Reklam
Reklam
Reklam
Hüseyin Çağlar

Hüseyin Çağlar

[email protected]

İklim krizi için harekete geç

28 Şubat 2021 - 07:40

Sanayileşme ve kentleşmenin ortaya çıkardığı sorunların başında ekolojik sorunlar gelmekte. Ekolojik sorunlar, genellikle insan kaynaklı etkilerin, ekosistemi ve doğal dengeleri bozması ile başlamıştır. Her geçen gün artan ve acil çözümler gerektiren ekolojik sorunlar, son yıllarda başta insanlık olmak üzere tüm bitki ve hayvan türlerini ve yaşamlarını ciddi bir şekilde tehdit eder hale gelmiştir.

Bilindiği gibi, doğa çeşitli dengeler üzerine kuruludur. Belirli bir alanda bulunan canlılar ve bunları saran çevrenin karşılıklı ilişkileri ile ekosistem meydana gelir. Ekosistem bozulursa doğal denge bozulur ve yaşamı olumsuz etkileyen durumlarla karşılaşılır.

Doğal afet olarak görülen olayların deprem, tsunami, yoğun yağışlar, sel, dolu, fırtına, hortum neredeyse tamamına yakınını son birkaç ayda yaşadık. Ekosistem bozulmaya devam edilirse ve gerekli önlemler alınmaz ise önümüzdeki yıllarda bu tür olaylarla daha sık karşılaşacağız gibi görünüyor.
Ekolojik sorunların başında ise iklim krizi gelmektedir.

İklim krizi, son yıllarda sıkça duyduğumuz, küresel ısınmaya bağlı ve sonuçları itibariyle sadece insanların değil tüm canlıların yaşamını tehdit eden bir durumdur. Eğer acil önlem alınmaz ise temiz hava, temiz su ve yeterli gıdaya ulaşmak konusunda çok ciddi sorunlarla karşı karşıya geleceğiz.

Küresel ısınma, atmosferde sera etkisi yaratan ve sera gazı da denilen başta karbondioksit olmak üzere, çeşitli gazların yer kabuğu ve denizlerin ortalama sıcaklıklarında artışa neden olmasıdır. Sera gazları atmosferde belirli bir oranda bulunmaktadır ve bu durum dünyanın

sıcaklığını belli oranda tutar. Ancak bu gazlar atmosferde arttığında yerkürede de ısınma artar ve bu da küresel ısınmaya neden olur. Küresel yeryüzü sıcaklığındaki artış (küresel ısınma) iklim değişikliğine bir başka deyimle iklim krizine neden olmaktadır. Neden iklim krizi diyoruz. Çünkü, küresel ısınmayı azaltmak veya durdurmak ve bundan kaynaklanabilecek geri dönüşümsüz çevresel zararları önlemek için acil önlem alınması gereken bir durum olduğu için.

Küresel ısınmanın birçok nedeni olmakla birlikte ağırlıkla fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan karbondioksit ve diğer sera gazı salımları ile ormanların çeşitli biçimlerde yok edilmesidir.

Yapılan incelemeler, dünya sıcaklık ortalamalarının bugüne kadar geri dönülemez bir şekilde 1ºC arttığını gösteriyor. Yalnızca 1 derecelik artış bile kasırgalar, orman yangınları, aşırı yağışlar ve beraberinde sel felaketleri, sıcak hava dalgaları gibi doğal felaketleri yaşamamıza neden olurken, gerekli önlemler alınmadığı ve karbon salımları azaltılmadığı hatta durdurulmadığı takdirde gezegen çok kısa bir süre içerisinde canlıların yaşamı için uygun olmayacak hale gelecek.

Birleşmiş Milletler dünyanın, iklim değişikliğini, sanayi üretimine geçilmeden önceki dönemin ortalama sıcaklıklarının 1,5 santigrat derece üzeri ile sınırlaması gerektiğini söylüyor.

Bilim insanları, ısı artışını bu düzeyde tutabilmek için küresel ısınmaya neden olan başta fosil yakıt tüketimi ve sera gazının durdurulması olmak üzere toplumsal yaşamın her alanında çok hızlı ve çok kapsamlı değişiklikler yapılması gerektiği uyarısında bulunuyorlar.

Bu amaçla 2015 yılında Paris Anlaşması imzalandı. Paris Anlaşması’nı bugüne kadar 197 ülke imza attı. 191 ülke anlaşmaya taraf olarak süreci tamamladı. Ancak, Türkiye'nin dahil olduğu 6 ülke anlaşmayı iç hukukta onaylama sürecini tamamlamadıkları için sözleşmenin tarafı olarak görünmemektedir. Geçtiğimiz günlerde çeşitli ekoloji örgütleri tarafından Türkiye'nin Paris Anlaşması’nı onaylaması için imza kampanyası başlatıldı

Paris Anlaşması’na rağmen fosil yakıt tüketimi ve sera gazı artışı devam etmektedir. Gelişmiş kapitalist ülkeler başta olmak üzere karbon salınımını en çok yapan ülkeler bu değişiklikleri yapma konusunda ayak sürüyorlar.

Görünen o ki, bu değişiklik, sadece ve sadece dünya halklarının mücadelesi ve etkili eylemleri ile mümkün olacak. Ekolojistlerin sıkça dile getirdiği o meşhur sloganı bir kez daha hatırlayalım.

“İklimi Değil, Sistemi Değiştir.”

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
    test