Reklam
Reklam
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Koronadan sonra tarım!!!

10 Haziran 2020 - 07:05

Koronavirüs (kovid-19) süreci bilim ve sağlık ile birlikte tarımın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Kaldı ki gıda tedarik zincirinin birinci halkasını oluşturan tarla-bahçe bitkileri ile hayvansal ürünlerin pazara aktarılmasında fazlaca bir sorun yaşanmamasına rağmen bu süreç yine de iyi anlaşıldı.
Burada Tarım ve Orman Bakanlığı, ilgili il ve ilçe müdürlükleri, tarımsal kurum-kuruluşlar, odalar ve ilçe kaymakamları zincirin kopmaması için çok gayret gösterdiler.
Bu süreçte her yaştan üretici son derece doğru bir iradeyle sokağa çıkma ve şehirlerarası seyahat kısıtlamalarından muaf tutularak gübre, ilaç, tohum, yem gibi girdiler ile işçi temininde fazlaca bir sorun yaşamadı.
Bugün ya da gelecekte herhangi bir krizle karşı karşıya kalındığında, sağlık ile birlikte tarım sektörünün dünyanın taşıyıcı iki önemli kolonundan biri olacağı görüldü.
Aile çiftçiliği
Gıdanın tedarik edildiği tarım ve hayvancılığın taşıyıcı kolonları ise küçük aile işletmeleri olmaya devam edecek. Halihazırda tümdünyada 515 milyon aile çiftçisinin katkı sunduğu tarımsal üretimin değeri 3.725 milyar dolar. Tarımsal üretimin yüzde 56'sı küçük üreticilerden oluşurken, gıda üretiminin yüzde 85'ini de bu üreticiler sağlıyor.
Dünyanın 5 büyük tarım üreticisinden biri olmayı hedefleyen Türkiye ise son 15 yılda tarım alanlarının yüzde 12'sini, çiftçisinin ise son 10 yılda yüzde 38'sini kaybetmiş bir şekilde koronayayakalandı.
Küçük işletmeler yükselen döviz ile birlikte artan girdi maliyetleri, ambalaj fiyatları ile girdi ithalatındaki gümrük kısıtlamaları nedeniyle bu süreçten daha fazla zarar gördüler.
Dünyadaki görünüm ne?
IMF Nisan ayındaki raporunda küresel ekonominin 2020 yılında yüzde 3 küçüleceğini öngörüyor. Bu durum düşük gelir seviyesindeki veya salgın nedeniyle işini kaybeden birçok insanın satın alma gücünü, dolayısıyla sağlıklı gıda ürünlerine erişimini zorlaştıracak.
Bunun yanı sıra kovid-19 tüketim alışkanlıklarında ciddi dönüşümlere neden olurken bu durum üretime yansıyacak. Gelecekte insanlar daha uzun raf ömrü olan gıdalara yönelirken, markalı ürünler öne çıkacak. Salgın evde yemek, ekmek yapmakkültürünü yeniden kitlelere hatırlatırken, belki de bu durum birçok tüketici ailede kalıcı hale gelecek. Bu alışkanlık gıda türlerinde radikal değişimlere neden olacak.
Dönüşümler aile çiftçiliğini nasıl etkileyecek?
Bu dönüşümlerin aile çiftçiliğini nasıl etkileyeceğine bakalım. Evde ekmek yapmak, yemek pişirmek geleneği ile birlikte pazarda da geleneksel ürünlere olan talep artacak gibi görünüyor. İnsanlar eskiye oranla küçük işletmelerin ürettikleri geleneksel gıdaları daha fazla tercih eder oldular.
Pandemi e-ticareti de öne çıkardı. Birçok tüketici bu dönemde evde sipariş vererek istediği gıdalara ulaştı. E-ticareti şu anda yeterli sayıdaki araç ve elemanları ile büyük marketler yaparken, geleneksel üretim de buna ayak uydurmak zorunda kalacak.
Toplum destekli pazarlama sistemleri gelecekte daha bir öne çıkacak. Bu sistemle tüketici gereksinim duyduğu yaş/kuru meyve-sebze, süt ürünleri, et ürünleri gibi gıdaları doğrudan üreticiden satın alacak.
Bu da tarımın dolayısıyla ekonominin can damarları olan aile çiftçiliğini daha önemli hale getirecek. Geleneksel tarım sistemi içerisinde az karla geçinen, kendi emeğini koyan, üretim hafızasını muhafaza eden küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bu manada gıda üretiminin oldukça kritik parçaları olmaya devam edecekler.
Ancak bunların vergi yüklerinin hafifletilmesi, pazara ulaşımlarının kolaylaştırılması, örgütlenmelerinin desteklenmesi, yeterli oranda ürün desteği verilmesi, teknolojiye ulaşmalarının sağlanması,  hükümetlerin direkt alımlar yoluyla desteklemesi, e-ticaret gibi kanallar aracılığıyla pazara ulaşımının güvenli hale getirilmesi gerekiyor.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum