Sıfır açlık mümkün mü?
Reklam
Reklam
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Sıfır açlık mümkün mü?

13 Kasım 2019 - 06:28

Birçok kişi yukarıdaki başlıktaki soruya olumsuz yanıt verir. Bana göre ise bu mümkün.
Birleşmiş Milletler Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde bildirildiğine göre; günde 1 dolardan az bir parayla geçinmeye çalışanların sayısı 1 milyar 200 milyon iken yatağına aç girenlerin sayısıda 821 milyon.
Bu insanlar bir taraftan açlık ve yetersiz beslenme ile karşı karşıya kalırken diğer yandan hastalık, cehalet, işsizlik gibi konularla boğuşuyorlar. Hatta birçoğu yaşamları boyunca bir bardak temiz su bile içememişler.
Diğer taraftan üretilen gıdaların üçte biri küresel olarak israf ediliyor. Bu oran yıllık yaklaşık 1,3 milyar ton gıdaya denk geliyor. Aslında dünyada gereğinden çok gıda üretilmesine rağmen açlık insanlığın önündeki en acil sorunlardan biri olmaya devam ediyor.

Neden? Çünkü İngiltere’nin önde gelen yardım kuruluşu Oxfam'in yaptığı son araştırmaya göre; dünyanın en zengin 8 milyarderinin toplam serveti 426 milyar dolar. Yani bu sekiz ailenin serveti dünya nüfusunun yarısının yani toplam 3.6 milyar kişinin 409 milyar dolarlık mal varlığından daha fazla. Bu bir.

            Yukarda da ifade ettiğim gibi geri kalmış ve gelişmekte olan ekonomilerde gıdanın sofraya gelirken israfı söz konusu iken gelişmiş ekonomilerde israf daha çok sofrada yapılıyor. Bu iki.
            Halen yanlış tarım sistemleri üzerinde ısrar ediliyor. Bu üç.
            Demek ki bu üçüyle ilgili bir gelecek perspektifi oluşturulduğunda bugünkü 7,2 milyarın değil, 10 milyar insanın doyurulması işten bile olmayacak.
            Bunun için öncelikle gelirin dağıtılmasında adaletin sağlanması gerekiyor. Tarım dışı alanlarda ücretli çalışanların mavi/beyaz yakalıların yani emekçiler ile çiftçilerin gelir pastasından daha fazla pay almaları gerekiyor. Bu da ancak emeğin küreselleşmesi ve çiftçilerin kooperatifler etrafında örgütlenmeleri ile olası görünüyor. Yoksa kimse kimseye bedavadan ekmek vermiyor.
            Gelişmemiş ya da gelişmekte olan ekonomilerde tarladan sofraya kadar olan süreçte ürün kayıplarının yaşanmaması için iyi bir toplama/taşıma/dağıtım organizasyonları ile soğuk hava depolarının sayılarının arttırılması gerekiyor. Gelişmiş ekonomilerde ise sofradaki kayıplar gereksinim kadar yeme/gereksinim kadar satın alma ve ambalaj küçültme yollarıyla bir nebze de olsa çözülebilecek gibi görünüyor.
            Diğer taraftan mevcut tarım sistemleri iklim değişikliğine endeksli olarak yeniden yapılandırılmalı. Sıcaklığa, tuzluluğa, susuzluğa, hastalıklara dayanıklı yerel tohumlar tercih edilmeli. Vahşi sulama yerine boruların yer altından geçtiği damla sulama yöntemleri kullanılmalı.
            Daha birçok yöntemi sayabilmekle birlikte,bu yollar bile sıfır açlık arayışlarına ışık tutabilecek.
Bir de büyük tarım/gıda endüstrisi lobilerinin gıda hakkını bir insan hakkı olarak kabul etmeleri gerekiyor tabii ki.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Murat Özken
    3 hafta önce
    Kalemine sağlık hocam. Paylaşım odaklı küresel ortak akıl şart. Her alanda doğru planlama ve istikrarlı uygulama şart. Atılması gereken ilk adım ise mutlaka ama mutlaka kontrolsüz nüfus artışının önüne geçilmesidir. O bahsetiğin sekiz aileye rağmen yapılmalı bunlar. Mevcut düzende çok zor görünüyor ama imkansız değil. Başka bir dünya gerçekten mümkün...