Çevreci ve bitmeyen enerji güneş
Emin Varol

Emin Varol

emnvarol@hotmail.com

Çevreci ve bitmeyen enerji güneş

11 Ocak 2019 - 06:37

Dünyamız, çevre kirliliğinin arttığı ve doğal kaynakların tükenmeye doğru gittiği bir süreçte hızla ilerliyor.
Günden güne artan küresel ısınma, buna bağlı olarak iklim değişiklikleri ve doğal kaynakların çok hızlı tükenmesi; verimlilik, tasarruf, sıfır atık ve geri dönüşüm kavramlarının gündemimize kalıcı olarak girmesi sonucunu ortaya çıkarıyor.
İnsan yaşamının temel ihtiyacı su, sınırlı olan bir kaynak. Verimlilikten anladığımız ise  kaynakların en iyi  ve en tasarruflu şekilde kullanımı.
Su kaynaklarımız hızla tükeniyor. Yer altı ve yer üstü su kaynaklarımızı bilinçsizce kirletiyoruz. Öncelikli görevimiz suyu kirleten ağır metaller ve kimyasal tarım ilaçları gibi maddelerden arındırmak.
Temel ihtiyaçlarımızdan birisi de enerji. Enerji alanında da verimli kullanımın önemi büyük. Enerji verimliliğinden anladığımız ise kullandığımız enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamak, kömür gibi çevreyi kirleten ve tükenebilecek fosil yakıtlar yerine güneş enerjisi gibi sınırsız enerji kaynağından ihtiyacımız olan enerjiyi sağlamak, verimlilik adına atabileceğimiz önemli bir adım olacaktır.
Enerjide kullanabileceğimiz alanlardan birisi de ülkemizin enerji ithalatını azaltmaya  büyük  katkı sağlayacak olan jeotermal.
Geçtiğimiz aylarda düzenlenen ve jeotermal enerjinin tartışıldığı bir seminerde konunun uzmanları, jeotermal enerjinin, ülkemizin en önemli yerli ve yenilenebilir eneryji  kaynaklarından birisi olduğuna vurgu yaptılar.
Aynı uzmanlara göre Türkiye halen, bin  155 megavat jeotermal kurulu gücüyle dünyada dördüncü sırada.
Enerjimizde toplam kurulu gücün yüzde 1.3'ünü oluşturan jeotermal kaynaklardan, yıllık üretimin yüzde 1.8'i sağlanıyor, Türkiye'de 3 milyon hanenin enerji ihtiyacı karşılanıyor.
Fosil yakıtlara göre çok daha temiz ve çevreci bir kaynak olan jeotermal ve bu alandaki yatırımlar, enerjinin yanı sıra seracılık, sağlık ve turizm gibi farkı alanlarda da değer yaratıyor.
Özellikle bizim gibi kalkınmakta olan ülkelerde, başında suyun geldiği sınırlı kaynaklarımızın kullanımında bireysel ve kurumsal anlamda gereğinden fazla tüketimin, yani israfın mümkün olduğunca en aza indirilmesi geleceğimiz açısından yaşamsal önem taşıyor.
Doğal kaynaklar ve çevre hepimizin ortak malı. Çevre ve doğal kaynaklarda oluşacak olumsuz sonuçlar toplum olarak hepimizi, tüm bireyleri etkileyecek.
O nedenle bu kaynakları ve çevreyi kullanınrken, azami özeni göstermek vatandaşlak  bilincimizin bir gereği olmalı.
Geleceğe temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakmak için herkese önemli  görevler düşüyor. Özellikle sanayi kuruluşlarının sürdürülebilir çevre politikaları yürütmeleri bir zorunluluk.
Dünyamız, çevre kirliliğinin arttığı ve doğal kaynakların tükenmeye doğru gittiği bir süreçte hızla ilerliyor.
Günden güne artan küresel ısınma, buna bağlı olarak iklim değişiklikleri ve doğal kaynakların çok hızlı tükenmesi; verimlilik, tasarruf, sıfır atık ve geri dönüşüm kavramlarının gündemimize kalıcı olarak girmesi sonucunu ortaya çıkarıyor.
İnsan yaşamının temel ihtiyacı su, sınırlı olan bir kaynak. Verimlilikten anladığımız ise  kaynakların en iyi  ve en tasarruflu şekilde kullanımı.
Su kaynaklarımız hızla tükeniyor. Yer altı ve yer üstü su kaynaklarımızı bilinçsizce kirletiyoruz. Öncelikli görevimiz suyu kirleten ağır metaller ve kimyasal tarım ilaçları gibi maddelerden arındırmak.
Temel ihtiyaçlarımızdan birisi de enerji. Enerji alanında da verimli kullanımın önemi büyük. Enerji verimliliğinden anladığımız ise kullandığımız enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamak, kömür gibi çevreyi kirleten ve tükenebilecek fosil yakıtlar yerine güneş enerjisi gibi sınırsız enerji kaynağından ihtiyacımız olan enerjiyi sağlamak, verimlilik adına atabileceğimiz önemli bir adım olacaktır.
Enerjide kullanabileceğimiz alanlardan birisi de ülkemizin enerji ithalatını azaltmaya  büyük  katkı sağlayacak olan jeotermal.
Geçtiğimiz aylarda düzenlenen ve jeotermal enerjinin tartışıldığı bir seminerde konunun uzmanları, jeotermal enerjinin, ülkemizin en önemli yerli ve yenilenebilir eneryji  kaynaklarından birisi olduğuna vurgu yaptılar.
Aynı uzmanlara göre Türkiye halen, bin  155 megavat jeotermal kurulu gücüyle dünyada dördüncü sırada.
Enerjimizde toplam kurulu gücün yüzde 1.3'ünü oluşturan jeotermal kaynaklardan, yıllık üretimin yüzde 1.8'i sağlanıyor, Türkiye'de 3 milyon hanenin enerji ihtiyacı karşılanıyor.
Fosil yakıtlara göre çok daha temiz ve çevreci bir kaynak olan jeotermal ve bu alandaki yatırımlar, enerjinin yanı sıra seracılık, sağlık ve turizm gibi farkı alanlarda da değer yaratıyor.
Özellikle bizim gibi kalkınmakta olan ülkelerde, başında suyun geldiği sınırlı kaynaklarımızın kullanımında bireysel ve kurumsal anlamda gereğinden fazla tüketimin, yani israfın mümkün olduğunca en aza indirilmesi geleceğimiz açısından yaşamsal önem taşıyor.
Doğal kaynaklar ve çevre hepimizin ortak malı. Çevre ve doğal kaynaklarda oluşacak olumsuz sonuçlar toplum olarak hepimizi, tüm bireyleri etkileyecek.
O nedenle bu kaynakları ve çevreyi kullanınrken, azami özeni göstermek vatandaşlak  bilincimizin bir gereği olmalı.
Geleceğe temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakmak için herkese önemli  görevler düşüyor. Özellikle sanayi kuruluşlarının sürdürülebilir çevre politikaları yürütmeleri bir zorunluluk.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum