Reklam
Reklam
Reklam
Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

Prof. Dr. ibrahim Attila ACAR

attila2000@gmail.com

2020'ye sakin başladık

14 Ocak 2020 - 07:38

Afrin’den Barış Pınarı’na.. Doğu Akdeniz’den Libya Mutabakatına… Hafter Serrac derken ekonomi olarak sessiz ama herkesin pozisyonunu koruduğu günlerdeyiz.  Siyaset yeniden her şeyin önüne geçti. Ekonomide her  türlü zor koşulların kabullenildiği bir dönem.
Yatırımcılar  2019’dan ümitliydi. 2018’in zor günleri sürdürülebilir değildi. Başta risk gibi görülse de piyasalar 2019'u rekor seviyelerde kapattı.  FED'in 2008 mali krizinden bu yana bir yıl içinde en yüksek faiz oran indirimi görüldü. Üç indirim az değil.
Yakın dönemdeki jeopolitik risklerin hafiflemesi de bu olumlu havaya katkıda bulundu. 2018 ortalarından beri yatırımcıları tedirgin eden ve IMF'ye göre küresel ekonomiye yaklaşık 700 milyar Dolar'a mal olan ABD-Çin ticaret anlaşmazlığında, Ocak ayında anlaşma bekleniyor.
Piyasa için Brexit belirsizliği konumunu koruyor. Brexit ile herkesin anlaşmaları gözden geçirilecek. Hala daha iyimserlerden olarak geri dönüş ihtimalini de ihmal etmiyoruz. Ciddi bir kaos; ciddi bir karmaşa. İngiltere'de 12 Aralık'ta yapılan seçimleri Başbakan Boris Johnson yeniden kazandı kazanmasına da.. Terasa May sonrası ne tür bir işe bulaştığının çok farkında değil. Başbakan Johnson'un  "Brexit kararlılığı” anlaşmasız bir çıkış anlamına gelse bile AB'den çıkma konusunda vazgeçecek gibi değil.
2019 için altın, altın yılını yaşadı. Güvenli liman altın, yıllık bazda yaklaşık %15,6 değer kazanmış durumda. Ticaret savaşının getirdiği riskler, Avrupa ve Japonya'da yavaşlayan büyüme ve Hong Kong ile Latin Amerika'da yaşanan siyasi kargaşa, piyasadaki tehlikeler.. Altına duyulan güvene mani olamadı, yatırımcısı memnun.
ABD’nin her konuya bir sözü devam ederken, Riyad'ın Tadawul Borsası'na açılan Saudi Aramco herşeyi gölgede bıraktı denebilir. Tarihin en büyük halka arz olma başarısına ulaştı. Ancak Aramco için bölgesel riskler geçmiş değil.
Türkiye cephesi TCMB politikalarına kilitlenmiş vaziyette. Faiz indirimleri, işsizlik oranı, enflasyon ve bütçe açığı gibi konular önemini koruyor. Para politikası enstrümanları hala etkili.  Bu arada Merkez Bankası Başkanı'nın görevden alınmasından sonra Murat Uysal’ın başkanlık koltuğuna geçmesiyle toplam 1200 baz puan faiz indirimi gerçekleşti. 2018 yılının Ekim ayında 25,24 seviyesine kadar yükselen enflasyon 2019 yılını %12 ile kapattı.  Faizler ve enflasyonun bu dengesi, Türkiye için negatif faiz olarak algılandı. Son verilere göre işsizlik oranı da %13,8 oldu.
Kötü bir 2018 sonrası için 2019, Türkiye ekonomisi için bir toparlanma dönemi oldu. Siyasi ve jeopolitik tarafta ise ABD’nin Türkiye, İran ve Kuzey Kore gibi birçok ülkeyle olan anlaşmazlıkları zaman zaman tansiyonun yükselmesine sebep olsa da etkisi sınırlı oldu. Petrol bölgeleri de önemini korumaya devam ediyor. En küçük risk algısında derhal fiyatlar %10 kadar artabiliyor.
2020 için enflasyon birinci mücadele  alanı olarak görülüyor. Cari açık tarafında ise bu yıl oldukça olumlu gelişmeler yaşandı. Bunun  faizler ve enflasyon üzerindeki olumlu etkisi bekleniyor… 2019’un en önemli sorunu ise bütçe açığının olması, enflasyon üzerindeki baskıda etkili görünüyor.
İşsizlik konusu hala toplumsal bir sorun olmaya devam ediyor: sayı artıyor… İşsiz sayısı ise 4 milyon 566 bin kişi olmuş. Genç işsizler için ise durum iç açıcı değil: 15-24 yaş arası genç işsizlik, her dört kişiden biri işsiz durumda. 2019’a göre iyi başladık…

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test