Reklam
Reklam
Reklam
Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

attila2000@gmail.com

Faiz indirimlerinin sonu mu?

24 Aralık 2019 - 06:11

Türkiye uygulamış olduğu yüksek faiz ile 6 ay öncesine kadar Arjantin ve Venezuela’nın ardından üst sıralara yerleşmişti. Son 4,5 aya sığdırdığı 12 puanlık faiz indirimi ile faiz liginde en yüksek faiz veren ülkeler sıralamasında, ilk 10 ülke grubundan çıkmış oldu. Ama faizler hala yüksek… Merkez Bankası Aralık ayı toplantısı ile faizleri 200 baz puan düşürerek beklentilerin üzerinde bir faiz indirimine gitti. Politika faizi yüzde 12'ye çekilirken artık bankaların da bu doğrultuda kredi faizlerini indirmesi beklenmektedir. Bunu yakında, yılbaşından önce de görmeye başlarız. Yine de 2020 için demek daha temkinli bir cevap olacaktır. Yüksek faiz ekonomiyi boğan, üretime mani ve kişilerin gelecek beklentisini de felç eden bir durum. Ancak faizleri indirmenin de bir sınırı mutlaka olacaktır.

Faizler artık daha fazla inmez mi? Şimdilik bu sorunun cevabı enflasyona bağlı. Enflasyonda kalıcı ve sürekli düşüşler yaşanmadan faizler konusunda indirimlerin devamı konusunda iyimser kolnuşulacak bir durum yok. Şunu da ihmal etmeyelim. Geçen seneye göre yarı yarıya inen (%24’ten %12’ye inen) faizler için bu seviyeler geçmiş altı aya göre dahi göz kamaştırıcıdır.

Türkiye’nin sadece faizler konusunda sıkıntısı yok ki… aynı zamanda kredi risk primleri CDS’ler de hala daha 300 puan altına yeni yeni inmiş durumdadır. Şimdilik 279 puan görüldü. Bu da faizlerin üzerine ekstradan %2,8 puan daha yük gelmesi anlamına gelmektedir.

2020 yılı Merkez Bankası için aylık toplantılar söz konusudur. Bu da 12 toplantı olacağı anlamına gelmektedir. Ancak burada da 2019'un son 4 toplantısında olduğu gibi yüksek oranlarda bir faiz indirimi sözkonusu olmayacaktır. Artık daha temkinli, dengeli gıdım gıdım bir faiz indiriminden söz edilebilir. Merkez Bankası'nın öncelikli hedefi, tek haneli enflasyon ve faiz seviyelerini yakalamak olacaktır.

Türkiye gibi ülkelerin ekonomik operasyon yeteneklerini gösteren bu veriler, rekabet halindeki ülkeler için de çok istenen bir durum değildir. Bu yüzden güvenlik ve askeri ittifakların ekonomik sonuçları da olacaktır. Türkiye bu bakımdan sepeti yeterince dolu bir ülkedir. Irak’tan geçtik Suriye başladı.. Doğu Akdeniz derken Libya devreye girdi. Her açılan yeni fasıl risk primimizi arttıran konulardır.

Bu faiz seviyelerini de şöyle anlamak lazım: Yüksek faiz Türkiye’nin sadece faizini ödemesine sebep olur: Borç bitmez. Bu da ekonomide beklenen hamlelerin olmaması hatta yapılamaması anlamına gelmektedir.

Merkez Bankası faiz indirimleriyle üretimi artırmayı, yatırımların başlamasını ve borç yükünün hafiflemesini hedeflemektedir. Faizlerdeki bu indirim, tüketimin canlanması, üretimin artması, yatırımların başlaması, enflasyonun inmesi, borç yükünün hafiflemesi sonucunu doğurduğunda, ekonomide yeniden bir genişleme patikası yaşanacaktır.

2020 bu faiz politikaları ile umutlu bir açılış yapmaya müsaittir. Zaten açıklamalar da mevcut para politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla uyumlu olduğunun bir kez daha altı çizilmiştir. Yani, TCMB önümüzdeki süreçte enflasyonda gerileme süreceğinin devamını beklemekte. Bu da 2020 yılında daha küçük adımlarla da olsa faiz indirimlerinin devam edebileceğini işaret etmektedir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum