Reklam
Emin Varol

Emin Varol

emnvarol@hotmail.com

Geri dönüşü olmayan süreç

16 Temmuz 2021 - 03:08

Her ne kadar yaklaşık birbuçuk yıldır Koronavirüs'le (Kovid-19) ülke ve Dünya olarakuğraşıyor olsak da, ana gündemimiz, hepimizin yakıcı sorunu küresel ısınma, birebir yaşadığımız iklim krizinin yarattığı etkiler ve geleceğimiz için oluşan tehdit artarak sürüyor.
Çevresel kirlilik, çevresel bozulma, tüm Dünya toplumlarının, yani zengin-fakir, genç-yaşlı hepimizin ortak konusu. Çünkü çevre konusu tüm sektörleriyle ekonomik döngüyü ve bizim yaşantımızı doğrudan etkiliyen bir alan. Yaşadığımız döngü bize "Önle, azalt, dönüştür, yeniden kullan" ilkesini benimsemek zorunda olduğumuz gerçeğini dikte ettiriyor.
Avrupa Kıtası'nın büyük kesiminde geçtiğimiz Mayıs ayı, ortalamalardan çok daha kurak geçti. Küresel ölçekte kaydedilen en sıcak mayıs ayıydı ve sıcaklıklar 1981-2001 ortalamasının 0.6 santigrat derece üzerindeydi.
Bundan sonra devam eden süreçte artık çiftçiler, artan sıcaklıklar ve onları bekleyen daha sık ve daha uzun süreli kuraklıklarla karşı karşıya kalacaklar.
Küresel ısınmayı, bunun sonucu oluşan ve bire bir yaşadığımız küresel iklim krizini doğru algılamak ve o anlamda önlemler alarak, çözüm ve çareler üretmek zorundayız. Küresel ısınma, Dünya üzerinde ve bizim ülkemizde, birçok gölün yok olmasına neden olurken, birçok gölün de şeklini değiştirerek küçülmesine neden oluyor.
Ülkemizin en büüyk tuzlası olan Tuz Gölü'nün küçüldüğünü, kurumaya doğru gittiğini, Google Heart (x) tarafından uzaydan çekilen ve 11 Haziran 2001'de yayınlanan fotoğrafta bakarak görmek mümkün.
Küresel ısınma ve küresel iklim krizinin artarak şiddetlenmesine katkı sağlayan bir diğer faktör olarak da parantez açmak gerekirse şunları söylememiz mümkün;
İklim krizi ve çevre kirliliğinin etkileri her geçen gün artarken, plastik atıklar ve ülkemize ithalatı konusunun gündemdeki önemli yerini koruduğunu görüyoruz.  AB yönetmelikleri ile getirilen geri dönüşüm hedeflerine ulaşmak için Avrupa ülkelerinin atıklarını ihraç etmeleri nedeniyle çevreye verilen zararların azalması değil, tam tersi artması, altı çizilmesi gereken bir gerçek.
Türkiye, Avrupa'dan en fazla atık ithalatı yapan ülke. Eurostat istatistikleri, taraflarca bildirilen ithalat ve ihracata dayalı rakamları içeriyor.
Eurostat verilerini incelediğimizde katı atık ithalatında lider konumunda olan Çin'in 2017'de bu pazardan çekileceğini açıklamasının ardından ülkemizin, Avrupa'nın atık ihraç ettiği ülkeler listesinde hızla yükselerek birinci sıraya çıktığını görüyoruz.
Geri dönüşümün hızla artırılmasının hem çevreyi koruma, hem de ekonomiyi iyileştirme gibi yaşamsal bir işlevi var. Bu davranış kalıpları ön planı çıkarılmak suretiyle plastik ithalatının bir plan çerçevesinde yasaklanması, yerli atıkların dönüştürülmesi açısından yaşamsal işlev taşımaktadır.
İklim ve su krizi, milyarlarca insanın gıda güvenliği ve yaşam koşularını tehdit ediyor. Ülkemiz Akdeniz Havzası'nda yer alması nedeniyle iklim değişikliği ve su krizinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında. Gıda güvenliği ve yaşam koşullarını tehdit eden faktörleri ortadan kaldırmaya yönelik önlemleri alarak yaşama geçirmememiz durumunda iklim göçlerini yaşamamız kaçınılmaz bir sonuç olacak.
Küresel anlamda hissedilen iklim krizi Dünya'nın farklı bölgelerinde aşırı hava olaylarına neden olsa da en fazla etkisini tatlı su kaynaklarını kirleterek ve su kıtlığını tetikleyerek gösteriyor. Bu durumdan en fazla zarar görecek kesimse, gelecek kuşaklar olacak. Kimi teorisyenlere göre Üçüncü Dünya Savaşı su kıtlığı nedeniyle çıkacak.
Şu anda Dünya genelinde milyonlarca çocuk su kıtlığı nedeniyle risk altında yaşıyor.
Yapılan araştırmalar 2001 ile 2018 yılları arasında kuraklık ve sel felaketleri dahil Dünya genelinde meydana gelen doğal afetlerin yüzde 74'ünün su kaynakları ile bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.
2050'ye kadar zamanımız var. Bu tarihte karbon emisyonlarını sıfıra indiremezsek Dünyamızın kendisini geriye sarması mümkün olmadığı için daha büyük çevresel felaketlerle karşı karşıya kalmamız olası.
Küresel ısınmada 2050 için evrensel çapta sıfır emisyon hedefini tutturamazsak, insanlık olarak geri dönüşü olmayan bir sürece girmemiz sözkonusu.
Bütün bu konularda görev, Dünya üzerindeki karar alıcıların ve Dünya halkları olarak hepimizin.
(x)Google Heart=Tüm Dünya'nın uydularından çekilmiş değişik çözünürlükteki fotoğrafların görüldüğü, Google Labs tarafından satın alınan Keyhole adlı şirketin geliştirdiği bir bilgisayar yazılımıdır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test