Reklam
Reklam
Fatma İnan

Fatma İnan

fatmaainn@gmail.com

Erken rehavet ve İran örneği

11 Haziran 2020 - 07:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan, normalleşme süreci ile ilgili yeni adımları açıkladı bildiğiniz gibi. Bunların arasında, lokanta, kafe ve kıraathane gibi işletmelerin kapanış saatlerinin saat 10.00’dan 24.00’e çekilmesi, 65 yaş üstü vatandaşların her gün saat 10.00-20.00 saatleri arasında dışarı çıkabilmeleri, sinema, tiyatro, gösteri merkezi gibi mekanların 1 Temmuz’dan itibaren kurallara uygun şekilde açılmaları, nikah salonlarının 15 Haziran’dan, düğün salonlarının ise 1 Temmuz’dan itibaren hizmet vermeye başlayacak olması gibi gelişmeler var.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni normal adı verilen düzenin bir süre daha devam edeceği gerçeğine kendimizi alıştırmamız ve kurallara tam anlamıyla uymamız gerektiğini de özellikle bir kez daha vurguladı.
Kurallara tam anlamıyla uymak… Koronavirüs salgınını en az kayıpla atlatabilmemiz bu cümlede gizli.
Bu anlamda, ikinci dalganın görülmeye başlandığı İran’da yaşananlar son derece önemli ve ibret verici. İran Sağlık Bakanlığı Çevre ve İş Sağlığı Merkezi Başkan Yardımcısı Mühendis Muhsin Ferhadi,  ülkede 16 Mayıs'a kadar halkın çoğunluğunun verilen talimatlara ve sosyal mesafe kuralına riayet ettiğini belirtiyor ve ekliyor "Halkın ve esnafın yüzde 77,5'i sağlık talimatlarına riayet ediyordu. Tahran'da ise bu oran yüzde 56 civarındaydı. Normalleşmenin ardından oranlar şu anda ülke genelinde yüzde 22,6'ya, Tahran'da ise 10,5'e kadar düştü. Bu durum bizim için tehlike çanlarının çaldığı anlamına geliyor."
İran’da, nisan ayının sonlarına doğru düşüşe geçen Kovid-19 vaka sayısı, ülkede yasakların kalkmasıyla yeniden artış göstermeye başladı. Ülkede, günlük ölüm sayısı bir süre 50'nin altında seyrederken yeniden 50'nin üzerine çıktı.
İran örneği de bize gösteriyor ki erken rehavete kapılmak, sosyal mesafeye dikkat etmemek, maskeleri çıkarmak hastalığın yeniden yükselişe geçmesine neden olabiliyor. Uzmanların sürekli olarak dikkat çektiği “İkinci dalga yaşanabilir” uyarısını da hiç aklımızdan çıkarmamamız gerek.  Kordon’da çimlerde sefa yapmak güzel ancak, salgın tam anlamıyla atlatılana kadar bu ve benzeri alanlarda topluca bulunmamamız gerekiyor. Bu bilince de kolluk kuvvetlerinin bize keseceği cezalar yüzünden değil, toplumsal sağlımızı korumak adına erişmeliyiz.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum