Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

harunrasituysal@gmail.com

Beyaz altın "pamuk"

15 Temmuz 2020 - 08:08

Bazı şeyler vardır ki, değerine paha biçemezsiniz. Bunu söyleyince birçoğumuzun aklına hemen altın, elmas, zümrüt geliverir. Halbuki aç kaldığınızda altını yiyemez, soğuktazümrüdügiyemezsiniz. Buğday açlığınıza, elbise üşümenize çare olur. Elbiseyi de ancak önemli bir tarımsal hammaddeden yani pamuktan elde edersiniz.
Bu nedenle tekstilin hammaddesi olan pamuk, birçok ülkede stratejik bir ürün olarak tanımlanıyor vedestekleniyor.
Nitekim tarımda dışa bağımlı olmadığı yıllarda Türkiye’de de öyleydi. Dünyanın önemli bir pamuk üreticisi olan Türkiye’de üretim o kadar karlıydı ki pamuğa “beyaz altın“ adı veriliyordu. Beyaz altın üreticisine, tekstil sanayicisine, ihracatçıya hem para kazandırıyor, hem de ülkede önemli oranda istihdam sağlıyordu. Çukurova, Büyük ve Küçük Menderes ovalarında her yer bembeyaz idi. Doğudan veya Güney Doğudan pamuk toplamaya işçiler geliyor, işçilerin yaşamları filmlere konu oluyordu.
Pamuk üretimi düştü…
Ne olduysa seksenden sonra oldu. 12 Eylül askeri darbesinin ardından seksenli yıllarda Türkiye tarımında uygulanan neoliberal, 2000’li yıllarda da IMF- Dünya Bankası-Dünya Ticaret Örgütü eksenli politikalar nedeniyle, pamuk üretimini attırmak yerine ithalat tercih edilmeye başlandı. ABD başta olmak üzere, bazı ihracatçı ülkelerin dünya borsalarına ucuz pamuk vermeleri nedeniyle Türkiye’de pamuk üretimi iyice azaldı.
Aslında bu ülkeler pamuğu ucuza mal etmiyorlar, ama üreticilerini destekliyorlar.  Bundan başka ucuz vadeli ihracat kredileri, düşük faizli krediler ve gelir koruma ödemeleri gibi destekler de bulunuyor. Yani son derece stratejik bir ürün olan pamuğu üretenleri koruyorlar.  Türkiye’de mazot, gübre, ilaç, elektrik, tohum gibi girdiler ile ekim alanlarının daralması, arazilerin parçalı ve dağınık olması maliyeti arttıran kalemler.
Tarladan-markaya pamuk çalıştayı
Tam bu aşamada İstanbul Sanayi Odası (İSO), tarafından düzenlenen “Tarladan Markaya Pamuk Çalıştayı” sonrası hazırlanan raporda, Türkiye’nin pamukta dünyanın en etkili üreticisi olabilecek durumdayken gücünü yeteri kadar kullanamadığı belirtiliyor.
            İSO’nun raporunda dünyadaki GDO’suz pamuğun yüzde 80’ine yakınını üreten Türkiye’nin pamuktaki gerilemenin önüne geçmesi ve dünya markası olması için aciliyeti ve etki gücü yüksek 10 politika önerisine de yer veriliyor.
Öneriler arasında; pamuğun stratejik ürün olması, verimle birlikte kalite ve sürdürülebilirliği önceleyenpamuğu alternatif ürünlere ve fiyat dalgalanmalarına karşı koruyacak bir destekleme sistemi oluşturulması, çiftçilerinsulama, gübreleme, ilaçlama, hasat konularında eğitilmesi, bütün süreçlerde bilgilendirilmesi, üretim, hasat, çırçırlama süreçlerinin modernize edilmesi, organik, iyi pamuk üretiminin yaygınlaştırılması gibi konular yer alıyor.
Bunları yaşama geçirmek hiç de zor değil gibi görünüyor. Kaldı ki geçmişi önemli oranda pamuk ekim alanlarınave üretim hafızası henüz kaybolmamış olan bir ülkenin pamuk gibi tarımsal sanayi hammaddesini ithal etmesi gerçekten insana üzücü geliyor.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test