Fatma İnan

Fatma İnan

fatmaainn@gmail.com

İyi bir hikayesi olan tarihe geçer

08 Ekim 2020 - 07:35

İyi bir anlatıcı mısınız? Ya da şöyle soralım soruyu, konuştuğunuz zaman sizi dinleyenler üzerinde bir etki bıraktığınızı, sözlerinizin karşı tarafa geçtiğini hissediyor musunuz? İyi bir anlatıcı olmanın iş hayatında başarı getirdiği, beden dilinin önemi uzun süredir vurgulanıyor. Beden dili eğitimi kursları da düzenleniyor bildiğiniz gibi. Tabii bir de iyi bir anlatıcı olmanın ötesinde anlattığınız konunun, hikayenin de iyi olması gerekiyor, sizi dinleyenler üzerinde etki uyandırabilmeniz için.

Bahsettiğim konuyla ilgili, ilgi çekici bir kitap yayınlandı Vakıfbank Kültür Yayınları’ndan. “Yöneticinin Genç Bir Yazar Olarak Portresi” adını taşıyan kitapta, global ölçekteki teknoloji ve otomotiv devleri tarihi anektodlar eşliğinde inceleniyor, yöneticiler ve şirketler anlatılırken iyi bir hikayesi bulunanların tarihe geçtiği vurgulanıyor. Kitapta, dünya devi markaların ve önemli yöneticilerin zirveye çıkış öykülerinden kesitler sunan Alman yazar Philipp Schönthaler, yalnızca hikaye anlatabilenlerin başarılı olduğunun altını çiziyor.
Steve Jobs ve Tim Cook gibi başarılı yöneticileri değerlendiren Schönthaler, tarihi olaylar eşliğinde gıda, giyim, teknoloji, otomotiv ve telekomünikasyon devlerini adeta analiz ediyor. CEO’ların zirveye nasıl çıktıklarını keskin bir dille ifade ediyor. Schönthaler kitabında Walter Benjamin, Nietzsche, Alasdair McIntyre, Umberto Eco ve Jean-Paul Sartre gibi finans, edebiyat ve düşünce tarihine damgasını vuran daha onlarca önemli ismin yaşamından ve görüşlerinden ayrıntılar aktarıyor.

Günümüzde hikâye anlatıcılığının bilgi üretiminin merkezinde yer aldığını vurgulayan Schönthaler, dev markaların hikâye anlatmak için ekipler kurduğunun bilgisini paylaşıyor. Artık CEO’ların, genel müdürlerin çok iyi birer konuşmacı veya hikâye anlatıcısı olmak zorunda olduğunu belirten Schönthaler, “Artık toplum gönüllüsü olarak çalışmak, büyük maddi bağışlarda bulunmak yetmiyor. Bundan dolayı dev konferans salonlarında büyük kalabalıklar önünde konuşma yapılıyor. Hikâye anlatıcılığına, pazarlama faaliyetlerinden organizasyonlardaki zayıflıkların saklanmasına, kullanılmayan kaynakların harekete geçirilmesinden iş görür hale getirilmesine kadar her alanda etkin bir şekilde başvuruluyor. Bu yöntem global ölçekli dev şirketlerin kâr oranlarından anlaşıldığı kadarıyla işe de yarıyor. Ürününü güçlü ve inandırıcı hikâye ile destekleyen başarıyı katlıyor” diyor.
 
 
 
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test