İklim değişikliğinin tarımdaki etkileri
Reklam
Reklam
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

İklim değişikliğinin tarımdaki etkileri

20 Kasım 2019 - 09:32

Türkiye’deki çiftçilerde iklim değişikliği farkındalığı her geçen gün daha fazla artıyor. Örneğin Aydın’daki köylüler jeotermaller nedeniyle oluşan lokal iklim değişikliğinin etkilerini ürettikleri incir, zeytin, meyve ve sebzelerdeki hastalıklar ve verim düşüklükleri ile daha fazla hissediyorlar.
Bu bilinç git gide diğer bölgelere de yayılıyor ve artık köylüler aşırı yağışlar, kuraklık, fırtına ve doluları iklim değişikliğine bağlıyorlar. Verimdeki azalışlar ve yeni/aşırı bitki hastalıkları da onlara göre küresel ısınmanın sonucu.
Hakikaten bu yıl havalar pek kurak ve sıcak gidiyor. Nisan ayını aratmayan sıcaklıklar nedeniyle zeytinler yere düşüyor, bir kısmı ağacın üzerinde kuruyor ve bunlardan elde edilen yağlar da 10 asidin üzerinde çıkıyor.
Evlerde hala sivrisinekler cirit atarlarken, Batı ve Güney illerinde insanlar sokakta şortlarla dolaşıyorlar. Bu acayip durumlar küresel ısınmanın tetiklediği iklim değişikliğiyle anlatılabilir ancak. 
Böyle devam ederse ki edecek gibi görünüyor gelecekte su kaynaklarının azalması, orman yangınları, aşırı yağışlar, dolu, kuraklık ve çölleşme ile Türkiye tarımı daha fazla etkilenecek.
İklim değişikliğinden, yağmur yağmayacak şeklinde bir çıkarım yapmak doğru değil. Esas olan yağışın miktarı değil, şekli. Yağışlar afetler şeklinde olmaya başladı. Şiddetli yağışlar ile toprakta suyun tutulması güç ve yağmur suları sel olup akarken yarar yerine erozyona sebebiyet vererek zarar veriyorlar.
Yine aşırı yağışlar, nem artışına bağlı olarak bitkilerde böceklenme ve hastalıkların çoğalmasına da neden oluyorlar. Gelecekte ağaçların yok olması ile insanlar sıkıntı, açlık ve sefalete düşecekler.
Sıcaklık artışı sadece bitkisel ürünlerde değil, hayvanlarda da ölüm oranları, yem tüketim miktarları, hastalıkların artması, canlı ağırlık, et-süt verimi ile gebelik oranları üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.
Isınmanın bu olumsuz etkileri sebebiyle gelecekte köylüler ürünlerini değiştirmek zorunda kalabilecekler.
Bu nedenle gelecekte Türkiye, tarımsal destekleme programını değiştirmek durumuyla yüzleşecek. Desteklemeler iklim değişikliğine göre şekillenecek olan yeni ürünlere verilecek.
Yapılacaklar var tabi ki
Köylülerin bireysel olarak iklim değişikliğinin bu etkileriyle mücadele etmesi olası değil. Ancak kooperatifler bunun etkisini azaltacak önlemler alabilirler. Yani küresel iklim değişikliği ile mücadele için köylülerin bu yapılar etrafında birleşmeleri gerekiyor. Yoksa ne AB, ne ABD, ne İsrail ne de kooperatifleri güçlü ülkeler ile rekabet şansımız kalır.
Bir de devletin bunlarla mücadele yeteneği ve ekonomik gücü de çok önemli tabii ki.  Hala fosil yakıt temelli elektrik santralleri kuruluyor. Halbuki rüzgarın ve güneşin bol olduğu Anadolu ve Trakya coğrafyasında, elektrik üretiminde söz konusu yenilenebilir kaynak yatırımlarına daha fazla destek ayrılması gerekiyor.
Ülke artan nüfusunu sağlıklı bir biçimde beslerken, dünyaya hasar vermemek mümkün. Bunun için entegre zararlı mücadele, besin yönetimi, organik tarım, toprak-su koruma, hayvan refahını iyileştirme gibi bazı sürdürülebilir tarım uygulamalarının da devreye sokulması gerekiyor.
Biz önerelim de…
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum