Türkiye'nin biyokütle enerji görünümü
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Türkiye'nin biyokütle enerji görünümü

26 Haziran 2019 - 06:27

Biyokütle, yaşayan ya da yakın zamanda yaşamış canlılardan elde edilen fosilleşmemiş tüm biyolojik malzemelere verilen genel bir ad.
Bu kapsamda biyokütleenerji; ormancılık atıklarını değerlendiren orman kökenli, hayvan gübresi/hal/pazar atıkları gibi atıkları değerlendiren bitkisel/hayvansal yani tarımsal kökenli, restoran, gıda fabrikaları ile evlerde atılan cam, plastik, metal dışındaki atıkları değerlendiren endüstriyel/evsel kökenli olmak üzere üç kaynaktan besleniyor.
Dünya enerji görünümüne bakıldığında; toplam tüketimin yüzde 81’ini fosil yakıtların, yüzde 5’ini nükleer santrallerin ve yüzde 9’unu da yenilenebilir enerji kaynaklarının oluşturduğu görülüyor.
Türkiye’ye gelince; fosil yakıtlar toplamın yüzde 88’ini, yenilenebilir enerji kaynakları ise yüzde 12’sini oluşturuyor ve toplam enerjinin yüzde 76’sı da ithal ediliyor.
Türkiye’nin potansiyeli açısından biyokütle enerjisinegelince; potansiyel 135-150 milyon ton eşdeğeri petrol (TEP) iken, bunun sadece 25 milyon TEP’u ekonomik olarak görülüyor.
Bu rakamlara göre sahip olduğumuz biyokütle potansiyelinin en az yüzde 90’ını kullanamıyoruz. Üstelik bu enerji kaynaklarına yönelik sistem ve ekipmanlarile yatırımlar da yurtdışı kaynaklı. 
Halbuki bu potansiyelin tarım ve enerji politikalarının geliştirilerek artırılması mümkün.
ABD, Kanada ve AB ülkeleri 2050’li yıllarda ülke enerji gereksinimlerinin yüzde 25-50’sini biyokütleden sağlamak için harekete geçiyorlar. Bu manada ABD’de 100 milyon hektar, Kanada’da 40 milyon hektar, AB ülkelerinde de 20 milyon hektar alan, modern enerji ormanlarının ve enerji bitkilerinin yetiştirilmesi için ayrılıyor.
            Gelişmiş ülkeler bunu yaparlarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Türkiye için 2020 yılına kadar herhangi bir planlama ve projeksiyonlarında modern biyokütleye hiç yer verilmiyor.
Ayrıca bugün için Türkiye’de biyokütleden elektrik üretiminde gerekli olan bazı ekipmanlarıüreten yerli firma sayısı da 10’u geçmiyor. Aslındabiyokütle enerjisi üretim sistemi bir bütün olarak değil de, sistemin tasarlanması, projelendirilmesi, bakım-onarımı, montajı, prosesi gibi başlıklar altında Türkiye sanayi altyapısı incelendiğinde, sadece İzmir’de biyokütle ile ilgili olan/olabilecek firma sayısının 8.310 adet olduğu görülüyor.
Ancak bu firmalar bunun farkında değiller ve bunun için de bir farkındalık yaratılması gerekiyor. İşte bu bağlamda Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ENSİA) yaptığıAB destekli İZKA Best ForEnergyprojesi ile bu farkındalığı yaratmaya çalışıyor.
Bir de dünyada yaşayan insanların yarısının açlık ve yoksulluk sınırı altında yeterli gıdaya ulaşamadığı düşünüldüğünde, üretilen tarım ürünlerinin birincil olarak insan yiyeceği olarak düşünülmesi gerekiyor.
Sağlıkla kalın…
 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Elvin Kaya
    3 ay önce
    Petrol den başka enerji kaynakları üretmek zorundayız dışa bağımlılıktan kurtulmak için gençlerimizi bu amaç ile eğitmeliyiz
  • Ahmet Duran
    3 ay önce
    Kaleminize sağlık hocam