Hayvancılık ne durumda?
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Hayvancılık ne durumda?

10 Temmuz 2019 - 06:26

Türkiye’de 1980 yılına kadar hayvan türlerinin tümünde görülen artış, bu tarihten itibaren tersine bir gelişim gösterdi. Öyle ki o zamanlar bir kişiye iki hayvan düşüyordu.
Önce 24 Ocak 1980 ekonomik istikrar tedbirleri ile Süt Endüstrisi Kurumu (SEK), Et Balık Kurumu (EBK) gibi kamu iktisadi teşekküllerinin(KİT) özelleştirmelerin önünün açılması ve ardından 1984’te Güney Doğu’da başlayan PKK terörüyle birlikte, hayvan sayıları gittikçe düştü.
Küçükbaş hayvanlardan elde edilen süt oranı 18 yıl önce yüzde 17’ye varıyordu. Keçilerin ormanlara zarar verdiği düşüncesiyle hükümetlerce desteklenmemesi, ülkenin tek mandacılık enstitüsünün kapatılması, Türkiye’de ciddi bir keçi ve manda kaybına neden oldu.
Koyunların sayısı da, gerek terörden kaynaklanan sorunlar, gerekse sağlıkta “kolesterol” kaygısı yüzünden azaldı. Son olarak da hastalıklardan ari hayvan getirme bahanesiyle sektörü olumsuz yönde etkileyecek olan damızlık düve ithalatına izin verildi.
1999yılı sonundan başlayan ve Uluslararası Para Fonu (İMF)’ye verilen iyi niyet mektupları, doğrudan gelir destekleri, İMF/Dünya Bankası/Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ)  tarım ve hayvancılığına yaptıkları müdahaleler, bunların sonucunda yem bitkileri-canlı hayvan-damızlık-karkas et ithalatları-düşük süt fiyatları-yüksek et fiyatları hayvancılığı bitirme noktasına getirdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre;son yıllarda hayvan varlığında bir artışın söz konusu olduğu görülüyor.
Hayvancılığa verilen desteklerle hayvancılık faaliyetlerinin ekonomik anlamda cazip hale gelmesi, bireylerin beslenme konusunda daha bilinçli bir noktaya gelmesi, hayvansal protein kaynaklarının beslenme düzenindeki önemi hususundaki farkındalığın artması bu artışın sağlanmasında önemli rol oynadı.
Son beş yıllık süreç içerisinde sığır varlığı yüzde18,2 artarak 17 milyon başın üzerine, koyun varlığı yüzde20 artarak 35,1 milyon başa ve keçi varlığı da yüzde18,4 oranında artarak 10,9 milyon başa yükseldi. Yani her şeye rağmen bugün 4 kişiye 3 hayvan düşüyor.
Ancak hayvanların büyük çoğunluğunet ve sütverimi düşük ırklardan oluştuğunu da ifade etmek gerekiyor.
Aslında gıda egemenliğinin korunması, istihdamın arttırması, diğer sektörlere hammadde sağlanması, ülke ekonomisine katkı sağlanması, kentsel göçü ve bunun ortaya çıkardığı sosyal problemleri azaltılması gibi sosyal ve ekonomik birçok sorunun çözümüne katkı sağladığı düşünülünce tarım ve hayvancılığın ne denli önemli olduğu ortaya çıkıyor.
Bizden söylemesi…
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum