Reklam
Reklam
Reklam
Ferit Reyhan Sümer

Ferit Reyhan Sümer

[email protected]

İnsanın inşası

09 Nisan 2021 - 07:35

Aynı olaylar karşısında insanların verdikleri tepkilerin çok farklı olduklarını, gözlemlediğimiz olmuştur. Peki insanların hayatlarını etkileyen olaylara verdikleri tepkilerin farklılıklarının nedenlerini hiç düşündüğümüz veya aynı olay karşısında nasıl bir tepki veririz ve bu hayatımızı nasıl etkilerdi diye kendimize sorduğumuz oldu mu?

Bazı insanların çeşitli dönemlerde karşılaştıkları olaylarda zora düştükleri zaman verdikleri tepkilerin içinde barındırdığı, daha önceden edindikleri tecrübe birikimleri sayesinde kendi başlarına hiçbir zorlukla karşılaşmadan çözer ve günlük hayatlarına devam eder. Kimi çevresindeki yakınlarının olumlu davranış desteklerini alarak zorlu hayat sürecinin sonrası olgunlaşarak hayatlarını sürdürür, bazıları profesyonel yardım alarak ruhsal dengelerini sağlar ve hayatını idame ettirir.

Ne yazık ki bu günlerde bizleri ruhen ve bedenen etkileyen birçok olayla karşılaşıyoruz.
Dünyayı saran, **toplasan bir kahve fincanını doldurmayacak** olan illet bir virüs sebebi ile alışkın olduğumuz hayat şeklimizin akışı değişti, değişen günlük hayat şekliyle birlikte konulan yeni kurallara uymanın (Her ne kadar bu kurallar bazı kendini bilmezler için bir anlam ifade etmese de, uymasalar da) zorlukları, bizleri normal bir günde herhangi bir olaya vereceğimiz tepkilerin dışında değişik tepki vermeye yönlendirdi...

Şimdi düşünelim; acaba bizler gerçekten çok güçlü yaratıklar mıyız?

Hayatımızın dünya üzerinde belli bir zaman dilimi içerisinde geçip sonlanacağını bilincinde, insan olarak kendimizi; ruhen, bedenen, ilmen, bilimle yetiştirirsek olaylar karşısında sağlıklı, saygılı ve çözüm odaklı fikirler üreterek, kendimizle birlikte toplumdaki diğer insanların da hayatlarını huzurlu geçirmesine katkıda bulunuruz.

Bu davranışın tam tersi olarak, birilerinin hayatlarımızı inşa etmesine müsaade edersek
(İnsan inşa olunursa bina gibi olur ve yapan kadar olur gelişemez!!!) kişilik yoksunu hayatın zorlukları karşısında panikleyen çözüm üretemeyen, özgür iradesini kullanamayan zavallı yaratıklar haline döneriz. *** Hayatımıza sahip çıkarak gelişmeye başlamayı öğrendiğimiz gün zincirlerimizi kırdığımız gündür. ***

Unutmayalım ki; sağlıklı zihinsel, sağlıklı duygu ve davranış, sağlıklı fiziksel tepkileri verebilmek için hem kendimizin hem de aile fertlerinin bedenen ve ruhen sağlıklı olmaları gerekir ki; toplum hayatımız düzenli bir şekilde devam etsin...

Bu dönemde hayatımızı olumsuz şekilde etkileyecek iş ve davranışlardan uzak durarak, onu güzelleştirecek anlam kazandıracak işlerle meşgul olmalı çevremizi de buna teşvik etmeliyiz.

Nasıl derseniz? Naçizane fikrim; bedenimiz için evde ailece spor yapmak, TV (can sıkan herkesi bilgisiz ve düşüncesiz sayan, magazin programları) izlemek yerine ailece kitap okuyarak kitaplar üzerinde fikir teatisinde bulunmak, sigara ve alkol almadan sağlıklı beslenmek, vs.

Hayatın her döneminde birileri!!! bizlerin hayatı ile oynayarak rahat yaşadıklarını ve zengin olduklarını düşünebilirler, mezarlıklar bu tip insanlarla doludur.

Bu günler mayın tarlasında yürüyor olabiliriz, lakin *** Daha her şey bitmeden enseyi karartmanın anlamı yok. ***

"Gecenin en karanlık anı, şafak sökmeden az önceki zamandır." Victor Hugo 


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
    test