Reklam
Reklam
Reklam
H. Murat Ersöz

H. Murat Ersöz

murat@yenibakis.com.tr

2019'un en çok kazandıranı

15 Ocak 2020 - 07:33

Ekonomik yönden hayli çalkantılı bir yılı geride bırakalı iki hafta kadar oldu. Geçtiğimiz yıl boyunca parasını enflasyona karşı korumak isteyen halkımız birçok yatırım aracına yöneldi. Bunların başında ise hiç şüphesiz vadeli mevduat hesaplarına özel bankalar tarafından adeta yarışırcasına verilen faiz oranları idi. Ülkemizde faaliyet gösteren Hollanda menşeili bir banka, haziran-temmuz-ağustos aylarında ''hoşgeldin özel faizi'' kapsamında %24 gibi bir oranla günlük faiz vermekte idi. Bu faiz oranı sanıyorum ki tüm yıl boyunca verilen en yüksek mevduat faizi idi.
Merkez Bankası Türk Lirası'na verdiği yüksek faiz ile dövizin yükselmesini baskılarken diğer taraftan ise piyasadalardaki nakit akışını yavaşlatmakta idi. Elinde avucunda, kıyıda köşede ne kadar birikimi olan varsa herkes bankalara yatırır olmuştu. Mevduat faizleri artarken elbette konut-taşıt-ihtiyaç kredilerininde oranlar hayli yükselmiş vaziyette idi. Yeni sahiplerini bekleyen konutlar boş, galerilerde ise sıfır araçlar sahipsiz bir şekilde bekleyiş içersinde idiler.
Yüzde 24'lere varan mevduat faizinin çekici geldiği gayrimenkul ve otomobil sahipleri, mallarını nakde çevirip faize yatırmak gibi bir akıma kapıldılar. İlk aylarda aldıkları faiz oranları tatlı gelirken, gidişat pek te iç açıcı olmadı ilerleyen aylarda.
Merkez Bankası faiz oranlarını sürekli düşürerek piyasalara Türk Lirası'nın girmesini sağladı. Mevduat faizleri düşerken domino taşı etkisi yaratarak konut-taşıt kredileri de birbirlerine paralel olarak düşmekte idi ve henüz birkaç ay önce taşınmaz mülklerini satıp birkaç ay yüksek orandan faiz alanlar, faizlerin düşmesi ile bankalardan paralarını geriye çektiler fakat bu sefer ilginç bir süpriz ile karşılaşıldı, aynı birim paraya sattıkları malların emsallerini tekrar geri alamamaktaydılar.
Artan kurun etkisi, yüksek faizler ve ellerinde bir önceki yıllardan modellerin kalması ile otomotiv sektöründeki distribütörler 2020 model otomobilleri yok denecek kadar az soktular yurda. Fakat hesap edemedikleri şey mevduat ve taşıt faizlerinin düşmesi idi. Parasını vadeli hesapta bekleten halkımız, düşen faizlerin ardından ilk iş olarak sıfır otomobil sahibi olmak istedi ve bayilere akın etti. Fakat bayilerin ellerinde talebi karşılayacak kadar mal yoktu.
Bu sırada bu talebi fırsata çevirmek isteyen otomobil al-satçıları piyasada tabiri caizse ''Ne kadar hızlı satılan'' araba varsa topladılar ve beklemeye başladılar. 1-2 yaşında 10.000 kilometreyi geçmemiş hasarsız boyasız 4 kapılı Sedan, dizel ve otomatik vitesli araçlar adeta hangarlara kapatıldı ve taliplerini beklemeye başladı. Bu araçlar ortalama 100-135.000 bin lira bandında satın alındılar ve henüz üzerinden 3 ay bile geçmeden bir anda % 50 değer kazanarak 150-210.000 Türk Lirası'na alıcı bulmaya başladılar.
Distribütörler nisana kadar yeni araç getirmeyecek gibi görünmekteler. Hurda indiriminin de sona ermesiyle daha çok fazla ''Sıfırından daha pahalıya satılan ikinci el otomobil'' ilanları görecek gibiyiz.
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test