Faizler çıktı yatırımlar düştü de…
Reklam
Reklam
Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

attila2000@gmail.com

Faizler çıktı yatırımlar düştü de…

03 Aralık 2019 - 06:13

Ekonomi bir türbülanstan geçti. Dengelenme zaman istiyor. Bu arada firmalar sarsıntıda.  %24 faizler %14 seviyesine inerek 1000bps indirim gerçekleşmiş oldu. Biraz olan biteni anlamak ve anlatmak mayınlı arazide dolaşmak gibi.En önemlisi de şu ki: Ekonomik olaylarınbu kadar ekonomi dışındaki aktörlere bağlı olduğu görülmemiştir.
Siyaset ekonominin içindedir. Dış politika içindedir: Üstelik ABD ile ayrı, AB ile ayrı; hatta Rusya –İran ve İslam coğrafyası ile apayrı ilişkiler ve değişkenler, ekonomik göstergeler üzerinde etkilidir. Güvenlik politikaları ekonominin kalbine yerleşmiştir. Türkiye’nin “üç tarafı deniz; dört tarafı düşman” söylemi yeni değildir. İsrail’in güvenliği diye başlayıp, Filistin’den Katar’a gerçekleşen pek çok olay; İçeride PKK, güneyde YPG hatta Irak-Suriye üzerinden balkanlara kadar büyük bir coğrafyadaki pek çok hadise,ekonomi üzerinde “kelebek etkisi” oluşturmaya müsaittir.
Bir de içeriden verileri çekiştirenler var tabii… Habbeyi kubbe yapanlar, yanlış veriler ya da yanıltıcı verilerle analiz yapanlar.. Ekonomik bir olumsuzluğu siyaseten bir sonuca bağlayanlar ve bundan siyasi bir sonuç umanlar… Panikler... Tepeden tırnağa tedirginler… Limandan ayrılmak için ilk gemiyi bekleyenler… Dahası, eksik bilgiyle yorum kapılarını sona kadar aralayanlar. Meseleye çok yabancı değiliz: Herkes duymak istediği sözleri bekliyor.
Faizlerden Kaybettiklerimiz
2020 YEP 2018 fiili  faiz gideri     80 milyar ₺               2018 OVP 2018 için 72 milyar ₺
2020 YEP 2019 beklenen faiz     111 milyar₺              2018 OVP 2019 için85 milyar ₺
2020 YEP 2020 öngörülen faiz   148milyar₺               2018 OVP 2020 için96 milyar ₺ ‘dir.
Devletin sadece 2018 faiz sıçraması sebebiyle üç yılda, fazladan ödediği faiz miktarı 86 milyar ₺’dir. 
Yatırımlardan kaybettiklerimiz
2020 YEP 2018 yatırımı                 142 milyar ₺             2018 OVP 2018 için 115 milyar ₺
2020YEP 2019 beklenen yatırım 113 milyar₺              2018 OVP 2019 için 124 milyar ₺
2020YEP 2020 öngörülen yatırım 105 milyar₺                        2018 OVP 2020 için 130 milyar ₺ ‘dir.
Devletin yatırımlardan kaybı 36 milyar ₺ ‘dir.
2018 başından beridir, yaşanan ekonomik türbülansın ekonomik maliyeti 120 milyar ₺ civarındadır. Dolar bazında 20 milyar dolarlık bir operasyonel gücünü Türkiye kaybetmiştir. Bu kaynaklar faize gitmeyebilirdi. Yatırım için, teşvik için zordaki firmalar için kullanılabilirdi. Ama bu kaynakları şimdilik kaybettik. Ekonomide devletin operasyonel gücü hedef alınmış ve darbelenmiştir.
Merkez Bankasının 13 Eylül 2018 toplantısı merak ve ilgiyle beklenmekte idi. O gün de geldi sonuçta. Devlet başkanı peşinen “faiz arttırımı” konusunda fikrinin değişmediğini söyleyerek duruşunu sergiledi. Sabah saatlerinde sakin olan döviz bu açıklama üzerine, faiz arttırımı olmayacağı düşüncesiyle %1,5 kadar yükseldi. Faiz arttırımı gelince tersine bir hareketle dolar kurunda 6,00 TL seviyesine kadar düşüş görüldü.
Ve Merkez Bankası şok bir kararla faizi 625 bps yükseltti. Faizler 17,75’ten 24’e çıktı. Merkez şaşırttı mı? Şaşırttı, evet!... Şaşırtmalı mıydı? Hayır!... Ekonomi politikasında belirlilik ve öngörülebilir olmak esastır. Merkez’in bu hamlesine “okkalı bir hareket” denebilir.2019 içindeki 1000bps değerindeki indirim de başka bir okkalı hareket olmuştur. Ama olması gereken budur. Yaklaşık, bir altı aylık gecikmeden bile söz edilebilir.
Ülke örneklerine bakılırsa iş işten geçtiğinde yapılan faiz artırımların, ülkeyi bir “faiz ekonomisi” haline getirdiği görülmektedir. Artırımların sonu yok. Art arda gelen artırımlar narkoz etkisi oluşturur. Önemli olan narkoz süresince gerekli ve yeterli adımların atılması ve önlemlerin alınmasıdır. Bu durum derhal bir plan ve program gerektiren bir durumdur. Plan dahilinde artırım ya da faiz indirimleri olacaktır. Aksi takdirde narkozda ölene kadar bekletmenin de bir mantığı ve oluru yoktur.
Ekonominin bu kadar değişik tepki vermesi sürekli yüksek ateş yaşayan çocuğun durumu gibidir. Havale geçirmesi an meselesi olur, her havalenin de zarar ve kayıpları olacaktır.
Ekonomi yönetimi, zararları telafi etmek peşindedir. Ancak herşey zaman alacak.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum