Reklam
Reklam
Reklam
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Tarımın önemi anlaşıldı...  

06 Mayıs 2020 - 07:17

Koronavirüs (Covid-19)salgını gıda tedarik zincirinin birinci halkasını oluşturan tarımın nekadar önemli olduğunu hatırlattı. Bunu veteriner hekimler, gıda mühendisleri, köylüler, tarım-veteriner-gıda teknikerleri-teknisyenleri ve liberal olmayan ekonomistlerle birlikte ziraat mühendisleri de çok iyi biliyorlar. Yüksek maliyetleri ileri sürüp, üretim değil de ithalattan yana olan liberal ekonomistlere de pandemi tarımın değerini göstermiştir umarım.
Türkiye’de ilk covid-19 vakası görüldüğünde ve ilk sokağa çıkma yasağı getirildiğinde insanlar ilk olarak sağlık ürünleri, temizlik ürünleri ve gıda raflarını boşalttılar. Sağlık ürünleri ile temizlik ürünleri dayanıklı, dolayısıyla depolanmaya uygun oldukları halde, gıdaların raf ömürleri çok daha kısa. Raf ömürleri bitince tüketici yenilerini almak durumunda. Yani gıdada sürekli bir talep bulunuyor.
Arz talebi karşılayamıyorsa, ülkeler ithalat yapmak zorunda kalıyorlar. Dışa bağımlı talep ülkelerin gıda egemenliğinin yitirilmesine neden oluyor.
Bu nedenle pandemi sırasında birçok ülke tarımsal ürün ihracatını ya durdurdu ya da sınırlama getirdi. Bugün paranız olsa bile bazı ürünleri satın alamıyorsunuz. Diyelim pandemi uzun sürdü, bu süre içerisinde evde de olsanız, işte de olsanız beslenmeniz yani gıda satın almanız gerekiyor. Size gereksinim duyduğunuz gıdayı Fransız ya da Brezilyalı değil kendi çiftçiniz getirecek. Bu da yerli üretimin ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor.
Aslında köylüler alacaklı...
Demek ki tarım çok ama çok stratejik bir sektörmüş. Tarım külliyen zarar ediyor demek aslında ne kadar yanlışmış. Tarımdaki yüksek maliyetleri sonuçta köylüler ceplerinden ödüyorlar. Üstelik aldıkları mazot, yem, gübre, tohum, ilaç ve kullandıkları enerjiden de bir dünya da vergi ödüyorlar. Bunun karşılığında diğer ülkelere göre de daha az destekleme alıyorlar. Tarım kanununda verileni, yani yüzde biri, değil sadece binde üç ila altısını alıyorlar. Aslında bugün alacaklılar ve bu rakam yaklaşık 175 milyar lira civarında. Yani bütçeye bu anlamda da katkı sunmuşlar.
Tarımın sosyoekonomisi…
Türkiye’de 82 milyon vatandaşı, 4 milyon Suriyeliyi, 50 milyon turisti doyurması, sanayiye hammadde sağlaması, ihracat yoluyla ülkeye döviz getirmesinin yanında tarımın sosyoekonomik önemi de bulunuyor.
Tarım köylerden kentlere göçü, üreticilerin tüketici durumuna düşmelerini önlüyor, salgınlarda bulaşmalara karşı daha kapalı kalıyor, dayanışma kültürünü yaşatıyor, aileleri parçalanmaktan, gençleri kötü alışkanlıklardan kurtarıyor.
Bunların yanı sıra ülkenin üretim hafızasını da muhafaza ediyor. Örneğin bugün yeniden yerli tütün üretim alanları açılsa ve üretim yapılmak istensebunu kim yapacak?Yerli tütün tohumu kaldı mı? Üretimi bilenlerin bir kısmı vefat etti, kalanlar da yaşlandılar ve artık tarlaya gidemiyorlar.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum