Reklam
Reklam
Reklam
Emin Varol

Emin Varol

emnvarol@hotmail.com

Emperyalizme sıkılan kurşun

15 Mayıs 2020 - 07:25

Bugün, İzmir’in düşman işgaline direnişinin, emperyalistlerin ve maşalarının Anadolu’yu işgaline başkaldırışının ilk kurşununu, “Emperyalistlerin alnının tam ortasına sıkarak” 3 yıl 3 ay 22 gün sürecek Kurtuluş Savaşı’nın fitilini ateşleyen Hasan Tahsin’in (Osman Nevres), şehit edilişinin 101. yılı.
Ben, ne zaman Hasan Tahsin denilse “Ölüm adın kalleş olsun” derim.
Ben ne zaman Mustafa Kemal Atatürk denilse “Ölüm adın kalleş olsun” derim.
Ben ne zaman Nazım Hikmet denilse “Ölüm adın kalleş olsun” derim.
Bugün, 15 Mayıs 2020.
Bundan tam 101 yıl önce, 14 Mayıs 1919’da, Osmanlı Devleti’nin İtilaf Devletleri ile imzaladığı Mondros Antlaşması sonucu memleketin bütün kaleleri zaptediliyor, bütün tersanelerine giriliyor,  bütün orduları terhis ediliyor, Anadolu bölge bölge işgal ediliyor. Ertesi gün, yani 15 Mayıs 1919 sabahı denizin öte yanından donanmalarla gelen Yunan ordusu ve İtilaf Devletleri birlikleri karaya çıkacaktı.
5 Mayıs 1919’da, masanın başına ABD Başkanı Wilson, karşısına İngiltere Başbakanı Lloyd George, yanlarına Fransa Başbakanı Clemencau, İtalya Başbakanı Orlando’nun oturduğu ve birkaç gün devam eden toplantı sonucu 12 Mayıs 1919 günü İzmir’i Yunanlılara verdiklerini açıklamalarıyla Babıali’den, yani Osmanlı yönetiminden gönderilip İzmir Valisi Kambur İzzet Paşa’ya, İzmir Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa’ya ve İzmir Belediye Başkanı Hacı Hasan Paşa’ya ulaştırılan telgraflarda “15 Mayıs 1919 sabahı İzmir Körfezi’ne girecek ve karaya çıkacak olan İtilaf  Devletleri orduları ile Yunan birliklerine mukavemet edilmemesi ve gayet misafirperverlikle karşılanması” ısrarla tebliğ ediliyordu.
Ve gelen telgraflara göre asla direniş yapılmamalıydı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde belirttiği gibi, “Memleketi yönetenler gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde” idiler.
15 Mayıs 1919 sabahı bu manzara-i umumiye içinde Yunan Ordusu Pasaport’tan karaya çıkıyor, İzmir Metropoliti HrisostomosKalafatis koşarak, karaya çıkanları haçıyla takdis ediyor, “Evlatlarım ne kadar Türk kanı içerseniz o kadar büyük sevap işlemiş olursunuz” diyerek yere kapanıyor, toprağımıza ayak basan Yunan albayının çizmelerini öpüyordu.
Aniden uzun boylu, siyah takım elbiseli bir delikanlı fırladı ortaya. Belinden tabancasını çıkardı, bastı tetiğe. Bu, silahına sarılıp sancaktar ve Efsun askerlerine yönelterek büyük bir Yunan paniğine neden olan yiğit Türk gazeteci Hasan Tahsin’di. Efsun alayının sancaktarı düştü atının üzerinden. Kahkahaları suratlarında donmuştu.
Ve O’nun şehit edilmesinden sonra vahşi bir katliam sonucu göğsüne dayanan Yunan süngülerine baş eğmeyerek “Zito Venizelos” demesi için ısrar edilmesine rağmen bunu reddeden ve vahşice süngülenerek şehit edilen Miralay Süleyman Fethi Bey, Kaymakam Doktor Şükrü Bey, Kolağası Hüseyin Necati Bey, Yüzbaşı Nazım Bey, Yüzbaşı  Ahmet Bey, Doktor Fehmi Bey, Mümeyyiz Nadir Bey, ve Mümeyyiz Ahmet Hamdi Bey’ler, rahat uyuyun, vatan size minnettar..
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum