Emin Varol

Emin Varol

[email protected]

Tarımın önemini kavrayabildik mi?

31 Ocak 2021 - 07:35

Dünya'nın kimi ülkelerinde ve ülkemizde olduğu gibi ikinci, üçüncü dalgasını ve mutasyona uğramış şeklini yaşadığımız, bir yıla yakın zamandır hem sağlık, hem de ekonomik anlamda boğuştuğumuz koronavirüs (Kovid-19) salgınında gelinen nokta, önce can kayıpları açısından telafisi mümkün olmayan, toplumların sağlığı ve ülkelerin ekonomileri açısından da tamiri uzun zaman alacak tahribatlar yarattı.

Geçtiğimiz aylarda, alacak sigortası alanında sektörde çok büyük paya sahip çok ciddi bir kurumun, koronavirüs için şu ana kadar bulunan ve uygulanmaya başlanan aşıların dünya ülkeleri ekonomileri için olası etkilerinin araştırıldığı bir raporunu inceledim.

Koronavirüs vakalarının yeniden artışa geçmesi ve dünyanın bazı ülkelerinde de mutasyona uğramış, daha çok yayılma gücüne sahip hale gelmiş vakaların yaygınlaşması sonucu yeni karantina önlemlerinin küresel ekonomiyi durma noktasına getireceği öngörülen rapora göre, aşı cephesindeki son gelişmelerle 2021 yılı için küresel ekonomik büyüme tahminini 0.2 puanlık artışla yüzde 4.6'ya getirse de tamamen toparlanma 2022 yılından önce tamamlanamayacak.
Rapora göre, koronavirüs vakalarının yeniden artışa geçmesi ve yeni karantina önlemlerinin ekonomik faaliyetleri küresel anlamda durma noktasına getirmesi sonucu ise, üçüncü çeyrekte yüzde 7.3 olan büyüme oranı, dördüncü çeyrekte yüzde 0.1'e inecek. Bu da bize gösteriyor ki, Avrupa'daki çift dipli durgunluk ve ABD ekonomisindeki yavaşlama sonucu, toparlanma yaşanmadan önce işler daha da kötüye gidecek.

Raporun varsayımlarına dayanarak diyebiliriz ki, 2021'in ortalarında, üretim ve dağıtım darboğazlarına karşın toplumların kırılgan kesimlerinin aşılanmasının tamamlanması bekleniyor. Bu beklenti de 2021'in ikinci yarısında büyümede yüksek bir artışın olması anlam ve umudunu taşımamıza olanak sağlıyor.

Ülkeler öncelikli olarak kendi halklarının gıda güvenliğini sağlamaya yönelik önlemleri ön plana almaya çalışırken, salgın sürecinde sağlıktan sonraki en önemli gündem, şüphe yok ki, gıda, gıdaya erişim ve tarım oldu, hala da olmaya devam ediyor. Ve bu nedenledir ki bu dönem, sürdürülebilir tarımsal üretimin ve daha etkin çalışan gıda arz zincirlerinin yaşamsal önemini bir kez daha ortaya koydu.

Tarım sektörü, özünde iklim değişikliğine neden olan, ancak aynı zamanda da iklim değişikliğinden en fazla etkilenen sektörlerin başında geliyor. Tarım konusunda yapılacak çalışmalar bu açıdan çok önemli.

O nedenle, durumu ülkemiz açısından değerlendirdiğimizde;

Tarımın bu denli önem arz ettiğini hala yaşayarak görmüşken ve gelecekte de daha da yaşamsallık arz edeceğinin işaretlerini almışken, ülkedeki karar alıcıların, 1950'li yıllardan bu yana ve günümüzde de devam eden köyden kente göçlerin bırakın durdurulmasını, uygulanan yanlış politikalarla adeta özendirildiği, tarımsal üreticilerimizin yaşının 50'nin üzerinde olduğu, tarım nüfusunun giderek yaşlandığı gerçeği, küresel iklim değişikliği koşullarına nasıl adapte olacağımızın, yakın zamanda bir damlasının altın

değerinde anlamlar taşıyacağı su kaynaklarımızın değerinin nasıl bilineceğinin ve korunacağının, en verimli tarım topraklarımızın betonlaştırılarak tamamen kaybedilmesi değil, tam aksine nasıl korunacağının, nasıl değerlendirileceğinin hesabını-kitabını yaparak;

Ve bir zorunluluk olarak önümüzde duran tarım-teknoloji entegrasyonunun nasıl sağlanacağının, üreticilerimizin teknolojik uygulamalara erişimi için neler yapılması gerektiğinin, mevcut destekleme politikaları amacına hizmet ediyor mu etmiyor mu, etmiyorsa miktarının artırılması mı, yoksa yöntemlerin mi değiştirilmesi gerektiğinin yanıt ve çözümlerini bulmak ve bunları olumlu anlamda uygulamak durumundadırlar.

Ülkemizde 2021 için öncelikli beklentimiz, ekonomik istikrarın sağlanması ve sürdürülebilir büyüme için güven ortamının tesis edilmesi, istihdamın artırılmasını önceleyen politikaların yaşama geçirilmesi, uluslararası yatırım fırsatlarının en üst düzeyde değerlendirilmesi için "Hukukun üstünlüğü" ile ilgili reformlar başta olmak üzere gerekli evrensel hukuk kriterlerinin yaşama geçirilmesi, öngörülebilir ortamın sağlanması olmak zorundadır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test