Reklam
Reklam
Server Varol

Server Varol

varolserver@gmail.com

Zarafetin bedeli

22 Haziran 2020 - 07:34

Son günlerde en sık duyduğum soru; "Neden bu kadar sert yazıyorsun"?
Sert mi? Tanıyanlar az buçuk bilir, dilimin yanında makyaj süngeri gibi kalır elim.
Yazdıklarım söylediklerimin, söylediklerim ise düşündüklerimin yarısı bile etmez belki de.
Çünkü inanmadığım hiçbir şeyi onaylamıyorum artık.Zır cahil bile olsa karşımdaki, anlamayacağını bildiğim halde kafasına vura vura anlatıyorum bildiğimi; ister anlasın ister anlamasın. Yeter ki ezdim, üste çıktım sanmasın.
O yüksek sesle mi konuşuyor, ben bağırıyorum, o bağırıyorsa ben çığlık atıyorum. Hani derler ya, "yaş ilerledikçe çok da üstünde durmuyorsun" diye; bilakis karşımdaki ne kadar saçma sapan konuşuyorsa ben onun iki katı daha saçma şeyler söylüyorum artık. Aksini düşünsem de eskiden kimi zaman saygıdan he dediğim her şeye yüksek sesle itiraz ediyorum sonuna kadar, çünkü en iyi savunma saldırı günümüzde.
Yapması gereken iş için ukala ukala sorular mı soruyor karşımdaki; ben ondan daha ukalaca cevaplar veriyorum. Polemik olur diyorlar; olursa olur, mukadderat; yapacak bir şey yok. Mevzu polemikse "Arto'nun askerleriyiz" en nihayetinde.
Uyanık insana bayılıyorum ben mesela; benden uyanık olduğunu sanmadığı sürece.
Uyanık ya, bir defaya mahsus yaptığın bir iyiliği senin görevin zannediyor ve bir daha bir daha çalıyor kapını akıl almaz bir yüzsüzlükle. Hayır mı dedin bu kez; senden kötüsü yok o saatten sonra.
Otuzuma kadar falan böyle değildi aslına bakarsanız. Daha kısık bir ses tonu, daha nahif kelimeler ve daha alttan alan zarif cümleler.
Peki ne değişti derseniz, onu bana sormayın; insanlara sorun. Kulağa yakın gelse de bambaşka anlamlara gelen 'zariflikle' 'zayıflığı' birbirine karıştıran saygısız insanlara.
Sıcakkanlı olmayı yılışıklıkla, zekiliği uyanıklıkla, komikliği sakillikle, modernliği gevşeklikle, açık sözlülüğü ise dangalaklıkla karıştıran yurdum insanına...
Efendiliği korkaklık sanma, kibarlığı illa bir nedene bağlama, kibar erkeğe eşcinsel, kibar kadına yollu yaftası yapıştırma. 2000'li yılların normalleşen arazları bunlar…
Tahammül azaldıkça dil sertleşiyor maalesef. Çünkü kibar insanı aptal zannediyor, çünkü zarif cümlelerin üstüne basıp, ezerek geçiyor bu coğrafyanın insanı. Çünkü zarif davranınca zayıf zannediyorlar azizim.
Siz bakmayın benim insanlara olan öfkeme; beni değil, 'Siz yine de incelikli davranın' diyen Sertab Erener'i dinleyin.
Tanıyın tanımayın; yolda, çalıştığınız yerde gördüğünüz garsona, temizlikçiye, güvenlik görevlisine kolay gelsin deyin. Trafikte, yaya geçidinde yol verin. Merhaba deyin, günaydın deyin, lütfen deyin, rica edin, teşekkür edin.
Ne diyordu Nazım; "Uyandığınızda öyle bir günaydın deyin ki, yazıklar olsun ömründe bir kez günaydın demeden ölene."
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum