Reklam
Reklam
Reklam
Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

[email protected]

Ekonomide riskler

13 Nisan 2021 - 07:35

Türkiye makro göstergeleri açısından geçmişe göre iyi durumda görünse de “kırılgan beşli”, kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerinde de “yatırım yapılamaz” ülke olmaya devam etmektedir. Başta cari açıktan kaynaklanan yüksek faiz, yüksek kur ve enflasyon… Derken işsizlik rakamları, düşük teknoloji, ithal bağımlılığı hep ülkenin aleyhinedir. Sonra yapısal reformlar olarak sayılan ve içinde kalkınmadan sosyal güvenliğe, yoksulluktan gelir dağılımındaki bozukluğa; vergi yükünden düşük vergi hasılatına çok konunun dahil edildiği liste ekonomik anlamda önemli kısıtlardandır.

Bir de uluslararası ticaret ve yeni pazarlar kısmı var ki ülkeler asıl görünmez kavgasına oralarda vermektedir. Dolaylı kontroller, ihracata gönderilemeyen mallar, temin edilemeyen konteynır ya da yüklenemeyen gemiler bile ülkelerin ticaretinde önemli faktör haline dönüşebilir. Türkiye pek çok ülke grubu ile işbirliği protokollerine giderek bu açmazlardan kurtulmaya çalışmaktadır. Elbette ekonomik dengeler ve para politikası sorunlarına karşı şimdilik maliye politikası ve mali disiplin önemli bir güvence olmaya devam etmektedir.

Bir “Evergreen” gemisinin dünya ticaretini bloke etmesi bile risklerinden bizim gibi ülkelerin dahi etkilendiği bir durumdur. Süveyş Kanal İdaresi Başkanı Usame Rabi, Mısır TV’sinde yaptığı açıklama, Süveyş Kanalı'nda kaza yapan konteyner gemisinin sefer veri kayıt cihazını (VDR) deşifre işleminin tamamlandığı yönündedir. Kazanın sebebinin teknik arıza olabileceğini söyleyen başkan, geminin sahiplerinin kanalın uğradığı zararı tazmin etmeyi reddetmesi halinde konunun yargıya taşınacağını ve yol açtığı zarar tazmin edilene kadar göller bölgesine çekilen geminin alıkonulacağını ifade etmesi dünyanın birbirine olan bağının önemli bir örneğidir.

Türkiye için jeopolitik riskler dahi ekonomiden bağımsız değildir. Sonuçları doğrudan kur ve petrol fiyatları üzerinden ekonomiye yansımaktadır. Türkiye’nin jeopolitik konumu ve bir imparatorluk bakiyesi olarak kurduğu genç Cumhuriyet, bilinçaltı tahayyüllerin çatışma alanıdır. Atlantik’in iki yakasından ne zaman ne sorun çıkacağı belli değildir. Türkiye’nin ABD ile olan 70 yılı aşkın işbirliği İsrail, Yunanistan, Ermenistan, Suriye ve Irak dengesizlikleri arasında sık sık kesintiye uğramaktadır. Şimdilerde Karadeniz üzerinden Rusya-Ukrayna gerginliğine müdahil olan ABD yeni çatışmaların ortasına yine Türkiye’yi salmaktadır. Özellikle Rus savunma sistemlerine dayalı güvenlik ve çıkar çatışmaları, maliyeti ekonomik olacak pek çok sıkıntının kaynağını teşkil etmektedir.

Bütün bunlarla beraber 2003 Irak’ın işgali ve 2012 yılındaki Suriye’nin parçalanmasından beridir devam eden çatışmalar, Türkiye’yi yoğun bir mülteci trafiğine maruz bırakmıştır. Türkiye sürekli mülteci hareketliliği tehdidi altındadır. Devlet ve sivil organizasyonlar sorunun bir insanlık dramına dönüşmesine mani olmuştur. Ancak ortada ciddi demografik sorunlar yer almaktadır. Güvenlik, sağlık, eğitim, barınma ve istihdam gibi temel ihtiyaçlar, sonuçları ekonomiye gelip çatan “sorun” haline gelebilmektedir.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test