Reklam
Reklam
Reklam
Emin Varol

Emin Varol

[email protected]

Dünya'da açlığın geldiği boyut

23 Kasım 2020 - 07:34

"2030'a kadar Dünya'da açlığa son vermek" Birleşmiş Milletler'in beş yıl önce belirlediği kalkınma hedefleri arasında yer alıyordu. Bununla da en yoksul ülkelerde bile her insanın yeterli beslenme olanaklarına ulaşımı ana hedefti.
Dünya'da açlığa, gıda güvensizliğine ve kötü beslenmeye son vermenin taahhüt edilmesinin üzerinden tam beş yıl geçti. Ancak gelinen noktada 2030 yılına kadar bu hedefe ulaşmaktan uzak olduğumuz gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu Raporu böyle diyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD),  Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), BM tarafından 1961 yılında kurulan, acil durumlarda gıda yardımı sağlamaktan, hayat kurtarmak ve beslenmeyi iyileştirmeye kadar özellikle kriz dönemlerinde pekçok alanda yaptığı liderlikle öne çıkarak uluslararası insani yardım kuruluşu olma özelliğini taşıyan Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından hazırlanan, açlığın ve kötü beslenmenin sona erdirilmesi hedefine yönelik ilerlemeyi yakından takip eden, Dünya'nın en güvenilir küresel çalışmasının "Dünya'da Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu Raporu"nda özetle böyle deniliyor açlıkla mücadelede gelinen nokta için.

Geçtiğimiz aylarda yayınlanan sözünü ettiğimiz raporu incelediğimizde geçen yıl açlık çeken insan sayısının 690 milyona ulaştığını, bu rakamı 2018 yılı ile karşılaştırdığımızda açlık çeken kişi sayısının 10 milyon, önceki beş yıla oranla ise 60 milyon arttığını görüyoruz.

Savaşlar, iklim değişikliği sonucu oluşan küresel iklim krizi, kuraklık ve seller yüzünden giderek ağırlaşan tabloya eklenen ve bütün Dünya'yı etkisi altına almış olan, şu an itibariyle Dünya genelinde, bulunan ve etkileri henüz anlaşılamamış, çeşitli aşıları insanlar üzerinde deneme aşamasında olan Kovid-19 salgınının yarattığı belirsizlikleri de dikkate alırsak, özellikle bu yıl çok daha fazla insanın açlıkla karşı karşıya kalabileceğini söylememiz olası.
Günümüzde yüksek maliyetler ve kişilerin düşük olan alım gücü, Dünya'mızda milyarlarca kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmeye erişimini engelliyor.

Hal böyle iken, açlık çeken kesimin en fazla Asya'da olduğunu görsek de, açlık en fazla Afrika'da yayılıyor. Ayrıca küresel anlamda yaşadığımız Koronavirüs salgını kaynaklı akut açlığın (x-1) tırmanarak 2020 yılı sonu itibariyle 130 milyon kişiyi daha kronik açlıkla (x-2) yaşamaya mahkum etmesi mümkün.

Şimdi, Koronavirüs (Kovid-19) salgını, aynı zamanda günden güne büyüyen bir açlık krizinin ateşini de körüklemiş oldu. Oxford Kıtlık Yardım Komitesi'nin (OXFAM) raporunda, salgının açlık krizini derinleştirdiği ve Dünya çapında yeni yeni açlık merkezlerinin oluşmasına neden olduğu ifade ediliyor.

OXFAM'ın raporunu incelediğimizde, raporu hazırlayan bilim insanlarının salgınla birlikte artan işsizlik, yaşadığımız iklim krizi, eşitsizlikler ve yardım  fonlarının azalmasıyla Dünya'da halihazırda açlıkla boğuşan bölgelerde açlık sınırının tehlikeli boyutlarda arttığına vurgu yapıldığını ve açlığın diğer bölgelerde de adeta virüs gibi yayıldığının altının çizildiğini görüyoruz.

Hükümetlerin, bu ölümcül hastalığın yayılmaması için çalışırken kendilerinin de açlığı sonlandırmak, daha adil, daha sağlam ve sürdürülebilir gıda sistemleri inşası için acil eylem planı çağrısında bulundukları OXFAM Raporu'nda, acil eyleme geçilmezse Kovid-19'dan kaynaklı açlıktan günde 12 bin kişinin ölebileceği öngörülerine vurgu yapılıyor.
Birçok bileşenin sonucu olarak bugün Dünya'mızda zenginlik, görülmemiş boyutlara ulaştı. İnsanlık tarihinde hiçbir dönemde bugünkü gibi bir zenginlik birikmemişti.
Ancak, biriken bu muazzam zenginliğe karşın milyarlarca insanın temel beslenme, barınma ve sağlık hizmetlerinden yararlanma olanaklarından yoksun yaşadıkları, yüzmilyonlarcasının yoksulluk ve açlık kıskacında tüketilmekte oldukları, onmilyonlarcasının ise açlıktan ölmekte olduğu, madalyonun arka yüzünü gösteren ve içimizi acıtan bir gerçek.

(x-1)-Yüksek düzeyde gıda güvensizliği, bir insanın yeterli gıda tüketememesi nedeniyle yaşamının tehlikede olması hali)

(x-2)-Bir insanın uzun süre normal, aktif bir yaşam tarzı sürdürmek için yeterli yiyecek tüketemediğinde ortaya çıkan açlık)




 


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test