Reklam
Reklam
Reklam
Emin Varol

Emin Varol

emnvarol@hotmail.com

Koronavirüs çocuk işçiliğini artıracak

06 Temmuz 2020 - 07:21

2019'un Aralık ayında Çin'in Vuhan kentinde başlayan ve bütün Dünya'yı etkisi altına alarak ülkelerin başta sağlık sistemleri olmak üzere tüm alanlarını zaafa uğratan Coronavirüsün (Covid-19), hem ülkemizde hem de Dünya'da en olumsuz etkilerinin yaşandığı alanlardan biri de çocuk işçiliğine yansımaları.
Çocuk işçiliği zaten, gelişmekte olan ülkelerin olduğu kadar gelişmiş ülkelerin de en önemli mevcut sorunlarından birisiydi. Öyle ki, 2000 yılından bu yana 94 milyonluk düşüş sağlanan çocuk işçiliğiyle mücadelede kaydedilen ilerleme, şu an tehdit altında. Geçtiğimiz ayın 12'si, Birleşmiş Milletler tarafından, "Artan çocuk işçiliğine karşı farkındalık yaratmak ve çocuk işçiliğini önlemek" adına ilan edilmiş "12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü" idi.
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Mayıs 2020'de yayınladığı verileri incelediğimizde Dünya genelinde 152 milyon çocuk işçinin bulunduğunu, bu çocuk işçilerin yüzde 70'inin tarım alanında, 73 milyonunun ise tehlikeli işlerde çalıştırıldığını görüyoruz.
Ülkemiz, Avrupa'nın en yüksek çocuk nüfusuna sahip ülkesi. Ülkemizde 0-18 yaş arası 23 milyon çocuk yaşıyor. Resmi verilere göre ise Türkiye'de 720 bin çocuk işçi çalışmakta.
Türkiye özelinde ve Dünya genelinde bu gerçekler göz önünde dururken, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) geçtiğimiz ay yayınladığı rapor bize Covid-19 salgını nedeniyle  çocuk işçiliğiyle mücadelede 20 yıl boyunca kaydedilen ilerlemenin ardından ilk kez artış görülebileceğini, salgın nedeniyle milyonlarca çocuğun çocuk işçiliğine sürüklenebileceğini gösteriyor.
"Covid-19 ve Çocuk İşçiliği, Kriz Zamanı, Harekete Geçme Zamanı" adını taşıyan rapor bize küresel salgın, hane gelirlerine çok büyük zararlar verdiği ve aileler desteksiz kaldığı için birçok  ailenin çocuğunun  çocuk işçiliğine yönelebeleceğini, halihazırda işçilik yapan çocukların uzun saatler boyunca veya gittikçe kötüleşen koşullarda  çalışmaya başlayabileceklerine, daha da kötüsü çocukların sağlık ve güvenliğine ağır zarar veren en kötü çalışma şekillerine sürüklenebileceklerine, Covid-19 nedeniyle yoksullukta artış olabileceğine, bunun da bu koşullarda ayakta kalabilmek için her yola başvuracak ailelerde çocuk işçiliğinin artması sonucunu yaratacağına işaret ediyor.
Kriz zamanlarında çocuk işçiliği, birçok aile için zorluklarla başa çıkma mekanizması olarak görülüyor. Yoksulluk arttıkça, okullar kapandıkça ve sosyal hizmetler azaldıkça, daha fazla çocuk, işçiliğe sürükleniyor.
Aynı raporu incelemeyi sürdürdüğümüzde okulların kapalı olduğu Covid-19 küresel salgını esnasında çocuk işçiliğinin çoğaldığına yönelik kanıtların arttığını, okulların geçici olarak kapanmasının 130'dan fazla ülkede 1 milyarı aşkın öğrenciyi etkilediğini, okullar yeniden açılsa bile birçok ailenin artık çocuklarını okula göndermeyebileceklerini, bunun sonucunda da daha fazla çocuğun tehlike ve sömürü içeren işlere girerek çalışmak zorunda kalabileceklerini, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin daha da derinleşerek ağırlaşabileceğini ve özellikle kız çocuklarının tarım ve ev içi sömürüye daha açık ve daha müsait hale gelebileceklerini gösteriyor.
Bütün bu sıraladığımız nedenlerledir ki; Özellikle bu Covid-19 salgını nedeniyle artan çocuk işçiliği tehdit ve tehlikesiyle mücadele edebilmek için daha kapsamlı sosyal koruma, yetişkinler için insana yakışır işlerin desteklenmesi, çocukuları okula döndürme eylemleri, iş teftişleri ve yasaların uygulatılması için daha fazla kaynak aktarılması gerekiyor. Bu salgın sonrasında Dünya'yı ve ülkemizi yeniden düşünürken, çocuklar ve ailelerinin gelecekte bu tür fırtınaları atlatmak için gereksinim  duyacakları araçlara sahip olabilmelerini sağlamamız gerekir. Nitelikli eğitim, daha iyi ekonomik fırsatlar ve sosyal koruma hizmetleri kötü gidişatı değiştiren faktörler olabilir.
Çocuk işçiliği, her şeyden öte bir insan hakları ihlali. Çünkü; kendi seçimleri olmadan zorunlu olarak veya zorla çalışan çocuklar, en temel hakları olan çocukluklarını yaşama, sağlıklı  beslenme ve eğitim fırsatlarını kullanarak geleceğe hazırlanma olanaklarından yararlanamamaktadırlar."
Çocuklarımız insanlığın ortak değeri, Dünya'nın geleceği. Çocuklarımızın zorunlu bırakıldıkları yaşam koşullarını iyileştirmek, giderek ağırlaşan sorunlarını çözmek, çocuk işçiliğini önlemek hepimizin ortak ve birincil görevi olmalı.
İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin (İEÜ) başlattığı danışmanlık hizmeti üniversite adaylarının yoğun ilgisiyle karşılandı. İEÜ Mütevelli Heyeti Danışmanı Prof.Dr.Murat Borovalı, "Tercih sürecinde konuya hakim, alanında uzman ve güvenilir kişilerden yardım alınmalı. Tüm adayları üniversitemize bekliyoruz" dedi
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test