Reklam
Göknur Yumuşak

Göknur Yumuşak

[email protected]

Narlıdere'nin sembolleri yok oluyor-2

20 Şubat 2021 - 07:30

Sonra 5O yıl önce Narlıdere’de bahçeler tesis edilmeye başladı. Birçok yerli çeşit çiftçilerin birbirinin ağaçlarından aşı yaparak yaygınlaştı. % 20 portakal % 80 mandarin bahçesi vardı.

Turunçlar, bu bölgedeki torağı suyu ve iklimi çok sevmişler lezzetli ve verimli ürünler alınmaya başlamıştı. Otoban yapılırken Balçova ve Narlıdere’de yüzlerce dekar mandarin bahçesi ve 150 kadar kuyu yok oldu. Benim bahçenin de 7 dekarı istimlak oldu.
Miras yoluyla vb. mandarin bahçeleri yok oldu el, değiştirdi ve yerlerine süper lüks villalar ve kocaman bahçeleri olan malikaneler yapıldı. Şimdi arada tek tük eski bahçe kaldı.”
Benim bu bahçelerden birini bulmamın hikayesi portakallı kek ile başladı.

Tüketicilere semt pazarlarından özellikle de üretici pazarlarından alışveriş yapmalarını öneririm. Bu pazarlarda küçük üreticilere rastlanabilir ve dolayısıyla doğal tarım sistemiyle üretilmiş ürünlere ulaşılabilir. Seyfi Yakın da bu küçük üreticilerden birisi. Her kış birkaç ay bol sulu nefis portakallar ve mandarinler satar. Ben başka yerden hiç portakal almam. Onun portakalları ve mandarinleri küçük olur. Bir gün arkadaşımdan bir portakallı kek tarifi aldım. Seyfi abinin portakalları koyu turuncu ve yumuşak ve biraz kalın kabuklu. Kabuklarını rendeledim ve 1 bardak da suyunu keke koydum. Kabukları çok kolay rendeleniyor ve çok aromalı. Kekim çok nefis oldu bu portakalla. Seyfi abiye bu portakalın öyküsünü sordum. 48 yıl önce babası bir arkadaşından alıp turunca aşılamış. Böyle lezzetli ve bol sulu bir yerli portakal çeşidiymiş. Pazarda onun portakalı gibi bol sulu ve lezzetli başka portakal yok. Bahçesine gitmeye karar verdim. Bahçesine gittik, etrafı villalarla ve malikanelerle kuşatılmış bahçe olarak kalmaya direnen son turunç bahçelerinden. 2 dekar büyüklüğünde 65 adet mandarin ve 35 adet de portakal var. Portakalların bir kısmı sıkmalık bir kısmı da yafa. Bahçeye kimyasal gübre ve tarım zehri atmıyor. Sadece hayvan gübresi atıyor.
70 yaşındaki Seyfi abi ben ölürsem bu bahçede yok olur diyor. Keşke param olsa da ben bu bahçeyi alıp çocuklara emanet etsem ve bahçe olarak kalsa diye düşündüm. Ama tabii ki bu bir hayal.

Bahçeden döndükten sonra Seyyah beyle görüştüm. Mayıs ayı içerisinde turunçlara bu portakallardan göz aşısı yapacak. Benim bahçeme ve kendi bahçesine dikeceğiz. Böylece bu yerli çeşitleri  kaybolmaktan kurtaracağız.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
    test