Fatma İnan

Fatma İnan

fatmaainn@gmail.com

Okul korkusu

05 Eylül 2019 - 06:28

Okulların açılmasına az bir süre kaldı. İlkokula yeni başlayan minikler ise oryantasyon sürecine girdi. Özellikle birinci sınıfa gidecek öğrencilerin bazılarında okul reddi ve ağlama krizleri görülebiliyor. Okul reddi ve okul korkusu, çocuğun okula gitmeye karşı korku duyması, okul zamanına doğru yoğun kaygı ve panik göstermesi şeklinde ortaya çıkıyor. Okul saati yaklaştıkça çocukta karın ağrısı, baş ağrısı, mide ağrısı gibi şikayetler oluyor. Ağlama, bağırma, hırçınlık, öfke nöbetleri, hatta kaygı arttıkça kusma ve agresif davranışlar görülebiliyor.  Okul saati geçtikten sonra bu belirtiler kayboluyor.
Anaokulu ve ilkokula yeni başlayan çocuklarda okul korkusu daha çok ayrılma kaygısı şeklinde yaşanıyor. Çocuk, anne-baba ya da bakım veren kişiden ayrılmak istemiyor. Bu durum, özellikle aile tarafından bağımlı yetiştirilen çocuklarda görülüyor. Aşırı koruyu ebeveynler, çocuğun bireyleşmesi engelliyor. Sosyal ortamlarda kendini güveni az olan çocuk, yalnız kalınca nasıl davranacağını bilmediği için korkuyor.
Şimdi sözün burasında bir uzmana kulak verelim ve bu durumun nasıl en az hasarla atlatılabileceğini öğrenelim. Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk Ergen Uzman Klinik Psikolog Aynur Sayım, okul korkusu ile ilgi şu tavsiyelerde bulunuyor:
 

  • Korkutma, tehdit, şiddet kullanılmamalı, yargılama yapılmamalıdır.
  • Çocuk, okula gitmediği sürece, okula başlama güçleşir. Ailenin "Bir süre bekleyelim, geçer belki" yaklaşımı yanlıştır. Sorun daha da büyür.
  • Çocuk, onu rahatsız eden bir duruma karşı duygusal bir tepki vermektedir. Bunu fark edip onu anlamaya çalışmak en doğru yaklaşımdır. Çocukla empati kurmak, onu anlamaya çalışmak gerekir.
  • Okul reddine hangi durum ve duygunun neden olduğunu bulup, bu sorunun çözülmesi için çalışılmalıdır.
  • Bunun için aile, bir psikiyatri merkezinden yardım almalıdır. Psikiyatrik yaklaşım ve psikoterapi birlikte götürülmelidir.
  • Ailenin, çocuğun okula devamıyla ilgili kararlı olması gereklidir. Fakat çocuğa, bu sorunun tüm aileyi ilgilendirdiği, sadece çocuğun sorunu olmadığı hissettirilmelidir.
  • Öğretmen ve ailenin sıkı iş birliği içinde olması gereklidir. Öğretmenin güven verici ve zorlayıcı olmayan tarzı önemlidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum