Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Fatma İnan

Fatma İnan

fatmaainn@gmail.com

Sadece isimler değişiyor!

23 Temmuz 2020 - 07:17

Hayatının baharında genç bir kadın, barışma teklifini kabul etmediği için, yine eski erkek arkadaşı tarafından hunharca öldürüldü. Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin, kadına uygulanan şiddetin ülkemizdeki son kurbanı oldu ne yazık ki.
Son yılların en korkunç cinayetleri, sosyal medyada günün en çok konuşulan olayı oldu. Binlerce kişi, #pinargultekinhashtagi ile yaşadıkları üzüntüyü paylaştı. Daha önceki kadın cinayetlerinde olduğu gibi. Birlikte hatırlayalım isterseniz son yıllarda işlenen kadın cinayetlerini…
Kırıkkale’de 18 Ağustos 2019’da eski erkek eşi tarafından, götürüldüğü kafede 10 yaşındaki kızının gözleri önünde bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut. Ankara’da 2018 yılında bir plazanın 20. katından atlayarak intihar ettiği öne sürülen, otopsi raporunda ise tecavüze uğradıktan sonra öldürüldüğü belirlenen Şule Çet. Ordu’nun Altınordu ilçesinde 2019 yılında bale kursundan çıkıp evinin önüne geldiği sırada kendisini takip eden cezaevi firarisi Özgür Arduç tarafından bıçaklanarak öldürülen balerin Ceren Özdemir. Mersin’in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015’te tecavüz girişimine direndiği için minibüste katledilen Özgecan Aslan. İstanbul’da 2009 yılında Cem Garipoğlu tarafından öldürülen Münevver Karabulut. Faillerden kimi müebbet hapis cezasına çarptırıldı, kimi intihar etti, kimi cezaevinde öldürüldü. Ama her zaman ateş düştüğü yeri yaktı.
Kadınlar ayakta
Her kurbanın arkasından toplumsal tepkiler çığ gibi büyüdü. İşlenen cinayet için “Artık bu son olsun” denildi. Ancak maalesef, her kaybettiğimiz canın ardından atılan tweetlerde, değişen tek şey kurbanların isimleri ve 'hashtag'leroldu.
Şimdi yine bir kadın cinayeti nedeniyle toplumsal bir infial halindeyiz haklı olarak. Kadın dernekleri ardı ardına açıklamalar ve yürüyüşler yapıyor, erken egemen bakış açısının ve kadını aşağıda gören zihniyetin değişmesi gerektiği vurgulanıyor. Özellikle kadın haklarını koruyan “İstanbul Sözleşmesi”nin yürürlükte kalması gerektiği dile getiriliyor. Kadın cinayetlerinin önlenmesinde, kadına olan bakışta toplumsal bir zihniyet değişimiyle birlikte, İstanbul Sözleşmesi’nin ardından hazırlanan 6284 sayılı kanun ile kadınların erkek şiddetine karşı korunmasında alınan önemli mesafenin de kaybedilmemesi gerekiyor.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test