Funda Altınok / Değişim Uzmanı

Funda Altınok / Değişim Uzmanı

fundaaltinok@hotmail.com

Kabullenmek neden zor gelir ?

10 Ocak 2020 - 06:39

Toplumsal yaşam insana daima bir şeyler dayatır ve kabullenmesini bekler. Oysa insan kendi öz doğasına ve içsel yasalarına aykırı şeyleri kabul etmek istemez.

Ancak toplum kendi varlığını sürdürmek için, bireyle değil, toplumla ilgilenir. Toplumun isteklerinin birey tarafından gerçekleştirilmesini ister.

İşte bu yüzden, toplumun dayatmalarını kabullenmek zorunda kalan birey, kendi öz varlığını ve varoluşu kabullenmeyerek kendi doğasına karşı çıkar ve doğal kabullenme olgusunu reddeder.
Halbuki kendini ve varoluşu kabullenmek bireyin doğasıdır. Birey kabullenmeyerek kendi doğasına karşı çıkar ve mutsuzluğa mahkûm olur.

Çocukken hep çevre tarafından bir şey olmamız için bize dayatılan istekleri karşılama çabasıyla hayatla mücadele edip durduk. Bize küçüklükte dayatılan şeyler uslu ol, akıllı ol, başarılı ol, doktor ol, mühendis ol vs. Bu şu demek oluyor: olduğun halinle sen değersizsin, ancak bunlardan biri olunca değerli olacaksın.
Oysa her birey eşsizdir ve olduğu haliyle değerlidir.
Okula gitmek istemedik, tek düşündüğümüz oyun oynamaktı. Ders çalışmak, sınavlara girmek, en yüksek notu almak, takdir almak, başkalarından önde olmak pek de umurumuzda değildi. Hepsi bize dayatıldı. Öylece coşku dolu, mutluyduk oyun oynarken, özümüze yakındık. Tek isteğimiz oyun oynamaktı.
      Olmadığın şey olmaya çalışmak bir hastalıktır; bulaşıcı bir hastalık! Bu salgın bütün topluma yayılmıştır. Herkes olmadığı şey olmaya çalışıyor, çevrenize bakın! Bunun için kendini paralıyor, kendini feda ediyor. Olmadığı şey olmak için olduğu şeyi kurban ediyor. Taklit bir cam parçası için paha biçilmez pırlantayı feda ediyor. Sahip olduğu zenginlikten vazgeçtiği için fakirleşiyor.

Oysa birey paha biçilmez ebedi bir varlıktır ve olduğu şeyden daha değerli bir şey olamaz. Değeri ölçülmez olmak için olduğu şey olmalı sadece, yani kendisi olmalı, kendi özü.

Bunu keşfedince, birey artık kendini ve varoluşu kabullenmeye başladığını görmeye başlar. Bu büyük bir adımdır, hayata tamamen farklı bir bakış açısı getiren bir yenilenme ve değişime yol açar.

Dünya Değişim Akademisi’nde uygulanan kabullenme sanatı programı, bireyin kendisini ve varoluşu kabullenmesine ve yeniden doğal varlığına dönmesine yardımcı olur.

Herkese tavsiye ediyorum Dünya Değişim Akademisi değişim programlarını. Çünkü istisnasız herkesin çok ihtiyacı var. Hele de her gün bu toplumda, tüm dünyada bu kadar şiddet, intihar, cinayet, savaş haberleri duyarken…
Değişim bireyden başlar, toplum ise bireyler değiştikçe değişecektir. Değişim için hala zamanımız var, yeter ki isteyin.
 
 
 
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 2 Yorum
test