Reklam
Reklam
Reklam
Hüseyin Çağlar

Hüseyin Çağlar

[email protected]

Nehirler özgür aksın

14 Mart 2021 - 07:30

14 Mart Dünya Nehirler içinEylem Günü. Bu yıl 24'üncüsü kutlanacak olan “Dünya Nehirler için Eylem Günü” önerisi, ilk kez Mart 1997’de Brezilya’nın Curibita kentinde gerçekleşen “Barajlardan Etkilenenlerin Uluslararası Toplantısı” katılımcıları tarafından gündeme getirilmişti. Toplantıya katılan 20 ülke temsilcisi, 14 Martı tüm dünyada nehirlerin üzerinde kurulan baraj ve HES’ler gibi yıkım getiren hidrolik projeleri, bunlardan etkilenen insanları, diğer canlıları ve gelecek nesilleri, ve bu yıkım projeleriyle baş etmek için yapılan mücadeleleri anlatma ve bu mücadelelerin politik olarak güçlenmesi günü olarak ilan etti.

Aynı gün kabul edilen Curibita Deklarasyonu’nda şöyle deniliyordu: “Hepimizin mücadeleleri bir, çünkü kurulan barajlardan en fazla etkilenen insanlar tüm dünyada aynı şekilde karar alma süreçlerinden dışlanıyor. Bu kararlar halk tarafından alınacağına, teknokratlar, politikacılar ve ticaret elitleri tarafından kendi güçlerine güç katmak ve servetlerini büyütmek için alınıyor ve barajlar sadece onlar için kuruluyor.”

Dünya Barajlar Komisyonu’nun 2000 yılında yayınlanan raporuna göre dünyanın nehirlerinin üzerinde 45 bin’den fazla büyük baraj kurulu durumda Bu barajlar 40 ila 80 milyon insanı yaşadığı topraklardan göçe zorladı Geçimlik tarımla uğraşan bu insanların çok büyük çoğunluğu kentlerde vasıfsız işçilere dönüşerek daha da yoksullaştı. Barajlara ve onların yerinden yurdundan ettiği insanlara dair verilerin günümüzde çok daha yüksek olduğu biliniyor. Sadece barajlar değil, büyüyen kentlerin artan su taleplerini karşılamak için gerçekleştirilen havzalar arası sutaşıma projeleri de benzer sorunlara neden oluyor.

Nehirler, hayatımızın can damarı, yaşamın ta kendisidir. Birçok balık türünü ve canlıyı bünyesinde barındıran nehirler aynı zamanda insanlara içme suyu kaynağı oluyor ve tarımsal faaliyetlerinde de önemli rol oynuyor.  Derelerin akmadığı dünyada yaşam da durur. Bugün Türkiye’de nehirlerle ilgili yaşananlar dünyada nehirlere yönelik katliamın en dramatik örneklerini teşkil ediyor. Biyolojik çeşitlilik ve zenginlik bakımından en şanslı coğrafyalardan olan Anadolu, nehirler üzerindeki baskı ve şirketlere para kazandırmaktan başka amacı olmayan politikalaryüzünden bu zenginliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.

Türkiye’de, 2023’e kadar 1738 adet baraj ve HES, ilaveten 2000 sulama ve içme suyu barajı yapılması planlanıyor. 2023’te Türkiye’de özgür akan tek akarsu dahi kalmayacak. Bu akarsuların hemen hepsi şirketlerin malı olacak ve yaşamın kaynağı olma özelliklerini kaybetmiş olacaklar. Türkiye’de biyolojik çeşitliliğin (İnsan dahil tüm canlılar) yüzde 90’ına yakınını barındıran 305 Önemli Doğa Alanı’ndan 185’i HES ve barajların tehdidi altında. Bu alanlar dönüşü olmayacak şekilde yok olmak üzere. Yanlışların dayanağı “Su boşa akıyor” sözü. Oysaki nehirlerin, derelerin boşa aktığını söylemek, balıkların boşa yaşadığını, suyun aktığı yerden bitkiler boşuna filizlendiğini, canlıların boşuna hayat bulduğunu, milyonlarca yıldır doğanın işleyişinin boşuna olduğunu söylemekle aynı şey.

Sadece Türkiye’yi değil tüm yerküreyi ilgilendiren bu korkunç tabloyu değiştirebilmek için yerelde olduğu kadar küre ölçeğinden de mücadele verilmeli. 14 Mart tüm dünyada barajlar ve HES’lerdenşikayet eden halkların ortak sesi ve bu sese Türkiye’den de yeni sesler eklenmeli. Nehirlerimiz kâr için değil, yaşam için aksın!
Bırakın 'Nehirler özgür aksın.'

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
    test