Reklam
Reklam
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Gıda terörü tam gaz devam…

19 Şubat 2020 - 07:35

21 Ağustos’ta bu köşede “Gıda hileleri hasta ediyor” isimli yazımda Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gıdalarda hile yapan firmalar ve hileli gıdalar listesi üzerinden toplumun nasıl hastalandığını yazmıştım. Bu yazının ardından iki ifşa listesi daha yayınlandı.

Yapılan hileler ve yapan firmaların aynı olmasından bir şeylerin değişmediğini anlıyoruz. Demek ki yaptırımlar yetersiz. O zaman yaptırımların caydırıcı olacak şekilde arttırılması gerekiyor.

Bir de bu listelerde sadece adresi belli olan ve denetlenebilen firmaların isimlerinin olduğunu düşündüğümüzde, konunun nasıl korkunç bir boyutta olduğunu görüyoruz.Türkiye’de kayıtlılardandaha fazla merdiven altı çalışan firmalar bulunuyor ve bunların nerede, ne zaman ve neyi ürettikleri belli değil.

Dünya Tüketici Örgütü’ne göre; ekonomik büyüklüğü tüm dünyada 50 milyar dolar civarında olan hileli gıda sektörünün Türkiye’deki büyüklüğü ise5 milyar doları aşıyor.

Dünyadaki obezite ekonomisi 2 trilyon dolara ulaşmışken, hileli gıdaların neden olduğuobeziteye bağlı şeker, tansiyon, kolesterol gibi çeşitli hastalıklara, kanser gibi ölümcül hastalıklara, zayıflama ilaçlarına, spor salonlarına ödenen paralar ile hastalıklardan dolayı iş görememenin Türkiye’ye maliyeti de yılda 50 milyar lira.

İnsanların kanser olmasına ve iş göremez hale gelmesine sebep olanların ödedikleri para ise yalnızca 18 bin lira.

Ne yapılmalı?

Bir kere tarladan-sofraya, çiftlikten-çatala bütün aşamalarda gıda güvenliği sağlanmalı. Tarlada/bahçede/bağda/hayvan ahır ve ağıllarında bunu sağlamak bugünkü çok parçalı ve az hayvanlı yapı ile çok zor görünüyor. Bitkisel ve hayvansal hammadde üretenlerin yani küçüklerin kooperatif çatısı altında birleştirilerek büyütülmesi gerekiyor. Türkiye’nin her yerinde köylüler ilçe bazlı kooperatifler şeklinde birleştirilirse ziraat mühendisliği ve veteriner hekim hizmetleri alacakları için ürünleri daha güvenli üretecekler. Bu bir…

Bu kooperatiflerin marka oluşturmaları, bu markalar ile köylüden aldıkları hammaddeyi gıdaya çevirmeleri ve bu aşamada ziraat ve gıda mühendisliği, veteriner hekimlik hizmetleri almaları ile ikincil üretimde de gıda güvenliğini sağlayacak. Bu iki…

Devlet bu aşmada cezaları caydırıcı hale getirmeli. Hilelere karşı birincide para, ardından gıda ticaretinden men ve hapis cezaları getirilmeli. Caydırıcı cezalar hilebaz firmalar üzerinde etkili olacak ve hileler azalacak. Bu üç…

Devletetkin bir denetleme ağı kurmalı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nda çalışan mühendis ve veteriner hekimler iyi niyetliler ancak eleman sayısı etkin bir denetleme için yeterli değil. Örneğin ilk aşamada bakanlığa 5 bin ziraat mühendisi, 3 bin veteriner hekim ve 2 bin gıda mühendisi alınmalı. Ziraat mühendisleri ve veteriner hekimler birincil üretimde, gıda mühendisleri ikincil üretimde denetleme yapmalılar. Denetlemenin yanı sıra eğitimde vermeliler. Bu denetleme ve eğitimler gıda güvenliğini temin edecek. Bu dört…

Uygulanacak bu politikalar ile bir yıl sonra hileli gıdalardan dolayı ödenen 50 milyar liranın 40 milyara düştüğünü ve her yıl bunun azaldığını varsaydığımızda, topluma ne kadar büyük hizmet edileceğini bir düşünelim. Alınacak mühendis ve veterinerlerin yıllık maliyeti de devlete yıllık 10 milyar lira olacak. Burada hesap başa baş görünse de bir yandan sağlıklı birey sayısı artarken diğer yandan 10 bin kişi istihdam edilecek.

Bir de bu hizmetlerin her yıl 10 milyar azalttığını düşündüğümüz de devlet büyük bir kara geçecek.

Aslında hesap bu kadar basit…

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum