Tarım ve gıdadaki korkunç israf
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Tarım ve gıdadaki korkunç israf

09 Ekim 2019 - 06:24

Geçenlerde gazetelerdeki haberlerle gıda israfının korkunç boyutlarıyla yüzleştik. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu’na (TGDF) göre, Türkiye’de gıda israfının boyutu yıllık 214 milyar liraya ulaştı.
            Dünyada da karşımıza benzer bir tablo çıkıyor. Dünyadaki israfın ekonomik bedeli 800 milyar dolar. Bu rakam Türkiye’nin gayrı safi yurtiçi hasılasından (GSYH) daha fazla.
Türkiye’de yılda üretilen yaklaşık 49 milyon ton yaş-meyve sebzenin en iyimser rakamla 12milyon, bazı seneler 18 milyon tonu hastalıklar-zararlılar ve hasat-taşıma-depolama-satış aşamalarında heba oluyor. Bu da 100 milyar liralık ticarete konu olan ürünün, en az 25 milyar lirasına karşılık geliyor.
Bu arada her şey dahil otellerde sunulan açık büfelerde israfın en büyüğü yaşanıyor. Görüyorsunuzdur, tabaklar yığmaca dolduruluyor ve alınanların hepsi yenmediği için yiyeceklerin yarısı çöpe dökülüyor.
Bu arada Türkiye’de yıllık 1.5 milyar ekmek çöpe gidiyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) göre;ekmekteki israfın yıllık ekonomik boyutuminimum 1.5 milyar lirayı buluyor. .
            İsraf sadece gıda da yok tabii ki. Gıdaların elde edildiği tarımsal üretimde de israfın boyutları korkunç düzeylerde.
Bunlar daha çok girdi kullanımında yapılan israflar. Örneğin üreticiler genellikle tarımsal ilacın üzerindeki miktarı atmaz, garanti olsun diye yazılandan daha fazla atarlar. Bu da tüm Türkiye’yi düşündüğümüzde milyonlarca liralık fazla ilaç kullanımına denk geliyor. Üstelik bu ilaçlar insanların sağlıklarını bozarlarken milyonlarca liralık da sağlık harcamalarına neden oluyorlar.
Yine gübre kullanımında da ayni durumla karşı karşıya kalıyoruz. Daha çok gübre atılırsa daha çok ürün alınacak düşüncesiyle gübre kullanımı arttırılıyor ve bu arada gübredeki kimyasallar sulara karışarak suları kirletiyorlar.
Sudaki israf da korkunç boyutlarda. Türkiye’de birçok yerde hala salma sulama yapılıyor. Bu sulama yöntemi ile daha fazla su ve enerji kullanılıyor. Bu şekilde zaten kıt olan su kaynakları tükenirken, kullanılan fazla enerji iklim değişikliğine daha çok katkıda bulunuluyor.
Traktör ile tarım alet ve makinalarının miktarı da ülkenin kaynaklarını bitiriyor. Türkiye’de traktör sahibi olmak prestij olarak görülüyor ve bu nedenle her köylü traktör edinmek istiyor. Bir şekilde ediniyor da ama sonuçta ülke kaynakları heba ediliyor. Halbuki traktör ve tarım alet-makinalarının kooperatiflerin parkında olması ve buradan düşük bir ücretle köylülere kiralanması gerekiyor.
Hayvancılıkta buzağı kayıpları, kötü koşullardaki hayvan bakımı, hayvan hastalıkları için kullanılan antibiyotikler ile hayvan ölümleri ve kalitesiz yem kullanımı ekonomik israfı arttırıyor.
Bizden söylemesi…
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum