Neslihan Karayılan

Neslihan Karayılan

neslikarayilan@hotmail.com

Bir de Aşk' ı Anlat Dediler!

04 Ocak 2020 - 11:45

Kişi aşkı da diğer bütün duygularda olduğu gibi kendi yaşamış olduğu deneyimlemeye göre tanımlar. Örneğin Aragon "mutlu aşk yoktur'' derken aşkın mutluluk getirmediğinden değil, benim aşka bakışım bu der, çünkü o aşkı tanımladığı gibi yaşamıştır.

Eğer bir kişi "ben aşık olamıyorum'' diyorsa insanlaşma sürecinde tefekkürde geride kalmıştır. Burada en önemli kavram hiç şüphesiz ''tamamlanma'' sürecidir yani temel kişilik süreci.

İnsan zihni ''ötekiyle'' tamamlanan bir varlıktır. Sevebilmek için sevilebilmiş olmak gerekir. Eğer bunu başaramıyorsa orada ki ''neden?'' sorusunu kendisine sormalıdır.

Toplum arasında klişe bir inanış vardır, "kaçan kovalanır'' deriz ama böyle bir şey yoktur. Burada ancak ve ancak sizin evebeyininizle olan ilişkinizde tamamlanmamışlık durumu vardır. Bu tip kişilikler şehvetle şefkati birleştiremeyen kişilerdir. Yani hayranlık duyduğu kişiye aynı anda şehvet duyamayan kişiler. Ve yine bu kişiler ilişkiyi satın alma haline dönüştürür, maddeleştirir ve nesnelleştirirler. Ya da kendilerinden düşük kendilerinden eksik biriyle olmayı tercih ederler. Çünkü karşıdakinde kendilerini tamam görme hissiyatını duyarlar. Ama sonuç hep hüsrandır çünkü anne babasıyla tamamlayamadığı aşkı ilk birliktelikte kaçmakta bulur. ''Issız Adam'' filminde ki rol karakterinde olduğu gibi.

Oysa esas olan, ötekine giden tekrar bana yansıyorsa ve bana geldiğinde de benden geldiğini unutmak olmalıdır.

Aşk birazda öteki olmadan da varolabilme şeklidir. Yani kişi önce kendini sonra da karşıyı tanımalı. Elbette ki hepimizin iyi kötü dediğimiz yanlarımız var, bunu anlayıp gördüğümüz sürece iyi ilişkiler kurarız. Ve eğer gerçek bir aşk istiyorsak, aşkın zaman, bakım en önemlisi de sadakatle öpülmek istendiğini unutmamalıyız. Aksi durumda geldiği gibi gider.

Bizi mutlu olmanın yolunun metalaşmaktan geçtiğine ikna etmeye çalışan sisteme karşı aşkla aşk için varolmada buluşalım...

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Elif ÇIRAK
    7 ay önce
    Aşk' ı çok güzel tanımlamışsınız; öncelikle kendimizi sevmeliyiz ki karşıdaki bizdeki güzelliği görebilsin. Aşkla yazdığımız büyülü yolculuklarımda da önce kendini tanı ve sev dedik, hepimiz yukarıdan yansıyan ışığın tezahürü olarak var olduk, o yüzden maddeleşmeden önce ruh olduğumuzu unutmadan ve de alma verme dengesini de bozmadan her şeyi aşkla sevmeye devam edelim, diyorum, aşk olsun...
test