Susmayın kızlar!
Gamze Geçer

Gamze Geçer

gamzegecerhaber@gmail.com

Susmayın kızlar!

12 Nisan 2019 - 06:13

Gün geçmiyor ki yeni bir olay ortaya çıksın...
Buca’da bir meslek lisesinde okuyan 5 kız öğrenci Karabağlar ilçesinde bulunan bakım evinde staj yapmaya başlıyor. Akabinde yaşanan olaylar ise derinden iz bırakıcı, kızlarımızın canını yakan cinsten.
Belki de sırf “susmayı” öğrendiğimiz için “kızlar çok konuşmaz” denildiği için bu durumdayız.
Olay ; Buca'daki bir meslek lisesinde öğrenim gören, hepsi de 17 yaşında B.A., İ.K., M.H., B.Ö. ve S.S. isimli kız öğrenciler, Karabağlar ilçesinde bulunan bakım evinde staj yapmaya başlıyor.Hasta bakıcı Güngör Günbaş'ın yalnız kaldıkları her fırsatta M.H.'ye zorla sarılıp, yanağından öpmeye çalıştığı, öğrencilerden B.Ö.'ye iltifatlarda bulunarak, hastalara yemek yedirdiği sırada belinden sarılarak öptüğü, B.A.'ya da belinden sarılarak öptüğü, S.S.'yi sosyal medya üzerinden eklediği, buradan mesajlar attığı ve bakımevinde öpmeye çalıştığı, İ.K.'ya hastalarla ilgilenirken sarılmaya çalıştığı ve tüm bunları yaparken, ‘Notunuzu ben vereceğim, geçen seneki kızları ağlattım’ diyerek korkuttuğu iddia ediliyor. Öğrencilerin şikayeti üzerine gözaltına alınan Güngör Günbaş, emniyetteki ifadesinde suçlamaları kabul etmiyor. Üstüne bir de, ‘Ben anlatılanları yapmadım. Mağdurlardan B.Ö. ve İ.K. bir hastayı dövmeye kalktılar. Ben de buna engel oldum. Mağdurlardan M.H., neden benden beline ilaç sürmemi istedi? Bir öpücük atma eylemi sebebiyle ortalığı ayağa kaldıran kişiler neden bu kadar eylemde bulunmama izin vermişlerdir’şeklinde ifade veriyor. İşlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanıyor. Sanık hakkında 'Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçundan dava açılıyor. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı Müjgan Bilgen Özen’e kızlarımızın arkasında durduğu için çok teşekkür ediyoruz. Değiştirmeye bir nefes yetiyor, görüyoruz…
Çaresizlik öğretiliyor kız çocuklarına. “Cesaret” verilmiyor ya da “Kendisine Güvenmek”...
Canı acıyor insanın okuyunca. Tehdit şu; "Notunuzu ben vereceğim, geçen seneki kızları ağlattım.”
Olmasın notumuz yüksek, olmaz mı?
Yaşanan travma bir ömür kalacak. O ders akla bile gelmezken bugün bu olayı yaşayan bu kız çocuğu yarın işe girerken, evlenirken ve çocuğu doğduğunda hep çekinecek, doğru insanı bulmak içinde zorlanacak. Belki de ailesi tarafından evlendirilecek.
Perde arkasına bakabilsek keşke...
Ailelerin halini düşünebilsek...
Bakın, yaşanan olaya...
“Biz” büyürken yapılıyor hatanın en büyüğü. Hep bir baskı, söz hakkı tanımama, ayıp olur, düzgün konuş, karşılık verme dayak yersin, bunlar ve daha bir ordu cümle,literatürebakıldığında emir cümleleri olarak geçebilir. Ama Türkiye’de “kime?” kullanılan cümleler buna bakmak gerekir.
Evet, yaşanan bu vaka ilk değil. Tek isteğimiz artık son bulması.
Bakmayı değil de görmeyi öğrendiğimizde değişecek hayatlarımız...
Kızlar bırakın dersten kalalım.Ama sesimizi hep duyuralım.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum