Reklam
Reklam
Reklam
Kazım Kaplan

Kazım Kaplan


Kurumlar Vergisi artırılmalı mı, indirilmeli mi

05 Nisan 2021 - 07:35

Vergi oranlarında ki % 50’lik artış vergi gelirlerinde de % 50’lik artış gibi düşünülebilir. Ancak bu konuda arz yönlü iktisatçı Arthur Laffer’in 1974 de dile getirdiği görüşünü, kendi adını verdiği Laffer Eğirisi ile anlatmaktadır.

Cato Enstitüsü'nün eski kıdemli üyesi Daniel J. MITCHELL makalesindeki anlatımına göre, “Laffer eğrisi, vergi oranları ve vergi gelirleri ile tahmini olarak vergilendirilebilir gelirler arasındaki ilişkiyi göstermektedir. Laffer eğrisi, yüksek vergi oranlarının vergi gelirlerinde kesin olarak bir azaltıcı etki oluşturacağını en iyi şekilde göstermektedir. Fakat eğri üzerinde çok daha aşağılarda yer alan vergi oranları, vergiye tabi gelirleri değiştirerek vergi gelirlerinde bir azalışa neden olabilmektedir. Politikacılar Laffer eğrisinin bu her iki yönünü çoğu zaman tartışmaktadırlar. Bazı zamanlar Cumhuriyetçiler, ‘Yapılan vergi indirimleri sonucunda oluşan maliyetlerin kendi ceplerinden çıkacağını’ Laffer eğrisinin bir anlamı olarak ifade ederler. Bunun aksine bazı demokratlar ise, vergi politikalarının ekonomik performans üzerinde hiçbir etkisinin olmayacağını ifade ederler” diyerek konuyu özetlemektedir.




Ekonomist Mahfi Eğilme ise kendi internet sitesinde, “Laffer Eğrisi’nin ortaya koymaya çalıştığı şey şudur: “Vergi oranı sıfır olduğunda vergi toplanmayacak, oran yüzde 100 olduğunda ise bütün kazancını vergi olarak verecek olan kişiler üretim yapmayacak dolayısıyla vergi doğmayacak emektir. Vergi oranının R1’den R2’ye artırıldığını varsayalım. Bu durumda vergi gelirleri T1’den T2’ye yükselmektedir. Vergi oranının R2’den R3’e artırıldığını varsayalım. Bu durumda kişiler elde ettikleri gelirin çoğunu vergi olarak ödeyeceklerini gördükleri için çalışma saatlerini azaltacaklar ve vergi tahsilâtı artmayacak, tam tersine T2’den T1’e gerileyecektir. Dolayısıyla bu teze göre aşırı yüksek olan vergi oranlarında yapılacak indirimler, bir yandan insanların daha fazla çalışmasını teşvik ederken bir yandan da vergi kaçırma arzularının düşmesine yol açacak ve vergi tahsilâtını azaltmak bir yana artıracaktır.”    

Yani kısacası vergi artışı demek vergi geliri artışı demek değildir diyor Arthur Laffer.

Bugün bu konuya nereden geldik. Denizli Milletvekili Nilgün ÖK imzalı, TBMM ye sunulan Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinde, Kurumlar Vergisi oranının 2021 yılı için % 25, 2022 yılı için ise % 23 olarak uygulanması teklif edildi.

Kurumlar Vergisi % 20 olarak uygulanmakta iken, 05.12.2017 de yürülüğe giren uygulamaya göre 2018-2019 ve 2020 yılları için % 22 olarak uygulandı. Daha eski yıllarda Kurumlar vergisinin % 10 Fon olarak tahakkuk edilip ödenirdi. Yani Kurumlar Vergisi mükellefleri için toplam maliyet % 22 idi. 4842 sayılı kanun ile 01.01.2004 tarihinden itibaren fon payı uygulaması kaldırıldı.

Kurumlar Vergisinin Toplam Vergi Gelirleri içerisindeki payı son üç yılın ortalaması yaklaşık % 11.2

Bu pandemi sürecinde iş hacmi azalan, gelirleri düşen kurumların yaralarını sarmaya çalıştığı dönemde onlardan daha fazla oranda vergi istemek, vergi gelirlerini arttırır mı düşürür mü, kanun teklifi kabul edilirse hep birlikte göreceğiz. Onun için şimdi gözler, mecliste % 25’lik Kurumlar Vergisi oranının kabul edilip edilmemesinde.

Başsağlığı,
Geçen hafta köşe yazımı yazamadığımdan biraz geç kalmış bir başsağlığı.
İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı sayın Vedat ADAK’ın babasına Allah’tan rahmet, kendisine ve ailesine başsağlığı dilerim.


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
    test