Reklam
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Bugünlerde hangi gıdalar nerelerden alınmamalı?

18 Mart 2020 - 07:41

Küresel koronavirüs salgını dünyayı tehdit etmeye devam ediyor. Çin atlatırken bu sefer merkez İtalya başta olmak üzere Avrupa ve ABD oldu. İtalya’da yüksek oranda turist girişi olmasına karşın hükümetin vurdumduymazlığı 16 bin olguya ve 1016 ölüme neden oldu.
Deprem değil çürük bina öldürür, kanserden değil, geç kalmaktan kork gibi gerçek şeylerin söylendiği Türkiye’de aslında insanlar koronavirüse karşı panik yapmamalılar, sadece önlem almalılar.
Alınacak önlemler de basit. Uzmanların söylediklerine göre bunlar; kalabalık ortamlarda bulunmamak, insanlarla tokalaşmamak,yanak yanağa öpüşmemek, ev-işyerihijyeni-kişisel hijyene dikkat etmek, evleri-işyerlerin sık sık havalandırmak, sigara içmemek, yeterli uyku uyumak, sporyapmak ve bağışıklık sistemini güçlü kılan yiyecekler tüketmek.
Hangi yiyecekler?
Böyle durumlarda probiyotik başta olmak üzere fonksiyonel ve organik gıdaların satın alınıp tüketilmesi gerekiyor.
Probiyotik yoğurt, probiyotik ayran, probiyotik kefir gibi içecek ve yiyecekler bağırsak sağlığı için son derece önemli gıdalar. Bunlar bağırsaklardaki zararlı mikropları ortadan kaldırarak, yaşlanmayı geciktiriyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyorlar.
Sadece beslemeyen, içerdikleri kalsiyum, fosfor gibi mineral maddeler, proteinler, vitaminler, bağışıklık maddeleri, lifli bileşikler ile sağlığın korunmasına yardımcı olan gıdalara da fonksiyonel gıdalar deniyor. Bunlara başta özellikle kefir olmak üzere süt ürünlerini, et ürünlerini, deniz ürünlerini, vitamin içeren meyveler ile vitaminler ve lif içeren tahıl ürünlerini, kuru baklagilleri, sebzeleri, turşuları, zeytinleri, şalgamı örnek olarak verebiliriz.
Organik gıdalar bağışıklık sistemimizi zayıflatan tarımdan gelen ya da gıda işleme sırasında gıdalara katılan sentetik kimyasalları içermiyorlar. Bağışıklık sistemimize zarar vermediği için de koronavirüsün etkisini azaltıyor, direnç kazanmamıza yardımcı oluyor.
Örneğin tahıl kepeğindeki ve kuru baklagillerde diyet lifler dışkı hacmini arttırarak zararlı maddelerin hızla bağırsaktan atılmalarını sağlıyor.
Vitaminlere gelince. C vitamininin vücudun savunma sistemini artırıcı etkisi bulunuyor. Meyve ve sebzeler, lahana, kırmızıbiber, ıspanak, çilek, karnabahar bu vitaminin en çok bulunduğu gıdalar.
Enfeksiyonlara karşı vücut direncini artıran diğer bir vitamin olan A vitaminin bulunduğu besinler: karaciğer, böbrek, balıkyağı, tereyağı, yağlı süt ürünleri, hayvansal yağlar, sıvı yağlar, havuç, kereviz, ıspanak, kayısı, muz ve kuşburnu.
Sağlık için diğer önemli bir vitamin de E vitamini. Buğday, soya fasulyesi, ceviz, marul, arı sütü, yulaf, sıvı yağlar, tereyağı, hayvansal yağlar ile yağlı süt ürünlerinde daha fazla bulunan E vitamini yaşlılarda bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Bu durum koronavirüsün daha çok etkilediği yaşlılar için daha çok önemli hele geliyor.
Bu yiyecek ve içecekler her şeye karşın mucize yaratmıyorlar. Yüksek ateş-kuru öksürük-nefes zorluğu gibi hallerde maske takıp mutlaka bir sağlık merkezine (tercihen koronavirüs için belirlenen karantina hastaneleri) gitmek gerekiyor. 
Nerelerden alınmalı?
Gıdaları alacağımız yerler de şu sıralar önem taşıyor. Çok sevdiğim pazar yerleri ve  buralarda açıkta satılan gıdalar sağlık için risk unsuru olabilirler. Örneğin pazarlarda açıkta satılan tereyağları ve brusella, tüberküloz etmenlerini taşıma riski olan taze peynirler hiç tercih edilmemeliler.
Ayrıca dükkan önlerinde, sokaklarda köşe başlarında, cami önlerinde ucuz, markasız, nerede, ne zaman, hangi koşullarda, nasıl üretildiği belli olmayan ürünler ile hileli gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Taklit veya tağşiş edilerek hileli hale getirilmiş gıdalar içerdikleri kimyasallar ile bağışıklık sistemine zarar veriyorlar.
Bu nedenle kapalı ambalajlar içerisindeki gıdalar tercih edilmeli.
Bu noktada tüketicilerin Tarım ve Orman Bakanlığı sayfalarındaki hileli gıda ifşa listelerine bakmalarını tavsiye ediyorum. Listeler şu anda daha önemli hale gelmiş durumda.
Bu arada tarımsal üretimden gelen ve üzerlerinde kimyasallar bulunan meyve ve sebzeleri iyice yıkamayı unutmayalım. Ancak yıkama lütfen deterjansız olsun.
Sonuç olarak, panik yok, önlem almak var!!!.
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum