Reklam
Reklam
Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

attila2000@gmail.com

'Evde kalarak'büyüme

02 Haziran 2020 - 06:41

Birçok ülke korona virüs sebebiyle kalabalık ortamlardan uzaklaşmayı, evde kalmayı ve kalabalıklara girilecekse de maske kullanmayı zorunlu hale getirdi. Duran ekonomiler için hükümetler, içinde kişilere nakdi yardımların da yer aldığı zorunlu yardım paketlerini hayata geçirdiler.
Buna son anda katılan Rusya, ikinci teşvik paketini 123 milyar dolar ile açıklamayı planlıyor. Diğer ülkelerin talebi canlı tutmaya ilişkin yaptığı açıklamalar Rus yetkililer için çok fazla karşılık bulmuyor. Petrol fiyatlarındaki aşırı ve büyük çaplı dalgalanmalar, Rusya için önemli bir risk olarak görülmektedir. “İmkanımız var ama…” diye başlayan cümlelerin sonu kaynakların dikkatli kullanımına gelip dayanmaktadır.
Türkiye’de ise sabahtan akşama bir soru var ki gündemdeki yerini hiç terk etmiyor: Ülke batar mı? Batmaz!... Merkez Bankası bitti mi? Bitmez!...Dolar 10 TL olur mu? Bu sorular, 2018’in “Rahip destekli kriz” döneminde, zamanın flaş soruları idi. O gün dolar için 10 TL ile 14TL arasında serbest kürsüden açıklama yapanlar, hala daha TV ve farklı sosyal medya mecralarından açıklama yapmaya devam ediyor. 
Ekonomiler zaman zaman bu dalgalanmaları yaşamaktadır.   Bu tür durumlar için, ülkelerin ellerinde çok sayıda kullanıma uygun araç ve imkanlar vardır; bir şekilde bu durum atlatılır.   “Ne mutlu” ki Türkiye, büyük bir iştahla, o anın hayaliyle yanıp tutuşanlara da fırsat vermiyor.
Bir de dünyanın hali ortada: “Aya göç var da kalan biz değiliz!” Dünya ekonomileri, komplekoronavirüs sebebiyle yangın yeri. Ülkelerin her birinden salgın ile ilgili haberler, azalarak da olsa gelmeye devam ediyor. Dünyada salgın bir yana;yıkıcı sokak terörü, eve kapanmaktan kaynaklanan çeşitli psikolojik rahatsızlıklar ve son olarak sosyo ekonomik çalkantıhaberleri de gelmeye devam ediyor.
Türkiye korona riskini uzun vadeye yayma becerisi göstermiş görünüyor. Bundan sonra yaraları sarmak vaktidir. Türkiye ekonomisi koronavirüsü salgınına geç yakalandı. Dünya 2019 son çeyreğinde salgına maruz kalırken, Türkiye’de Mart 2020’den itibaren tedbirler almaya başladı.
2020’nin ilk çeyreği itibariyle büyüme rakamları açıklandı, % 4,5 büyüme kaydedildi. Beklentilerin altında gerçekleşen bu değerler, ilk yarıyı toparlayacak gibi görünüyor. Ekonomi 2019'un son çeyreğinde % 6 büyümüştü. Bu rakam bütün bir 2019’u toparlamaya yetmişti. Son açıklanan 2019 birinci çeyrek büyüme rakamları ise ilk yarı için toparlayıcı görünmektedir.
2018'de yaşanan kur atağının etkileri 2019’da nispeten atlatılmaya çalışılmakta idi. Eğer ki koronavirüs şoku olmasa idi büyüme sürdürülebilirdi. Sonraki dönemlerde de bu büyümenin devamı mümkün olabilirdi. 2020’de salgın etkisi elbette hızlı hamleye ket vurmuş görünüyor.
Büyüme verilerine bakıldığında kamunun büyümeyi dengelediği ve tüketimin toparlandığı yönünde gelişmeler görülmektedir. Büyüme artınca ithalatın da tekrar yükseleceği bir gerçektir. Koronavirüsbu anlamda ithalatın tekrar daralması ve tüketimin de azalmasına yol açabilir. Yılın ikinci yarısından itibarenyeniden gelişme eğilimi başlayacaktır. Göreceğiz."
Milli gelirin nasıl büyüdüğüne bakıldığında; 2020 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre gelişmeler şöyledir;
Diğer hizmet faaliyetleri %12,1,
Bilgi ve iletişim faaliyetleri %10,7,
Sanayi %6,2,
Kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri %4,6,
Hizmetler %3,4,
Tarım %3,0,
Gayrimenkul faaliyetleri %2,4,
Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %1,9
Finans ve sigorta faaliyetleri %1,6 arttı.
İnşaat sektörü ise %1,5 azalma göstermiştir.
2019 sonundan ciddi miktarda ivmelenen bir tüketim ve yatırım eğilimi, mart ayında koronavirüs salgını sebebiyle yavaşlamıştır. İlk çeyrekteki büyüme verileri ilk yarıyı dengeler. Önemli olan üçüncü çeyrekteki büyümenin ithalatla ne ölçüde baskılanacağı… Çünkü tüketim artışı ithalatın, dolayısıyla cari açığın da artışı anlamına gelmektedir. Tüketim tarafı biraz düşmekle beraber yatırımların negatif olması elbette önemlidir. Zayıf bir yatırım dönemi yeni dönemde üretim ve işsizlik üzerinde risk oluşturabilir.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum