Reklam
Reklam
Reklam
Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

attila2000@gmail.com

Rusya'nın Libya İlgisi

07 Temmuz 2020 - 07:24

Rusya Merkez Bankası’nın rezervleri 550 milyar dolar idi. Dolarlar Rusları coşturdu. Petrol ve doğal gaz ihracatında tekel haline gelmeye çalışan Rusya neredeyse tüm kontratları kendinde toplamıştı. Sonra Ukrayna’ya müdahale başladı. Tipik Rus politikası: “İçeride Rusya yanlısı milisleri silahlandır. Çatışmalar başlasın. Bir grup Rusya’yı davet etsin. Rusya da gelip olaya el koysun yerleşsin.” Bu politikayı bilmeyen yoktur…
Ancak Ukrayna’da Rusya karşıtları olayı iyi yönetti. Ukrayna işgal edilmedi ama Rusya Kırım’ı ilhak etti. Kırım 1683 II. Viyana Bozgunu sonrasından beridir, Rusya’nın kapsama alanındadır. Karadeniz için önemli bir çıkış noktası olan bu yarım adadan Rusya’nın vazgeçmesi mümkün değil.
Rusların Kırım’ı ilhakı ve yayılmacı Çarlık dönemi politikalarını andıran eylemleri büyük güçlerin düğmeye basmasına sebep oldu. Petrol fiyatları 30 dolarlara kadar düştü. Haliyle Rusya Merkez Bankası rezervleri de 350 milyar dolara kadar indi. Sabah akşam Rus Merkez Bankası’na gelen Ortodoks papazların  bankanın bilgisayarlarına,  ana serverlere kutsal su serpmesi de kar etmedi.
Mevzu o ki Rusya için petrol ve doğal gaz ihracatı ana kalem olması sebebiyle bunların fiyatlarının, Rusya’nın istediği fiyattan belirlenmesi çok önemli. Ülkesine göre, 20 ile 30 dolar üretim maliyeti olan petrolün fiyatlandırılması da bu civarda olursa Rusya için tehlike bir yana tehdit başlamış demektir.
Petrol fiyatları da arza bağlı olarak artıp azalabilmektedir. İran’ın yeniden ambargo kapsamına alınması en çok Rusya’nın işine yaramıştır. Suriye’de istikrarsızlığın devamı petrol piyasalarına girecek Suriye üretiminin kontrollü olması yine en çok Rusya’nın işine yaramaktadır.
Şimdilerde Libya’da, “bereketli petrol hilali” bölgesinde Rusya’nın hareketlenmesi ve etkin olma çabası; hatta isyancı Hafter ve avanesini desteklemesinin ardındaki sebep bundan ibarettir. Rusya petrol inisiyatifini kaybetmek istememektedir. Libya petrolünün pazarlara inmesi fiyatları düşürecektir. Hele bu pandemi döneminde Rusya’nın hiç istemediği şey, petrol fiyatlarındaki düşüştür.
Türkiye, Libya'da kötü gidişi tersine çevirmiş durumdadır. Meşru hükümete karşı ayaklanarak Trablusgarp'ı kuşatan Hafter güçleri, Türkiye'nin müdahalesi sonrası geri püskürtülmüştür.Emperyalist güçler adına vekâlet savaşı veren Hafter, ciddi biçimde sıkışmıştır. Moskova'da kardeş kanı dökülmesin diye yürütülen diplomasi sırasında ateşkesi imzalamak için önce bir gün izin isteyen mağrurHafter sonra imza atmaktan vazgeçerek Moskova'yı terk etmişti. İşte o Hafter şimdi mağdur ve başı öne eğik bir biçimde ateşkes ilan edilmesi için yalvarıyor.Ülkelerin pozisyonu!Ateşkes teklifi reddedilen Hafter soluğu Mısır'da alıyor, sesi de İsrail'den geliyor. Hafter'in sözde hükümetinin Başbakan Yardımcısı Abdel Salam Al Badri, İsrail medyasına ve Netanyahu'ya gönderdiği mektupta "İsrail ile hiçbir zaman düşman olmadık ve hiçbir zaman da olmayacağız. Tel Aviv'den destek talebimiz var" diyor. Bu sözler durumun vahametini özetler niteliktedir.
Ancak Türkiye’nin diplomatik atakları da meyvelerini vermektedir. Çünkü kendisi olan tek güç Türkiye durumundadır. Başkalarının vekalet ile yürüttüğü mücadeleyi kendisi veren bir “güç” olan Türkiye Libya’da istikrarın da teminatı olma yolundadır. Yoksa Libya halkının fakirliği, iç savaştaki mağduriyeti kimsenin umurunda değildir.
İsrail, Rusya, Mısır ve Fransa ise durumu hala Hafter lehine çevirmek için uğraşıyor.Rum ve Yunanlıların durumu anlaşılırdır. Ancak Türkiye ve Osmanlı düşmanlığında kinini din yapan ülke BAE'dir. Ortadoğu’da ve Afrika’da halktan kopuk liderlerin ülkelerini sürükledikleri kaosun son örneği BAE olma yolundadır. Türkiye sahadadır. Denklem kolay değildir.
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test