"Yolun sonu"na doğru-1
Reklam
Reklam
Emin Varol

Emin Varol

emnvarol@hotmail.com

"Yolun sonu"na doğru-1

29 Kasım 2019 - 06:21

Küresel ısınma, çevresel bozulma, kuraklık sonucu iklim değişikliğinde "Yolun sonu" önceden yavaş yavaş görülmeye başlanmıştı.

Ülkemizi ve dünya ülkelerini yaşamsal anlamda daha olumsuz koşullara götürecek "Yolun sonu"na doğru koşar adım ilerliyoruz. Bu konuda birçok yazı yazdım. Yazmaya da devam edeceğim.

Çevre kirliliği, çevresel bozulma, küresel ısınma ve bunun sonucu olarak kısa ve orta vadede oluşacak iklim değişikliğinin sonuçlarının, tüm dünya ve özellikle ülkemiz için ağır olacağının altını kalın çizgilerle çizerek vurgulamaya çalışmıştık.

Durumun önemine vurgu yapmak için Dünya Doğayı Koruma Örgütü'nün (WWP), konu ile ilgili önceki yıllarda hazırladığı raporlarda olduğu gibi son raporunda da dünyadaki, "Özellikle sanayileşmiş ülkelere seslenerek" sera gazı emisyonlarının azaltılması, küresel ısınma ve bunun sonucunda oluşacak iklim değişikliklerinin olumsuz sonuçlarından korunabilmek için bilimsel kaynak, veri ve saptamalara dayanarak geleceğe yönelik önlemlerin bir an önce alınması zorunluluğu belirtiliyordu.

Konu ile ilgili araştırmalar bilim insanlarını günden güne kaygılandıran küresel ısınma, günlük yaşamımızda artık bire bir yaşamaya başladığımız bir olgu haline geldi. Ne var ki, bizler bunu gelecekte çok daha yoğun bir şekilde hissedeceğiz.

Geçtiğimiz aylarda uluslararası düzeyde yapılan son araştırmalara göre küresel ısınmanın bu şekilde devam etmesi halinde 2050 yılına kadar Avustralya'da kış tamamen yok olacak.

Bir grup bilim insanı ve tasarımcılardan oluşturulan bir ekip bir araya gelerek, Avustralya halkını bilgilendirmek amacıyla bir simülasyon aracı geliştirdiler. Geliştirilen araçla kendi kentlerindeki iklimsel durumun nasıl olacağını ölçümlemeye çalışan ekip çalışmalar sonunda Avustralya halkını bekleyen ürkütücü keşifleri ortaya koydular.

Araştırmada yer alan Geoff Hinchliffe, yayınlanan basın bülteninde önümüzdeki 30 yıllık süreçte günümüz koşullarında bilinen kış mevsiminin yaşanamayacağını belirtirken bu görüş dünya gelelinde gerçekleşmesi beklenen olası iklim değişikliğinin de çarpıcı sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Avustralya Ulusal Üniversitesi (ANU) Sanat ve Tasarım Fakültesi ile ANU İklim Değişimi Enstitüsü'nde çalışan tasarımcıların oluşturduğu ekip, proje için yararlanılan verileri, Avustralya'da bulunan Arazi Sahiplerine Yönelik Meteoroloji ve Bilimsel Bilgi Dairesi'nden temin ettiklerini belirtmişler.

Toplanan verileri çarpıcı bir şekilde kitlelere aktarmak istediklerini belirten ekip üyeleri sonucu bir kadran düzeni etrafında renk, şekil ve boyut kullanarak bütün bir yılın sıcaklık değerlerini tek karede gösterir şekilde yapmaya karar verdiklerini belirtiyorlar.

Oluşturulan simülasyon aracında dört mevsimin, mevcut koşullarından farklılık gösterdiğini fark eden araştırmacılar adına konuşan Hinchliffe basın bildirisinde, "Her mevsimin tarihsel olarak ortalama sıcaklıklarına baktıklarını, bunları yansıtılan verilerle karşılaştırarak her yerde, sürekli veya devam eden hiçbir kış mevsimi döneminin mevcut olmadığını bulduklarını ifade ederek gelecekte beklenen çarpıcı gelişmeyi kamuoyu ile paylaştı.

Araştırma açısından önemli bir sonuç ta gelecekte Avustralyalıları kış mevsimi yerine ilkbahar, sonbahar ve yeni yaz şeklinde adlandırılan daha uzun bir mevsimin beklendiğine inanılması.

Hava kirliliği ve bunun sonucunda çevresel bozulmanın en kötü sonuçlarını dünya genelinde görüp yaşamaya devam ediyoruz.

Geçtiğimiz günlerde gazete sütunlarına düşen bir haber durumun vahametini gözler önüne seriyordu:

Hindistan'ın başkenti Yeni Dehli'de havadaki zararlı parçacık oranının, Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği düzeyin 20 kat üzerine çıktığının belirlenmesi üzerine acil durum ilan edilmiş, dev bir gaz odasına dönüştüğü saptanan kentte okullar bir günlüğüne tatil edilmiş, öğrencilere 5 milyon maske dağıtılmış, Yüksek Mahkeme'nin kararıyla oluşturulan kurul tarafından kamu sağlığını korumaya dönük önlemler getirilmiş, havai fişekler yasaklanmıştı.

Çevre kirliliği, küresel ısınma ve bunun sonucu oluşan iklim değişimini gösteren bir başka  uyarıcı örneği ise gene geçtiğmiz günlerde gene gazete sütunlarına yansıyan bir haberde görmüştük.

Haberde İtalyan yetkililer, Avrupa'nın en yüksek dağı olan Mont Blanc Buzulları'nın bir bölümünün çökme tehlikesi taşıması nedeniyle zirveye giden yolları kapatıyor, İtalya ile Fransa arasında doğal bir sınır oluşturan Mont Blanc'in Fransa tarafında yer alan Grandes Jorasses Zirvesi'ndeki Plannincieux Buzulu'nun 250 bin mektekübünün erime tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyordu.

"Yolun sonu"nun göründüğü yaşadığımız ortamda Dünya ülkelerini yöneten karar alıcıları, olumsuz sonuçlarını gelecekte hepimizin çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte yaşayacağı olumsuz sonuçları önlemede, evrenin geleceği açısından alınması zorunlu kararlar bekliyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum