Reklam
Reklam
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Korona gölgesinde kiraz hasadı

27 Mayıs 2020 - 06:53

Kanal İzmir Televizyonu’nda her perşembe akşamı saat 18.00’de yaptığım Toprağın Teri programının geçen haftaki konuğu Kemalpaşa Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Oray idi. Sevgili başkanla korona günlerindeki kiraz hasadını konuştuk.

Başkandan aldığım bilgiler ve sahada yaptığım araştırmalar, hasatla ilgili korkulanların çok fazlagerçekleşmediğini, hem Kemalpaşa hem de komşu ilçelerin kaymakamları ile tarım ilçe müdürlüklerinin bununla ilgili duyarlı davrandıklarını ve üreticilere yardımcı olduklarını öğrendim.

Bu arada İzmir Büyükşehir Belediyesinin katkılarını da unutmamak gerekiyor. Başkanın aktardığına göre; her gün üniversite öğrencileriile birlikte işsiz kalmış gençler belediyenin araçlarıyla Kemalpaşa’ya getiriliyorlar, belediye gençlere kumanya veriyor ve bu sayede işçilik maliyetleri bir nebze de olsa düşüyor.

Yine de sorunlu başladı…

Her yıl olduğu gibi ağırlıklı olarak mevsimlik işçiler çalışıyorlar. Belediyenin yaptığı bu katkıya rağmen, kovid-19 tedbirleri kapsamında uygulanan taşıma maliyetleri nedeniyle bu yıl işçilik masrafları artmış. İşçiliğinkilo başına yaklaşık 3 liralık bir maliyeti söz konusu.

Gündelikçi bulmakta zorlanırlarken, korona testi uygulanıp da negatif çıkan (yani korona tespit edilmeyen) işçilerin günlük yevmiyeleri 100-110 lira civarında. Dediğim gibi Kemalpaşa’ya gelen işçilerde geldikleri yerlerde mutlaka korona testi yapılıyor. Kaçak olanlar çıkmıyor mu? Var ama sayıları çok az. Öyleyse kirazın kovid-19 açısından güvenli olduğunu söyleyebiliriz. Yine de mutlaka suyla yıkanmalı ve buzdolabında muhafaza edilmeli.

Başkan tarım ilacı analizlerinin de sıklıkla yapıldığını ve bugüne kadar ilaç kalıntılarının görülmediğini aktardı. Kuzey yarımkürede kirazın ilk hasat edildiği yer olan Kemalpaşa’da üretilen kiraz genellikle ihraç edilirken, bunlarda zaten zorunlu olarak kalıntı analizleri yapılıyor.Başkan iç piyasaya verilen kirazlarda da bu analizlerin yapıldığını aktardı.

Kiraz üretiminde yaşanan bir diğer sorun da üretici fiyatlarının düşük olması. İzmir’de marketlerde 15 liradan aldığımız kiraza bazı fırsatçı tüccarlar 2-3 lira fiyat biçmişler. Bunun üzerine bu kalitede üretenler kirazı dalında bırakmışlar, toplayanlar da derelere dökmüşler.

İhraç edilen kirazın fiyatından üretici son derece memnun. İhracatçı tarafından verilen fiyat kiloda 30 lira. Korona tedbirleri gibi herhangi bir engel olmazsa ve bu fiyattan giderse kiraz, üretene para kazandıracak gibi duruyor.

Ancak iklim değişikliğinden hem ağacı hem de meyvesi en çok etkilenenlerden birisi de kiraz. Sıcağa gelemiyor. Geçen hafta İzmir’de 5 gün süreyle yaşanan mevsim normallerinin çok üstündekiacayip sıcaklıklar hem ağaçlara hem de ürüne zarar verdi. Ürün normalinden çabuk olgunlaştı, yumuşadı. Toplama da gecikince kalite, dolayısıyla da fiyat kayıpları yaşandı.

Bu yazı yazıldığında İzmir’de yağmur yağıyordu, başkanı aradım Kemalpaşa’da da yağdığını söyledi. Sıcağın üzerine gelen yağmur ve fırtına zaten sıkıntıda olan kiraz üreticisini daha da sıkıntıya soktu.

Üreticiyi sıkıntıya sokan diğer bir konu da yüksek elektrik fiyatları. Örneğin memecik gibi ağaçlardan yağlık zeytin üretiminde sulamaya gerek yok ama kirazın sulanması gerekiyor. Dolayısıyla kiraz üreticisi daha fazla elektrik parası ödemek durumuyla karşı karşıya kalıyor. Elektrik parasını ödeyemedikleri için bazılarının elektrikleri kesilmiş.

Bir diğer sorun da ihraç edilerek ülkeye döviz getiren, tüketiciye lezzetli bir ürün sunan kirazın desteleme kapsamında olmaması. Hava koşullarına aşırı bağlı olan ve iklim değişikliği nedeniyle de devamlı kalacak olan kirazın bu kapsama alınması gerekiyor.

Çözüm ne?

Hatta destekleme verilirken üreticilere kooperatif üyesi olma zorunluluğu getirilmeli. Kemalpaşa’da bir kooperatif var ancak sadece kiraz fiyatları düşünce ilgi görüyor. Kiraz hasadı başlayıp, fiyatların yüksek olduğu zamanlar kimse kooperatifi hatırlamıyor ve ürününü tüccarlara satıyor. Halbuki üreticiler kooperatifle çalışsalar kooperatifin elinde pazarlama gücü olacak ve fiyatlar hiçbir zaman 3 liraya kadar gerilemeyecek.

Kooperatif ayni zamanda gerek öz kaynaklarını kullanarak, gerek Avrupa Birliği, gerek Tarım ve Orman Bakanlığı gerekse de İZKA’dandestekler alabilir. Bu desteklerle marka yaratıp,üretimin fazla olduğu dönemlerde kurutulmuş kiraz,  konsantre kiraz suyu gibi yeni inovatifürünler yaparak hem kiraz fiyatlarının düşmesini önleyebilir hem de Kemalpaşa’da kirazdan başlayarak tarıma dayalı sanayiyi kurabilir. Köylülere vereceği eğitimler de cabası.

Bu da beraberinde işsizliğin had safhada olduğu ülkede istihdamakatkı da sağlayabilir.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum