Reklam
Ferit Reyhan Sümer

Ferit Reyhan Sümer

ferit_sumer@hotmail.com

Havadan sudan konuşmak!

11 Haziran 2021 - 05:25

Katılmış olduğumuz iş veya arkadaş toplantıları düşündüğümüz gibi faydalı konuların görüşülmediği, olumlu geçmediği, beklentilerimizi karşılamadığı, pek yarar sağlamadığı, sohbetten zevk almadığımız kanısına vardığımızda, toplantı nasıl geçti neler konuşuldu diye soranlara; Sohbet veya toplantının basitliğini anlatmak için kullandığımız bazı cümleler vardır ki, bunlar bizim yaşam kaynağımızın temelini teşkil eden maddelerdir.
Hadi canım yaşam kaynağımızı temsil eden maddelerle faydasız ve anlamsız işler için harcadığımız zamanı nasıl anlatırız dediğinizi duyuyorum…
Zaman zaman sorulara verdiğimiz, “Havadan sudan konuştuk” “Havanda su dövdük” cevap cümlelerinin içinde geçen olumsuzluk yüklediğimiz, Hava ve Su maddelerinin insan yaşamının temel maddesi olduğunu unuttuğumuz için olsa gerek!
Bilim sayesinde; insan vücudunun su oranını, çocuklar için % 70, yetişkinler için % 60, yaşlılar için % 50’ye kadar olduğunu, nefes almanın da yaşamak için gerekli olduğunu biliriz.
Hepimiz, yediklerimizden veya soğuk algınlığından kaynaklanan mide ve barsak bozukluğu (ishal) yaşamışızdır. Bu durumda doktorların tavsiyesi bol miktarda su tüketimidir, zira insan vücudundaki yaklaşık 100 trilyon hücrenin hem suya hem de oksijene ihtiyacı olduğu gerçeği bütün çıplaklığıyla karşımıza çıkar.
Peki bizim için hayati değere sahip bu temel maddeler için bizler neler yapıyoruz?
Dünyanın ciğerleri ormanlarımızı korumak için, çocuklarımıza öğrettiğimiz şarkı gibi mi (Baltalar elimizde, uzun ip belimizde, biz gideriz ormana hey ormana!) olmalı…
Ya da ağaç kesmek yerine "Kıyametin kopacağını bilseniz, elinizdeki fidanı dikiniz”- Hz. Muhammed (S.A.V) mi?
Piknik yaptığımız alanlarda çöp artıklarımızı orada bırakırız ki vahşi hayvanlar aç kalmasın, yaktığımız ateşi söndürmeyiz, bizden sonrakiler ısınsınlar bizlere dua etsinler. “Birkaç hektar ormanın yanması” pek önemli sayılmaz mı demeli!
İnşaat artıkları molozları ormanlık alana dökeriz ki zemin daha sağlam olsun! Ulaşım için az yakıt harcayarak cüzdanı inceltmeyelim diyerek mi! Kalitesiz yakıta az ücret ödeyerek havayı kirletelim, ekonomiye kendi payımıza düsen (şahsi menfaatimiz) katkıda bulunalımlamı!
Mutfakta kızartma sonrası tavada kalan yanık yağı lavaboya boşaltarak, boruların yağlanmasına, belediyeler de atık suları “Arıtma tesisi inşa etmeyerek masrafa girmeden!” (kamu yararına) derelere ve denizlere boşaltarak (dere ve denizlerdeki canlıların besin ihtiyacının giderilmesine, daha sağlıklı ve uzun yaşamalarının sağlanmasına! Vatandaşlara çok daha faydalı olan ise, atık suları evdeki küvete doldurup deniz kenarında yapmayı düşündükleri tatili bedavaya getirmesine!!!) vesile olmamız.
Oturduğumuz yer şehir dışındaysa çöp imhasını üstlenip, yakarak çöpten çıkacak “kötü kokuların” engelleyerek imhasına, çöp dumanı içindeki kimyasal maddeler sayesinde havadaki mikropların yok olmasına “havanın temizlenmesine” katkıda bulunarak!
Şehirde, dükkânlarının, apartmanlarının önünü süpürüp ortaya çıkan çöp ve sigara izmaritlerini logar çukurlarının içine atarak çukurları işlev görmez hale getirerek, yağan yağmurda caddelerin birer nehir haline gelmesine (“Su akar, mecrasını bulur”) zemin katların su ile dolup temizlik yapılmasına, eşyaların yenilenmesine katkıda bulunarak mı dersiniz!
Kendimizi yukarıda yazılanları yapan kişilere dahil etmiyorsak!!! Umarım çoğunluk böyledir, sizler, havaya ve suya değer veren insan olarak hem kendinize hem de çevrenize saygı duyuyor ve “
Dünyanın size miras değil emanet olduğunu” biliyorsunuz demektir.
Unutmayalım ki bir insan normal şartlarda oksijensiz en fazla 4, 5 dakika susuz olarak en fazla 3,4 gün hayatta kalabiliyor.
Havadan, sudan bahsetmekle birlikte, temiz hava, temiz su, temiz toplum için yapacağımız samimi çalışmalar, Dünyamızı güzelleştirecek, hayatı yaşanabilir kılacaktır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test