakanı Tansu Çiller, bugün aynı görevde olsaydı bilmiyorum ne hallere düşerdi.
Devleti yönetenleri, acımasızca eleştirmekten ziyade, onların bu yaşananlardan ders almasını sağlayacak vurguları ön plana çıkarmalıyız.
Geçmişte çarçur edilen fonların; aslında bugün kurtarıcı olabileceği gerçeği de içimizi burkuyor ama ne yapalım; ondan da ders almış oluruz belki.
Kısacası, zor günlerde devlet yönetmek; ona hazırlıklı olmayanlar için kahredici bir tabloya dönüşüyor. Hem onlar, hem biz yönetilenler için.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Komşusu 65 yaş üstü iken ihtiyacını sormayan bizden değildir!
***
Evde kalın erkekler. Ama karınızla iyi geçinin. Mazallah kapının önüne konursunuz da, virüs ham eder sizi!
***
Koronavirüsten dolayı insanların parayı bile ellemiyor. Tam bir PARA-NOYA !
***
Umut fakirin ekmeği. Onu da virüs nedeniyle evde yapıyorlar artık !
***
Şu virüs nedeniyle herkesin asabı bozuldu. Şöyle bir yıl uyusak, 2021 Ocak Ayında uyansak ne güzel olurdu!
***
Virüs nedeniyle YAŞLI vatandaşlarla dalga geçenleri, gözlerim YAŞLI ibretle seyrediyorum!
***
Peki bana söyler misiniz? Virüsten sonra bozulan ekonomiyi kim DÜZENFEKTE edecek?
***
Sen mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?  Virüsü yenen bir dünyanın resmini örneğin!



 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test