Cam tavanları yıkalım(!)
Gamze Geçer

Gamze Geçer

gamzegecerhaber@gmail.com

Cam tavanları yıkalım(!)

04 Ekim 2019 - 06:23

Geçen hafta bahsettiğim, hayatımıza yön veren öğretmenlerimiz ve üniversite hocalarımız hakkında yazdığım yazımın içerisinde bir de hayatımıza çıkan insanlardan bahsetmiştim.
Bu insanlar öyle umulmadık zamanda çıkar ki karşınıza siz bile nereden geldiklerini anlayamazsınız.
Sizi çalışanı olarak değil de evladı gibi görürler.
Bir iş yerinde aradığımız en büyük özellik “huzurlu” olmasıdır. Ayda 10 bin lira 20 bin lira maaş da alsanız huzurunuz olmadıktan sonra o size bir çöp gibi gelir. “Sen de abartma Gamze, o kadar maaş alacaksın patronu takar mıyım?” dediğinizi duyar gibiyim. Elbette maaşın önemli olduğunu biliyoruz. Ama özel sektör dediğimiz ortamda, özellikle kadınlara karşı uygulanan mobbing, baskıcı tavır ve sözle yapılan görünmeyen şiddet o kadar fazla ki...
Hal böyle olunca bizler için maaş o noktada ikinci planda kalmış oluyor.
Yapılan araştırmalar bu durumun adını şöyle adlandırıyor: Cam tavan sendromu.
Bu sendrom hem kadın da hem de erkekte görülebiliyor. İşyerimizde yaşadığımız sorunlar ve engeller sonucu terfi alamadığımız ve istediğimiz yerde olmadığımızı olamayacağımızı hissettiğimiz an cam tavan sendromunu yaşıyoruz.
Yapılan araştırmalara göre cam tavan sendromu daha açık ve net olarak şöyle anlatılıyor: Yapılan bazı araştırmalara göre pireler cam bir fanusa konulmaktadır. Fanusun metal olan zemini ısıtılır. Pireler zıplamaya başlar ama başlarını cam tavana çarparak düşerler. Pirelerin hepsi cam tavana kadar zıplamaya başlar. Bir süre sonra cam tavan kaldırılır fakat pirelerin hiç biri cam tavanın seviyesinden fazla zıplamaz. Cam tavan engeli kalkmıştır ama onlar bunun farkında değildir. Dış engel kalkmış olsa da iç engel varlığını sürdürmeye devam eder. Yapabileceğin, yapabileceğini düşündüğün kadardır. 
Tamda durumun özeti bu şekildedir.
Bu yüzden karşımıza çıkan insanların üzerinde duruyorum.
Aslında hayatımıza şekil verirken bizlere rol-model olan kişiler sayesinde okuduğumuz kitaplar ve izlediğimiz filmleri kıyaslayıp hayatımızda da farklı olaylar yaşayabiliyoruz.
Geldiğiniz yer, imkansızlıkları size öğretmiş olabilir.
Aldığınız eğitim, size hep ayrımcı yaklaşmış olabilir.
Unutmayalım ki bu olayları yaşayan ne ilk ne de son kişiyiz.
Yalnız da değiliz. Yalnız olmamak üzücü gibi gelebilir. Ama hep birlikte fark ederek, hareket edersek aşamayacağımız bir sorunumuz yoktur.
Cam tavanları kıracağımız günlere…
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum