Üç tarafı plastiklerle çevrili ülke!!!
Reklam
Reklam
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Üç tarafı plastiklerle çevrili ülke!!!

30 Ekim 2019 - 09:45

Türkiye için üç tarafı denizle çevrili ülke tanımlamasını yıllardır herkes her platformda söylüyor. Her ne kadar denizin nimetlerinden yeterince faydalanamasak da, bu söylem coğrafi açıdan tamamen doğruları ifade ediyor.
Şimdilerde de plastik kirliliği nedeniyle “üç tarafı plastiklerle çevrili ülke” tanımlaması yapılıyor.
Plastikler icat edildiklerinden beri hayatımızı kolaylaştırdı. Ancak kolaylaştırdığı ölçüde de dünyayı kirletti. Kirlenen alanlar arasında maalesef göller, akarsular, denizler ve okyanuslar da bulunuyor.
Keşfedildiği günden bugüne kadar 9,1 milyar ton plastik üretildi. Bu rakamın 2050 yılında 38 milyar tona ulaşacağı ve bunun yaklaşık 13 milyar tonunun atık olacağı tahmin ediliyor.
Plastik kullanımındaki bu büyük artışın doğaya ve canlılara büyük zararlar vereceği bilim insanları tarafından ifade ediliyor. Hele bu atıkların bertaraf edilebilmeleri için yüz ile bin yıla gereksinim duyulduğu göz önüne alındığın da felaketin çerçevesi daha net olarak karşımıza çıkıyor.
Bugün için plastikler okyanuslarda plastik adaları oluştururlarken, mikro plastikler artık insan gıdaları ile balıkların ve kuşların midelerinde bulunuyor.
Türkiye’ye gelince. Biliyorsunuz Türkiye son zamanlarda çöp ithalatı ile ilgili gündeme geliyor. Çin’in hava kirliliği ve çöp yığınları nedeniyle plastik çöp ithalatına sınır getirmesiyle birlikte gelişmiş ülkeler Türkiye pazarına yöneldiler. Türkiye'nin, plastik çöp ithalatı aylık 4 bin tondan bir anda 42 bin tona çıktı. Ucuza ithal edilen plastikler yeniden değerlendirilerek bazı ürünlerin ambalajlarında kullanılmaya başlandı.
Bunun sonucunda WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) tarafından plastik atıklar konusunda hazırlanan bir raporda; Akdeniz’in bir “plastik denizi” olma riski ile karşı karşıya kaldığı ve Akdeniz’e en çok plastik atığın günde 144 ton ile maalesef Türkiye’den atıldığı ortaya kondu.
 Karadeniz’de ise durum daha da vahim. Doğa ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Doç. Dr. Coşkun Eruz tarafından açıklanan bir raporda; Karadeniz'deki deniz çöpleri miktarının, Akdeniz'dekinin neredeyse iki katı olduğu ve bu kirliliğin yüzde 83'ünü plastiklerin oluşturduğu ifade ediliyor.
Tehlikenin büyüklüğünü geçenlerde GREENPEACE Akdeniz'in, 'Türkiye'deki Deniz Canlılarında Mikro plastik Kirliliği' raporundan anlıyoruz. Raporda, incelenen balıkların yüzde 44'ünde, kırmızı karidesin yüzde 18'inde, midye dolmaların ise yüzde 91'inde mikro plastik bulgulara rastlandığı, balıkların midesinden çıkan mikro plastiklerin çoğunun tek kullanımlık plastiklerden kaynaklandığı açıklanıyor. Araştırmada Marmara, Ege ve Akdeniz'den toplanan barbun, istavrit, kefal, mırmır, tekir ve kırmızı karides türleri ile Ege ve Marmara Denizi'nden tedarik edilmiş midyeler kullanılmış.
Bu çalışmada elde edilen sonuçlardan özellikle barbun ve kefal balığında tespit edilen plastikler, daha önce dünyanın farklı bölgelerinde benzer türler üzerine yapılan çalışmalarda elde edilen sonuçlardan daha yüksek bulunmuş.
Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Doç. Dr. Sedat Gündoğdu; küçük partiküllü olanların balıkların vücudunun daha derinlerine kadar taşınıp bu organlarda birikebildiğini ve bunları insanlar tükettiklerinde bu mikro plastiklerin insanlara transferinin de söz konusu olabildiğini belirtiyor. Bu transferle birlikte insan vücudunda biriken plastik partiküller çeşitli hastalılara neden oluyorlar.
Beslenme uzmanları balığı tavsiye ederlerken herhalde bunları da hesaba katarlar. Aslında diğer gıdalara da bakıldığında her şeyi hesaba katmak gerekiyor diye düşünüyorum.
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum