Gıda zehirlenmelerinde sorumluları kimler?
Reklam
Reklam
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Gıda zehirlenmelerinde sorumluları kimler?

04 Aralık 2019 - 06:13

Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama son zamanlarda toplu yemek yenen yerlerden ve ıspanak gibi tarım ürünlerinden gıda zehirlenmeleri haberleri geliyor. Hatta geçenlerde çıkan bir haberde özellikle ev konservelerinde sorun teşkil eden ve son derece tehlikeli bir bakteri olan Clostridıumbotulinium’un sebep olduğu “Botulinum” zehirlemesinin yaygınlaşmaya başladığı ifade ediliyordu.
Yine hayvanlar ve süt ile süt ürünlerinden geçen özellikle de pazarlarda bidonlar içerisinde satılan taze peynirlerden geçen Brusella hastalığı da artmaya başladı.
Artma nedenlerini tek cümle ile özetleyeyim isterseniz. Gıda teknolojisi, gıda mikrobiyolojisi, süt teknolojisi, hayvan sağlığı ile veteriner mikrobiyolojisi konularında bilgi sahibi olmayanların söyledikleri yanlış şeyler bunlara neden oluyor.
Tüketicilerin büyük bir bölümü de maalesef bu kişilerin söyledikleri gibi en taze sütün ahırlardan gelen süt, en güvenli peynirin pazarlarda satılan peynir, en doğru olanın evlerde yapılan konserve olduğuna inanıyorlar.
Halbuki teknoloji diye bir şey var. Fransız bilim insanı Pastör bundan 250 yıl önce gıdalara uygulanan pastörizasyonu bulduğunda gıdaların güvenliği sağlanmaya başlandı. Ardından soğutma, dondurma, koyulaştırma, kurutma teknolojileri ile sterilizasyon ve ambalajlama teknikleri gelişti ve gıda güvenliği pekişti. Günümüzde gıdalar bu yöntemlerle artık daha güvenilir olarak üretiliyorlar.
Diğer yandan hileli gıda üreten hilebazlar yanlış algıların yaygınlaşmasında son derece etkili oluyorlar. Tüketiciler Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayınladığı ifşa listelerine baktıklarında, binlerce firmanın binlerce hileli ürün üretip bunları market raflarında pazarladıklarını görüyorlar ve yanlış olan bilgileri daha da pekişiyor.
Bunları okuyanların ambalajlı gıdalara olan güvenleri sarsılıyor ve önüne gelenden yani hastalıklardan ari işletmelerden gelip gelmediğine bakmadan çiğ süt satın alıp ondan sözde içme sütü ve yoğurt yapıyorlar, pazarlardan aldıkları taze peynirleri, köy tereyağı diye ucuza satılan margarin ya da patates püresi ile karışık tereyağlarını kaliteli diye tüketmeye çalışıyorlar.
Sonuçta bunları tüketenlerin sağlıkları bozuluyor ve bu toplum sağlığı meselesi haline geliyor. Hastalıklar yayılarak başka insanların da hastalanmalarına neden oluyorlar ve toplumun sağlığı bozulurken, tedavi masrafları ile işgücü kayıpları meydana geliyor.
Bir de bu tür zehirlenmeler özellikle bebekler, çocuklar, yaşlılar, hamileler, kronik hastalığı  bulunanlar, bağışıklık sistemi  bozuk olanlar ilekanser tedavisigörenlerde daha ciddi problemler  oluşturabiliyor.
Bu nedenle evde yapılan konserve, domates ürünleri, özellikle pazarlarda satılan taze peynirlere çok dikkat edilmeli. Domates ve biber katılarak yapılan melemenlik domatesin de en riskli olan gıdalardan olduğu bilinmeli.
Bir de gittiğiniz restoran-büfelerde herhangi bir olumsuz durumla karşılaşırsanız ücretsiz olan ALO 174 GIDA HATTI’nı mutlaka arayın.
En iyisi sağlıklı kalmaya dikkat edin…
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum