Reklam
Reklam
Reklam
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

[email protected]

Hindistan; sadece bir örnek

07 Nisan 2021 - 07:35

Hindistan hükümetinin Eylül 2020’de meclisten geçirdiği yasa sonrası başlayan ve katılımın yüzbinleri bulduğu protestolar hala devam ediyor. Hükümetaldığı bu kararla tarım sektörüne devlet desteği sunmak yerine, onları büyük çiftçi grupları ve çok uluslu şirketlerin insafına bırakıyor.
Bu şirketler için, tarımın sosyoekonomik önemi değil, kar etmek öncelikli olduğu için üreticiler, şirketlerin belirlediği ürünleri, onların verdiği fiyatlara satmaya razı olacaklar. Çiftçiler bu alışverişten bırakın kazançlı çıkmayı bazıları borçlu çıkacak ve hatta bu yüzden topraklarını kaybedenler bile olacak.

Hindistan’da tarım gerek istihdam gerekse gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) yaptığı katkılar nedeniyle hala çok önemli bir sektör konumunda. Hindistan’ın 2.9 trilyon dolarlık GSYH’sı içerisinde tarım sektörü yüzde 15 paya sahip. GSYH içinde payı çok yüksek gibi görünmüyor olsa da ülkedeki istihdamın yüzde 60’ının, yaklaşık 800 milyon insanın geçimi bu sektöre bağlı.

İntiharlar artabilir…
Hindistan daha önce dünyanın büyük vakıfları tarafından gizlice yapılan kısırlaştırma çalışmaları ve genetiği değiştirilmiş tohumlar (GDO) nedeniyle çiftçi intiharlarıyla gündeme gelmişti. Bu durumda toprağını kaybeden çiftçi intiharlarının artmayacağını kim söyleyebilir ki?

Aslında bütün bu olaylar dünyada yaşanan ve son yıllarda daha çok artan biyopolitik savaşların bir sonucu. Dünyadaki suyu, gıdayı ve sağlığı tekelleştirmek isteyen çok uluslu şirketler hızla yol almak istiyorlar ve hükümetleri etkileyerek kamucu tarım politikalarından onları vazgeçiriyorlar.

Devletin kollarından koparılan ve açıkta kalan köylüler acımasız neoliberal tarım politikalarının ağırlığı altında eziliyorlar. Birçoğu zarar edip arazilerini tarım şirketlerine devrediyorlarve böylece toprağın mülkiyeti el değiştiriyor.

Hindistan’daki eksen kayması bu süreci ne kadar etkiledi?
Hindistan özeline dönersek. Hükümetin hızla bu yasaları geçirmesinde Hindistan’ın eksen kaymasının rolü var mı acaba diye düşünüyor insan. Gandi liderliğinde İngiltere’den bağımsızlığını kazanarak Atatürkönderliğindeki Anadolu devriminden sonra emperyalizme bir darbe daha vuran Hindistan yıllarca bağlantısız ülkeler grubunda kalmış ve sonra da BRİCS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika’dan oluşan ve dünya nüfusunun yüzde 40'ına maden rezervlerinin yüzde 60’ına, tahıl ürünlerinin yüzde 40’ına sahip olan bir birlik) ülkelerine dahil olmuştu.

ABD’nin mücadele eksenini uzak doğuya kaydırması ve bu çerçevede Çin’i hedef alması ile işler değişmeye başladı. Çin ile Rusya’nın arasını bozamayan ABD, Hindistan’ı birlikten koparmaya çalışıyor. Çin’in “bir kuşak bir yol” projesine Pakistan’ın dahil olmasıyla birlikte Hindistan-Pakistan sorununda Hindistan’ı destekleyerek havuç politikası uyguluyor. Ancak karşılığında ne istiyor?

Hindistan köylülerini başına gelenler acaba istediklerinin bir sonucu mu? 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test