Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Funda Altınok / Değişim Uzmanı

Funda Altınok / Değişim Uzmanı

fundaaltinok@hotmail.com

Politika ve politik güç

31 Ocak 2020 - 08:31

İnsan varlığı, beşikten mezara kadar politik oyunlar sergiler. Bir insan herhangi bir alanda kendi istediğini yaptırmaya çalışıyorsa bu eyleme politika denir.
Örneğin; küçük çocuk ebeveyninden dondurma isteyeceği zaman ona gülümser ve “Seni seviyorum” der. Aslında o dondurmayı seviyordur, ama dondurmaya ulaşmak için ebeveynine “Seni seviyorum” der.
Birey bir şey düşünür ve gülümseyerek başka bir şey söyler. Politika böyle bir şeydir.
Ebeveyn çocuğu üzerinde, çocuk ise ebeveyn üzerinde bir güce sahip olmak ister ve kendine özgü bir politika yürütür. Eşler arasında da aynı şekilde istediğini yaptırabilmek için, istediğini alabilmek için bir politika yürütülür. Ya da iş yerinde iş arkadaşları veya işverenle işçi arasında da benzer bir politika olabilir.
Bu nedenle kısacası, politika kelimesi sanıldığından daha geniş kapsamlı bir olgudur. Hırslı olan herkesin bir politikacı olduğu söylenebilir.
Günümüzün eğitim sistemi yüzünden herkes ta çocukluktan hırslı olmaya programlanmıştır. Hırs olan yerde mutlaka politika da olur. Hırs normal gibi gösterilmeye çalışılan bir olgu artık ve politik güç kullanmaya teşvik etmekte insanları. Oysa ki politik güç kullanarak başkalarından daha önde, daha nüfuzlu, daha başarılı, daha önemli olmaya çalışan kişi psikolojik tedavi görmelidir.
               Başkaları üzerinde güç sahibi olmak isteyen kişiler politiktir!
         Bu tür insanlarda derin bir aşağılık kompleksi vardır. Bu aşağılık kompleksi onda sürekli olarak kendisini başkalarıyla karşılaştırmaya neden olur ve bu yüzden kendini aşağı hisseder.
Bu aşağılık kompleksi yüzünden birey kendisine ve başkalarına, aşağı olmadığını, üstün olduğunu kanıtlamaya çalışır durur.
Başkaları üzerinde güç sahibi olmak isteyen siyasetçi de bu aşağılık kompleksinden dolayı aynı şeyi yapar. Bu sağlıklı bir durum değildir, tam tersi psikolojik tedavi gerektiren bir durumdur.
Başkaları üzerinde güç sahibi olmaya çalışmanın neredeyse sonu yoktur. Çünkü onun kontrolü dışında olanlar mutlaka her zaman var olacaktır. Bu da bu tür siyasetçilerin kızmasına ve kendini aşağı hissetmesine neden olacaktır. Bu öfke de yıkıcı eylemlere, şiddete sebebiyet verir. Örneğin öfkeden deliren Joseph Stalin binlerce vatandaşını katletmişti.
Bu tür siyasetçilerin yanlış tutumları nedeniyle insanlık acı içinde ve dünya gezegeni yok olmak üzeredir.  Savaşlar, yıkım, iklim değişikliği için önlemler alınmazsa yaşayacak bir yeryüzü kalmayacak gelecekte...
Başkaları üzerinde politik güç sahibi olmak isteyen kişi, hem bireysel hem de toplumsal yıkıma sebep olmaktadır.
 İnsanlar, öz doğalarına ait olan sükûnet, saadet, sessizlik, farkındalık ve bütünlüğün nasıl olduğunu unutmuşlardır.
             Dünya Değişim Akademisinde sunulan Değişim sanatı sayesinde şu an dünyada yürütülen yıkım politikalarının önüne geçilebilir. Değişim sanatı sayesinde bu sorun çözülebilir, küresel yıkım önlenebilir.
Çünkü değişim sayesinde, geçmiş ve gelecek bırakılıp, bütün enerji şimdiki ana çekilir ve bir farkındalık yükselmesi olur. Bu farkındalıkla, bireyler öz doğasına döner ve tüm yıkıcı unsurlar yapıcı unsurlara dönüşür. Bireylerin bu yönde pozitif değişimi, dünyamızın da pozitif yönde değişimini sağlayacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 2 Yorum
test